CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak

LÜTFİ ALBAYRAK

Maaş olarak ne bekliyorsunuz?

Eklenme Tarihi 18 Ocak 2015
Her canlı olmasa da büyük bir insan topluluğunun duyduğu soru olmuştur hatta olmaya devam edecektir. İş görüşmelerinin gerginliğinin sona ermesine yakın tekrar adrelnalini tekrar yükselten sorudur. Soruyu soran size sahte bir gülümseme ya da mimiksiz bir bakışla bunu sorması heyecanın doruklarına çıkartır insanı. Şimdi ne gereği vardı dersin içinden ama karşı taraf için "hadi bakalım cevap ver de şu konuyu çözelim" sorusudur. Olta sorudur. Genelde zaten belli bir politikaları vardır şirketlerin. Önce teklifi onlardan duymaya çalışırsanız daha iyi olur. Ama illaki sizden beklenirse ne cevap versen olmaz, bazıları "siz ne veriyorsunuz" ile yalnış cevap veriyor. Lokantada ki "ne vereyim abime" "Ne verecen abine" gibi bir cevap olmaktan ve sizi düşürmekten başka bir şey olmaz.
Genellikle sizi kurtaracak cümle ise "rakam olarak değil, bu işi gerçekten istediğim için buradayım, maaş olarak beni tatmin edecek bir sey teklif edeceğinizi düşünüyorum" tarzı bir cevap olabilir. Bunu da beklerler. Hem siz ezilmessiniz he onları ezmezssiniz.
Rakam olarak cevap verince de ardından ikinci ahiret suali gelir; "Firmamızda çalışmayı maaş için mi istiyorsunuz" derler bir de. Yok spor olsun diye çalışacağım. Para için calışmak ayıp mı? Fakat bunu demeyin tabiki.
En güzel cevaplar biri de benim fikrim "siz ne kadarlık iş bekliyorsunuz" diye kontra yapılabilecek soru. Tabiki bunu esprili bir şekilde söyleyinki
işveren size uyuz olmasın.

Boşanma
Biri 95 yaşında, biri 92 yaşında karıkoca, boşanmak için hakimin karşısına çıkmış.
Hakim üzülmüş, "Yapmayın ya" demiş "Yetmiş yıllık evlisiniz, Niye boşanacaksınız?" "Yok" demiş adam "Biz çoktan boşanmaya karar verdik de, çocuklar etkilenmesin diye, ölmelerini bekledik..."

Kangren

Temel'in ayağı kangren olmuş çaresi yok kesilecek..
Neyse almışlar bunu ameliyata vermişler narkozu..
Temel gözlerini açtığında hastahane odasında yatakda bulmuş kendini karşısında da doktoru dikiliyormuş.
Doktor biraz tedirgin bir tavırla şöyle demiş:
Doktor : Beyfendi size bir iyi bir de kötü haberim var...
Temel : Önce kötü haberi söyleyin doktor bey.
Doktor : Malesef yanlış bacağınızı kesmişiz...
Temel : Neeee, allah belanızı versin, naapıcam ben şimdi!... İyi haber ne peki?
Doktor : Hastalıklı bacağınız hızla iyileşiyor...

AlkışlıYorum
Uygun çantam olmadığı için henüz giyemediğim ayakkabımı giymek istediğimden çanta bakmaya çıkmıştım. Ama ben ne yaptım?
Yeni bir ayakkabı aldım. Sonuç?Artık iki çantaya ihtiyacım var...