***
Gece otobüsle İstanbul'dan İzmir'e gidiyordum. Yanımda oturan da benim gibi iri kıyım olunca komple vücut teması oldu. Gecenin ilerleyen saatlerinde, ikimiz de uyumuşken, yanımdaki yolcu birden sıçradı. Karımdan alışık olduğum için, 'Geçti bitanem. Ben yanındayım, yok bir şey' deyiverdim! Adam gözlerini aralayıp dehşetle bana bakmıştı. İşte o an benim bittiğim andı.
***
Üniversite yıllarım. Kulak rahatsızlığımdan dolayı hastaneye gitmiştim. Doktor muayene esnasında rahat olmam için benimle sohbete başladı. 'Ögrenci misin?' 'Evet.' 'Hangi üniversite?' 'Uludağ.' 'Ben de oradan mezun oldum. Hangi bölümde okuyorsun?' 'İşletme' dedim ve bombayı patlattım: 'Siz hangi bölümden mezun oldunuz?' 'Sence?' İşte o an benim bittiğim andı.
***
Sabah ofiste telefonla konuşuyordum. Telefonu omuzumla başımın arasına sıkıştırmıştım. Elimin birinde cep telefonu, diğerinde poğaça vardı. Cep telefonumu şarj etmek isterken şarj aletinin ucunu birden poğaçaya soktum! Gören oldu mu diye kafam? çevirince de müdürümle göz göze geldim. Sırıtıyordu. İşte o an benim bittiğim andı.
***
Lise 1. sınıftaydım. Kimya dersinde "Isınan maddeler genleşir" konusunu anlatan hocamız, 'Örneğin pirinç' deyince atladım: 'Haklısınız hocam yaa! 2 bardak pirinci ısıtInca koca bir tencere pirinç pilavı oluyor.' Hoca, 'Oğlum bu yemeklik pirinç değil, metal olan pirinç' deyince bütün sınıf gülmekten yerlere yatmıştı. İşte o an benim bittiğim andı.
***
Eve gitmek üzere Bakirköy dolmuşu bekliyordum. Sigaramın kalmadığı aklıma gelince önünde durduğum Tekel bayiine girecekken minibüs geldi. Apar topar bindim. Şoföre parayı uzatıp, 'Bir Monte Carlo' dedim! Adam birkaç saniye yüzüme bakıp, 'Abi bu Bakırköy'e gider' diye cevap verdi! İşte o an benim bittiğim andı.
ALAKAYA MAYDANOZ
Bizim tesisatçı bir müşterisinin evine çağrılır. Adam salonlarının tavanından su aktığını iddia etmektedir. Tesisatçımız salon olduğundan emin olup olmadığını sorar, salondan herhangi bir tesisat geçmesinin mümkün olmadığından, dolayısıyla su akmasının garip olduğundan bahseder, ama adam ısrarla salonlarının tavanının aktığından bahsetmektedir. Üstelik bu her gün saat 4'te olmaktadır. Konuyu da enteresan bulan tesisatçı biraz da sonunda ne çıkacağının merakıyla bahsi geçen mekana gider. Tahmin ettiği gibi herhangi bir akıntı yoktur. ev sahibi biraz oturmasını, 15 dakika falan sonra, yani saat 4'te akıntının başlayacağını söyler. oturur çay içer, muhabbet ederler, bir de bakarlar ki gerçekten tavandan su sızıyor. Tesisatçı çok şaşırır. Üst kattaki bir problemden kaynaklandığını tahmin eder ve yukarı bakmaya gider. Üst kat komşusunun evine girip salonuna baktığında gördükleri karşısında yarılır. Adamların üst kat komşusu biraz safça biri olup, salonlarının ortasına maydanoz ekmiş ve her gün saat 4'te onu sulamaktadır.