Diğer bir adı sanrısal bozukluktur.
Ender görülen psikotik bir bozukluktur. Fakat sevgililer arasında yaşanan sıkça bir olaydır.
Ya eski sevgilinin yaşattığı psikonevroz ya da ufak bir güven kaybının yaşattığı çığ kütlesidir.
En çok görülen vaka ise okuyunca size bir yerden tanıdık gelecektir:
Telefon çalar:
-Kim arıyor?
-Arkadaşım.
-Arkadaşın kim?
Telefon açalır ve konuşulur.
-Kim arkadaşın?
-Ayşe.
-Ayşe kim.....?
Bu diyalog bitmek bilmez bir şekilde devam eder.
Böyleleri, ilişkinin temellerini alttan alttan oyan sevgilidir. Terk edileceğini hissettiğinde kısa süreli olarak süt dökmüş kediye dönüşür. Ama biraz zaman geçtikten sonra özüne döner ve insanı çileden çıkartmaya kaldığı yerden devam eder.
Çıkardığı kavgalarda sığınağı; 'Ama ben seni çok seviyorum ve çok kıskanıyorum, ne yapabilirim söyler misin'dir ki, ilk zamanlarda bu 'E peki madem tamam'larla geçiştirilebilse de belli bir zaman sonra can sıkıcı olur ve çekilmez hale gelir. Bu durumda konuşmak kafi gelmez.
Herhangi bir şekilde olayı düzeltebilme imkanı olmayacağından bence çıkmaza girilir.
Böyle sevgililer kişiyi hasta edebilecek güce sahiptir. Bir bakmışsınız, siz de bu hastalığa yakalanmış olabilirsiniz. Etrafta bildiğiniz kendi kendine dolaşan bir insan ve sürekli hesapta kitapta olan kişi olursunuz.
- Necati..
- Söyle hayatım..
- Necati, neden yere bakarak yürüyorsun..
- ...
- Yoksa..
- ...
- Necati Allah belanı versin. aldattın beni di mi. Aldattın aldattınnnnnnnnnnnnnnnnnn...!
Nefret ediyorum senden..
Ayrılıyoruz..
- Ney? Nası?!
Böyle durumlarda en çok dikkat edilen şey ise facebook ve twitter iletileri... Yazdığınız şeye dikkat etmelisiniz. Hemen kendine yorabilir o anda sizin için tehlike çanları çalabilir. Telefon bu konunun en çok kullanılan malzemesi.
Telefon rehberi gizlice kontrol edilir. Kız isimleri varsa çaktırmadan aranır. Onu bile geçtim, duymamış olduğu erkek isimleri bile kontrol edilir.