Her şeyden önce futbolu belli bir süre oynamama rağmen, seyretmesi bana haz veriyor. Tabii hal böyle olunca, arkadaşlarım beni maç izlerken gördüklerinde, "Bu Lütfi mi? Ne olmuş bu adama, içinden canavar çıkıyor" dediğini biliyorum. Maçlardan birçok kez sesimi kaybederek çıkarım. Maç bittikten 5 dakika sonra normal hayatıma dönerim.
Hatta sevgili arkadaşım Ahmet Melih As, benim bulunmadığım ortamda maç seyrederkenki taklidimi yaptığını öğrenmiştim.
Sonra Melihler'e gittiğimizde ona dönüp şöyle dedim:
- Melih Bey, hadi bakalım ben nasıl maç seyrediyormuşum, bir taklidimi yap.
- Ben mi külliyen yalan.
- Yap, valla bir şey demiycem. Sonra ortamdakiler olayı bildikleri için çaktırmadan gülmeye başladılar. Sonra Melih benim taklidimi yapmaya başladı.
- Laaannn yürüüü lannnnn. Lan bunlar da top mu oynuyor. Dalacam şimdi. (Ayağa kalkıp ağzından tükürükler saçarak) - Ben böyle mi yapıyorum. O kadar da değil herhalde.
Ortamdakiler benim maç izleyişimi bildiği için imalı bir şekilde şöyle dediler:
- Yok canım bu kadar da değil, bu daha hafifi.
Evet o an, içimdeki futbol canavarını nasıl çıkardığımı fark ettim.
Erkekler maçı yaşayarak izler benim gibi...
Mesela neler yapılıyor maçlarda bir bakalım.
TV'ye kitlenilir, gözüne ışık tutulmuş tavşan gibi bir hipnoz anı, her söyleneni kabul edeceği tek andır. El periyodik bir şekilde çerez tabağı ile ağzı arasında gidip gelir, kurduğu cümlelere anlam yüklenmez.
Gol kaçtığında ağzındaki çekirdeği televizyona doğru "Tuuuuuuuuuuuuu" efekti eşliğinde fırlatırlar... Sonra "Ana, ne güzel sekti lan ekrandan" diyerek gülme krizine girerler...
Yanlış karar verdiğini düşündüğün hakeme, gol atamayan, pozisyona giremeyen veya pas veremeyen, pası alamayan, topu rakip takıma kaptıran ya da ofsayta düşen futbolcuya, gol yiyen kaleciye, oyuna almadığı futbolcu için teknik direktöre küfür ederler.
Maç sonunda takım galip geldiyse de bu sefer yedek oyunculara kadar hepsine sahip çıkıp yere göğe sığdıramazlar. Ne tezat değil mi? Kendilerini televizyona el ense çekerken bulurlar. Totem yaparlar. Gol olduysa, aynı harekette robot gibi dururlar, ellerini birbirine kenetleyip rakip takımı bağlamak isterler.
Gol atınca bir futbolcu gibi sevinenler, yenilince çocuk gibi ağlarlar.
FIKRA
Adam arkadaşına dert yandı:
- Ne olacak, ne yapacağım diye düşünüyorum...
Karım gene hamile.
- Canım, bunda fenalık yok ki? Sevinmelisin...
Çocuğun dünyaya gelecek...
- Bak kardeşim... Bundan 3-5 yıl önce, karım hamile idi... Habire, "İkimize bir dünya" şarkısını söylüyordu, ikiz çocuklarımız oldu. İkinci defa hamile oldu, bu sefer "Üç Silahşörler" kitabını okudu, üçüz dünyaya getirdi... Şimdi ise "Bir Millet Doğuyor" kitabını okuyor da...
ALKIŞLIYORUM
Patileri ocakta yanan kedimize diş macunu süren bir babaannem var, diş macununu yalarak ağzı köpüren bir kedim var, köpüren kediyi görünce "Kuduz olmuş!" diye çığlık atarak kaçan bir abim var. Bense üçünü de tanımam, bilmem, görmedim, duymadım!