* Şehrin simgelerinden biri olan saat kulesi Uğramışken bir fotoğraf çektirin en iyisi.
* Bazen aynı şehirde birden fazla olabilen Yeni Camii, Ulu Camii
* Önünden geçerken uğramadan edilemeyen Tahtakale Ucuzluk Pazarı Nam-ı diğer, "bi' milyoncu"
* Günün her saatinde tıklım tıklım olabilen Dostlar Kıraathanesi Okey taşlarının sesi caddede yankılanır.
* Bir buluşma yeri olarak, merkezdeki heykel
* Yenişehir, Yenimahalle, Bahçelievler isminde bir semt
* Kırmızı rengin hakim olduğu Adıyaman çiğköftecisi
* Gitmeseniz de adını hep duyduğunuz Şifa Hastanesi
* Gülsüm, Ayşe, Emine, Fatma'nın Yeri gibi isimleri olan ev yemekleri lokantası Gözlemeleri güzeldir.
* Konserlerin, mitinglerin düzenlendiği Cumhuriyet Meydanı
* Uzakça bir yerde olan, tepeden şehir manzarasının izlenebildiği Toki konutları.
* O ilin, ilçenin meşhur köftesini yapan lokantalar
* "Tepe" ile başlayan, biten bir güzergah
* Arabaların vızır vızır geçtiği Atatürk Bulvarı Küçük şehirse, yakınlarda bir mecburiyet caddesi de olabilir.
* Zamanında Bizimkiler dizisinden esinlenmiş olabilirler: Emek apartmanı
* Kardeşler Pide ve Kebap Salonu
* Çok güzel karışık tost yapabilen Köşem Büfe
* Raflarında Trabzon odun ekmekleri dizili Karadeniz Ekmek Fırını
* Şehir sakinlerinin stres atma mekanı olan bir sevgi yolu
* Her an kırılmaya müsait olabilen, belediye önündeki fıskiye.
onedio.com
BOŞANMA
Biri 95 yaşında biri 92 yaşında karı-koca, boşanmak için hakimin karşısına çıkmış.
Hakim üzülmüş:
"Yapmayın ya" demiş.
"Yetmiş yıllık evlisiniz niye boşanacaksınız?"...
"Yok" demiş adam:
"Biz çoktan boşanmaya karar verdikte çocuklar etkilenmesin diye, ölmelerini bekledik..."
SON ARZU
Doktor, biraz duraksadıktan sonra:
-Gerçeği fazla saklamak istemiyorum, dedi.
-Bence hastalığınız şifasız. Son bir arzunuz varsa söyleyin. Mesela birini görmek ister misiniz?
Hasta yatağından güçlükle doğruldu.
-İsterim... isterim elbette, dedi. Hem de çabuk!...
-Kimi çağıralım?
-Bir başka doktor...
AlkışlıYorum
* Kadıköy'den Küçükçekmece'ye kadar 2,5 saat tuttuğum çişimi, evimde, hem de tuvalet kapısının önünde altıma kaçırdım. Bravo bana!
* "Ateş vardı, askerler geldi, yangın çıktı, ben de yangını söndürdüm." Bu cümleler üç yaşındaki zehir bir veledin bizim zamanımızdaki "Anneee yatağıma işedim!" cümlesinin en zekice sürümüdür.