Maçtan önce zorlu bir sınav olacağı gerçekti. Ama dünkü karşılaşmada iki farklı bir
Beşiktaş izledik. Biri
Quaresmalı Beşiktaş, diğeri de Q7'siz Beşiktaş'tı. Quaresmalı Beşiktaş'tan başlarsak... Sahada silik bir görüntü içersinde kendi savunmasına gömülmüş ve saha paylaşımı, son derece yanlış ve rakibine mahkum bir futbol oynayan Beşiktaş'tı.
Quaresma'nın artık Beşiktaş'a ne kadar yararlı ve yararsız olduğunu taraftarlar artık iyice anlamaya başladı. İlk devre bir kişi eksik oynayan Beşiktaş, sol kanat oyunu olmayan
Veli yüzünden iki gol yedi. Belki Veli hatalı gibi gözüküyor ama ona yardıma gelmezseniz olacağı budur! Dünyanın en iyi oyuncusu da olsanız hiçbirşey yapamazsınız.
Veli'nin yerine bir başka oyuncu olsa da o goller olurdu. İkinci devre
Q7'siz Beşiktaş, Atletico Madrid'i sahasında
1-0 yenmeyi başardı.
İsmail ve Veli ikilisi kanadı iyi kullandı.
Ernst-Fernandes daha rahat top alışverişinde bulundu.
Simao da bunlara katılınca, görüntü ikinci devre tam değişti.
Pektemek ve Holosko ile öyle net pozisyonlar harcandı ki... İnanılır gibi değil. Atılan gol muhakkak ki çok önemli ama burada Beşiktaş takımı galip gelebilir ancak Quaresma'sız olursa! Beşiktaş o zaman 2-
0 kazanabilir.
Eğer forvet hattında, bitirici adamlar formda olsaydı maç ikinci yarı daha değişik bir hal alırdı.
En iyi oyuncuları
Falcao'yu Sivok ve Egemen iyi kilitledi.
Fernandes gerçekten Avrupa'nın en iyi takımlarında oynayabilecek bir oyuncu.
* * *
Maçın en iyisi
Fernandes ve Simao çok iyi oynadı. İyi mücadele ettiler. Beşiktaş'ın iyi ikilisiydi.
* * *
Maçın en kötüsü
Quaresma sahanın en kötü ismiydi. Dün gece hiçbirşey yapmadı. Yazık...