CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Nesli tükenen çocukluğumuzun eşyaları

Eklenme Tarihi 14 Haziran 2016
* Geyikli Duvar Kilimi: Kadife gibi yumuşacık olurdu. Renkleri göz alıcıydı. Geyikler kilimden ya da halıdan odanın içine her an atlayacak gibi canlı görünürdü.

* Sarı Süpürge: Eskiden yerlere hafif su serpilir ya da bu sarı süpürgelerin ucu ıslatılırdı ve yerler öyle süpürülürdü.

* Gaz Lambası: Gaz yağı ile çalışan, gazın konduğu haznenin bazen bakır bazen porselen olduğu, şişesinin uzun, ince, narin, kırılgan yapıda şekil bulduğu, hüzünlü bir aydınlatma aracıydı ve her evde bulunurdu.

* Vitrin: O vitrinde tabak çanak sergilenir, evdeki anne kişisi bilumum çeyizlerini kıyamadığı porselen tabaklarını, kristal bardaklarını, gümüşlerini orada sergilerdi, misafir gelince çıkarılır ve misafirle o tabaklardan yenilirdi.

* Duvar Takvimi: Bir zamanlar ne meşhurdular. Her gün yaprak yaprak koparılırdı. Günün tarihi, çocuk isimleri, ayet-hadis ve dini bilgiler, tarihi bilgiler, özlü sözler, ilgili tarihte neler olduğu ve namaz vakitlerine bu takvimden bakılırdı.

* Hemen Her Eşya Üzerine Konulan Dantel Örtüler: Büyüklerin televizyon sehpa, masa örtmekten, koltuk örtmeye kadar yaratıcılık sınırlarını zorlayarak evin her tarafına yaydığı süs eşyası olan dantel, evin en vazgeçilmez eşyasıydı, çeyiz sandıklarının vazgeçilmeziydi.

* İbrik: Plastikten ve genelde mavi renkte olan, yazları damda güneşte içindeki su ısınınca abdest alınan ya da içine sıcak su konularak tuvalete götürülen bu nostaljik su kabını görmüş geniş bir nesil var.

*Güğüm: Sobalı evlerde bulaşık yıkamak ve bilumum işlerde kullanılan, sobanın ısısıyla daima fokur fokur kaynayan hizmete hazır olan bir çeşit su kabı olarak hayatımızdaki nostaljik yerini alan, çıtır çıtır yanan sobaların vazgeçilmez süsü güğümleri köylerde, sobalı evlerde hala görmek mümkün.

* Misafir Terliği: Misafir geldiği zaman misafire sunulan, ev halkının temiz tuttuğu terlikler.. Çoğunlukla siyah ve rugan renkte olur.

* Yemek Sinisi: Evlerin olmazsa olmazıydı, sofra bezi ve yükseltmek için kullanılan ara kasnak vasıtasıyla, üzerinde yemeklerin yendiği, fast-food ve yemek masası kültürüne geçiş nedeniyle kullanımının azaldığı, yerde yemek yeme kültürüne ait yuvarlak tahta veya metal bu mutfak eşyasında herhalde birçoğumuz bir şeyler yemiştir.

*Karınca Duası: Çerçeveli kullanımları yaygın olmakla birlikte, sonraları küçük kartonlara basılıp satılan, mutfakların vazgeçilmeziydi Karınca Duası. Hem bereket getirdiğine, hem de bulunduğu yerden karınca geçmediğine inanılırdı.

* Sinek Raketi: Yazın sıcağı ile başta karasinek olmak üzere uçuşan, sürünen cümle haşeratı öldürmek adına tasarlanmış plastikten olan bu aleti özellikle çocukken pek bir keyfi kullanırdık.

*Gırgır: Elektrikli süpürgeyle ile çalı süpürge arası, tozun bir kısmını alıp diğer kısmını da içindeki fırçalar yardımıyla döndererek tekrar halıya gömme özelliğine sahip, o hep aynı sesiyle aklımızda yer edinen bu aletin eskiden girmediği ev yoktu. Fırçası hep saç olurdu, içini boşaltırken çöpe dökülen kırıntıların sesi zevk verirdi.

* Fiskos Masası: İsminden dolayı sanki kadınlar o masa başına geçip dedikodu yapıyormuş havası veren küçük yuvarlak masadır ama bir gün bile oturulduğunu görmemişizdir.

* El Örgüsü Banyo Lifi: Renk renk iplerle örülür ve çeyiz sandıklarını, hurçlarını, bohçaları süslerdi. Banyoların vazgeçilmezidir el örgüsü lifler.

* Kırmızı Ojeli Kadın Eli Sabunluğu: Parmağındaki yüzük ve kırmızı ojeleriyle, avucuna mıknatıs tutturulmuş, bir zamanlar bir çok evin lavabosunda bulunan, çocukluğumuzun sabunluğu.

*Davul Fırın: Fizik itibariyle haşmetli, büyük, yuvarlak bir fırındı. Kullanılmadığı zamanlarda genellikle buzdolabının üstünde bekletilirdi.

* Divan: Eskiden köy evlerinde kullanılan, şimdilerde yerini çekyat, kanepe ve koltukların aldığı, rahatlığını hiçbirinin sağlamadığı, somya olarak da bilinen ve keresteden yapılan bu mobilyanın rahatlığı değme mobilyalara taş çıkarır nitelikteydi ve hala bazı evlerde kullanılmaya devam edilir.

* Dikiş Makinesi: Takata takata takata diye başımızın içinde sürekli iki demir çarpıyormuş hissi veren bu alet kimilerimizin çocukken en sevdiği oyun oynama alanna sahip bir eşyaydı. Sık çalıştığını görmezdik ve hep aynı yerinde sabit dururdu. Ayaklık kısmına oturur sallanırdık, kayışının olduğu o yuvarlak dümeni sürekli çevirirdik.

HAZIR CEVAP - 1
Hava yollarında yemek servisi zamanı. Hostes en öndeki adama kibarca gülümseyerek sordu:
- Yemek ister misiniz efendim?
Kendini lokantada zanneden yolcu servis masasına baktı
: - Seçeneklerim neler?
Hostes yine kibarca gülümseyerek seçenekleri sundu:
- Evet veya hayır.

HAZIR CEVAP - 2
Trafik kuralı ihlali yapan kimsenin çıkmadığı uzun bir nöbetin sonunda polis nihayet aşırı hız yapan bir aracı durdurdu. Sürücü camı açtı.
Ruhsat ve ehliyetini uzattı. Polis ceza makbuzunu cebinden çıkarırken keyifle gülümsedi.
- Sizi bütün gün bekledim.
Sürücü nasıl olsa cezamı öyle ya da böyle çekeceğim rahatlığıyla, iç çekerek cevap verdi.
- Anlıyorum memur bey. Elimden geldiği kadar hızlı gelmeye çalıştım ben de.
Polis, dakikalar süren gülmesi kesilmeyince adama eliyle git, git işareti yaptı ve adam cezadan kurtuldu.