Hemen yıllardır gidilen kuaför defterden silinir. Erkekler öyle mi?
Erkekler berberlerine sadıktır. Misal erkekler için bir berber asla berber değildir. Osman, Hilmi, Rüknettin abi ya da benim berberim gibi Bora nam-ı değer Malbora. Ondan şahıstan başka bir gün bahsedeceğim.
Berbere gidip de sandalyeye oturduklarında "Abi her zamanki gibi yapıver işte" cümlesi ile bile kadınlardan ne kadar farklı olduklarını ispatlıyorlar. Bir kadının kuaförden çıktığındaki özgüven hiç bir güvene benzemez. Ha biraz şu yaklaşabilir:
Şahin marka arabasını oto kuaföründen çıkarıp caddelere akan erkeğin duyduğu özgüvene yakındır. Fakat bu güven evde saçını yıkayana kadar ya da onu kuaförden almaya gelen sevgilinin ya da eşin "Aaa! Niye kuaföre gitmekten vazgeçtin" sorusuyla son bulabilen güvendir. Peki neden kadınlar canı sıkıldımı kuaföre gider.
Kadınların kuaförde rahatlamaları, kendilerini huzurlu hissetmelerinin nedeni, kuaförü "Parasıyla dertlerini dinleyecek birisi" olarak görmeleridir. Bunu yapan kadınlar çoğunlukla parasını verdikten sonra, kuaförlere, erkek bile olsa, en yakın dostlarına anlatmadıkları sıkıntılarını anlatırlar. Burada bir teslim oluş anı yaşarlar. Bir başka rahatlama ise aynadakinin değişmesiyle ruh hallerininde değişikliğe uğrayacağını düşünür. Evet, kısa bi müddet bu duruma iyi geldiği söylenebilir ama etkisi tekrar aynadakine alışmanızla doğru orantılıdır.
Gerçekten ihtiyaç anında da giderler. Haklarını yemeyim şimdi.
-İyi günler hanfendi.
-İyi günler.
-Ne olacaktı saçınıza?
-Bilmiyorum.
-Nasıl yani?
-Sıkıldım, geldim ben.
-Hı tamam gelin başı yapalım o zaman. Güzel bi topuz.
-Olur. Çok sıkıldım ben.