Oyunun atmosferi maç içersinde yükseliyordu ama bunun tek nedeni muhteşem taraftarın tezahüratıydı. Çünkü
Beşiktaş aynı futbolu nazire yaparcasına tekrar ediyor! Geçen haftaki Gençlerbirliği galibiyetindeki yazımda
Beşiktaş'ın şansa galip geldiğini yazmıştım. Bazı Beşiktaşlı dostlarım bana telefon açıp, 'O kadar da değil' diye tepki göstermişti. Ben de Beşiktaş'ın aynı futbolla
Konya'yı yenemeyeceğini söyledim. Maalesef ki haklı çıktım... Dünkü futbola gelecek olursak, eğer
Ziya Doğan, beraberlik golünden sonra takımı geriye çekmese
Konyaspor'un 3. veya 4. golü bulması içten bile değildi.
Beşiktaş'ın sezon başından beri takım savunması kötü diye eleştiriyoruz. Bu yanlış anlaşılmasın, defans oyuncuları değil, savunmayı tümüyle takım yapar. Bunun parçalarını da oyuncular oluşturur. Eğer siz 90 dakikanın bütün, dilimlerinde çizgi savunma oynuyorsanız, orta saha ve forvet uyumsuzluğuyla pekişiyorsa o zaman bu takım savunmasında büyük bir problem vardır.
Q7 KENDİNE BAKMIYOR
Zaten yenilen gollerden de belli. İki golde de yapılan hatalar aynı.
Konyaspor'un ilk golünde bir ölü top kullanılırken 3'e 2 yakalanıyorsunuz, rakip 60 metre top sürüyor ama karşılayan yok. Forvet hattına gelecek olursak,
Nobre ve Holosko üzerlerine düşen görevin dışında hareket ediyor. Sanki ikisi de orta saha oyuncusu.
Bobo'nun sakatlanması
Beşiktaş'ın gol kanadını iyice bitirdi. Çünkü
Nobre ve Holosko da çok kötüler. Bir de
Beşiktaş yıldızlarından gerekli verimi alamayınca, sezon da bitti.
Quaresma sakatlanıp çıktı.
Rapid maçında aynı şekilde oyundan çıkmıştı. 4 hafta sonra oynayacağının açıklanması
Beşiktaş için gedçek bir deprem oldu.
Portekizli oyuncunun burada kendine iyi bakmadığı ortaya çıkıyor. Bu takıma yıldızlar gerekli ama onlar da ne yazık ki kendine çok iyi bakmıyor.