CANLI YAYIN

40 katır mı 40 satır mı...

Eklenme Tarihi 24 Ağustos 2018
SEN hem PKK'nın Suriye kolu YPG'yi, bölgedeki müttefikin ilan edeceksin...
Bununla da yetinmeyip silah ve mühimmat yardımı yapıp, milyonlarca dolar para vereceksin..
Türkiye'yi işgal girişiminde bulunan hain FETÖ'nün elebaşını yıllardır krallar gibi besleyip koruyacaksın..
Darbeci FETÖ'cülere kucak açıp onlarla ilgili kılını kıpırdatmayacaksın...
Türkiye'nin parasını ödediği, anlaşmasına imza attığın F-35'lerle ilgili uluslararası ticarete aykırı her tür yolu deneyeceksin.. "Ben İran'ı sevmiyorum, sen de sevmeyeceksin, onunla her tür ticareti de ilişkiyi de keseceksin" deyip, senin yörüngen olmayı kabul etmeyenleri kendince tehdit edeceksin.. 2 yıldır tutuklu olduğu halde kılını kıpırdatmadığın bir rahip, Türkiye artık yerel paralarla ticaret yapalım görüşünü ortaya atar atmaz bir anda kıymete binip, "Sen rahibi vermezsen ben de sana ekonomik savaş açarım" deyip, döviz kurları üzerinden operasyon yapmaya kalkacaksın.. Ve Türkiye, tüm bunların karşısında susacak öyle mi? İşte; ABD ile kriz noktasına gelen ilişkilerin süreci tam da böyle sevgili okurlarım. Türkiye, bu süreçte büyük ve güçlü bir ülke olarak ama aynı zamanda bir müttefik olarak üzerine düşen herşeyi yaptığı halde, ABD bir türlü dostça davranmadı.
Dostça davranmadığı gibi, ilişkileri germeye yönelik, hatta koparma maksadına kadar getirdi. Dedim ya; Türkiye büyük ve ciddi bir ülke olarak her sorumluluğunu yerine getirdi ve hala getirmeye de devam ediyor.
Ekonomik operasyonu son derece usta bir süreçte yönetti, ekonomiye dair bütün önlemleri en kısa ve en doğru şekilde aldı ve sonuçlarını da gördük zaten. Bunu yaparken yine büyük ülke olmanın gereği olarak, diplomasi yolunu hep açık tuttu. Bayram süresince de perde arkası diplomasi sürdü. Pazartesi ile birlikte herşeyin tamamen düzelmesini beklemek doğru değil ama ABD'nin daha aklı selim olacağı bekleniyor. Ve, Eylül ayının sonundaki BM Zirvesi'ne katılmak üzere New York'a gidecek olan Başkan Erdoğan'ın, ABD Başkanı Trump ile vereceği görüntü çok kritik..



MİLLİ sporcumuz Zübeyde Süpürgeci, 2018 Para Atletizm Avrupa Şampiyonası'nda 200 metrede rekor kırdı ve altın madalyayı Türkiye'ye kazandırdı. Hayallere hiçbir şeyin engel olamayacağına en güzel örnek...


Yunanistan terör sığınağı haline geldi
15 Temmuz darbe kalkışması sonrası Yunanistan'a kaçan darbeciye, iltica hakkı tanındı. Yunan Danıştay'ı, daha önce de 3 darbeci askere daha iltica hakkı tanımıştı. Komşunun, darbeci askerlerle ilgili iltica kararı vermesindeki gerekçe; "darbe girişimine katıldıklarına ve FETÖ terör üyesi olduklarına ilişkin yeterli delil olmaması" gösterildi.
Önce gelin İltica nedir ona bakalım: Yaşadıkları ülkede cinsel, ırksal, dinsel, politik, kültürel vb ayrımcılıklara uğradıklarını gösteren belgelere hakveren ülkeler, adli makamlarına başvuran bu kişilerin başvurularını ilgili organlarınca incelenir ve kabul görülürse, sığınma hakkı verilmesidir. Böylelikle kişi; sözkonusu devletin koruması altına girer. Hem sözlük hem de hukuksal karşılığı böyle ilticanın. Peki; sormak lazım Yunanistan'a; 15 Temmuz'un bir darbe, hatta işgal girişimi olduğuna sizi inandırmamız için daha kaç kişinin şehit olması gerekiyordu? Peki, bu alçak darbe kalkışmasını FETÖ'cülerin yaptığına dair, bizzat FETÖ'cülerin itirafları ve yüzlerce delil ortada dururken, sizin inanmanız için daha ne olması gerekiyordu?
Devam edecek olursak bu sayfaya sığmaz gerekçe ve sorularımız ama en güzel sözü aslında Adalet Bakanı Abdülhamit Gül söyledi:
""Evrensel hukuka ve demokratik değerlere inanan hiçbir kişi veya yönetimin, Yunanistan yargısının teröristleri bağrına basan kararlarını kabul etmesi mümkün değildir. Bu hukuk katliamının sorumlusu; uluslararası anlaşmaları reddederek, ülkelerini teröristlere güvenli liman haline getiren Yunanistan yargısı ve örgüt üyelerine kapılarını açarak Avrupa'nın orta yerinde bir terör sığınağı kuran Yunan siyasetidir."

Kadın yazara pozitif ayrımcılık
BAYRAMIN ilk günü Anadolu Ajansı çok güzel bir haber geçti. Dikkatinizden kaçmış olabilir diye tekrar hatırlatalım: "Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt, yeni tiyatro sezonunda eserleri DT'de ilk kez sahnelenecek kadın yazarlara hem teşvik verileceğini hem de bu eserlerin kadın yönetmenlerce sahneye taşınacağını açıkladı." Her yıl 150'ye yakın oyunun sahnelendiğini düşünürsek, kadın yazarların oyunlarının sahnelenmesiyle ilgili sayının daha artması adına bu farkındalık bakışı çok kıymetli. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy'un da bu konuda ayrı bir özen göstereceğini ve kadın yazarlara ve yönetmenlere yönelik pozitif bir yönlendirme yapacağına inanıyoruz..

DERİN SÖZ
GÜÇLÜKLER başarının değerini arttıran süslerdir... MOLİERE