Ama, bu karşılaşmada her iki takımın hocasının da birbirlerine olan ikramları vardı. Samet Aybaba'nın geçen haftaki Karabükspor karşılaşmasında Almeida'nın oyundan çıkışıyla Sinan Kurumuş'u oyuna alması ne kadar hatalıysa genç oyuncuya dün geceki maç ta ilk 11'de şans vermesi de o kadar yanlıştı. Oyuncuya güvenmek güzel ama Beşiktaş için puanlar önemli.
İLK YARI 1 KİŞİ EKSİKTİ...
Siyah-Beyazlılar, ilk 45 dakika neredeyse eksik oynadı. Holosko'nun attığı gole kadar Elazığspor'un hakimiyeti vardı. Maç 1-0 devam ederken ve Elazığspor oyunun kontrolünü eline almışken ikinci golü lakayt davranışlarla atamayarak Beşiktaş'a, "Gel beni yen" dedi. Yılmaz Vural, ilk yarım saatte Sinan Kaloğlu'nu oyundan almalıydı. Vural, oyuna müdahalede geç kaldı.
Holosko'nun golünden sonra oyuna moralli başlayan Beşiktaş, daha sonra Toraman'ın golüyle de ikinci devredeki oyun hakimiyetini sona kadar elinden bırakmadı.
ÖNEMLİ MORAL TAKVİYESİ
Beşiktaş, dün etkili bir oyunla galip gelmedi. Etkili isimler arasında Hilbert'i sayabilirim. Fernandes ve Holosko da etkiliydi. Defansta Sivok, geçen haftaki yokluğunun ardından savunmayı toparladığı görüldü.
Beşiktaş'ın takım bütünlüğünde hala eksikleri var. Oğuzhan, Veli Kavlak, Gökhan Süzen gibi isimlerin şu anda beklentilerin altında kalmasının da bunda etkisi var. Ama, galip gelmek önemliydi. Takımın kaybolan moral motivasyonunun geri gelmesi açısından bu 3 puan takıma önümüzdeki iyi etki edeceğini düşünüyorum. Bu galibiyet, iyiydi ama ligin ilk devresindeki Beşiktaş'a hala uzaktalar.
***
Maçın en iyisi
Alman futbolcu Hilbert, takımının galibiyetinde önemli katkı sahibiydi...
***
Maçın en kötüsü
Elazığspor'dan Sinan Kaloğlu, takımı adına beklentilerin altındaydı...