Tuana Elif davasında Hasbi Dede’ye 1 yıl 6 ay hapis cezası! Kızının telefonundan çıkan not dosyaya girdi: Ben yaşamak istemiyorum
CHP’den ihraç edilen ve görevden uzaklaştırılan eski Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede, 16 yaşındaki Tuana Elif Gülüşan Torun’a yönelik taciz suçundan 1 yıl 6 ay hapse mahkûm edildi. Mahkeme HAGB ve erteleme uygulamazken, dosyaya sanığın kızının “Babam suçunu kabul etsin” notu, silinen WhatsApp kayıtları ve Tuana’nın ölümüne ilişkin soruşturmadaki Ziyade Restoran detayı girdi.
Hızlı Özet Göster
- Görele Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan eski CHP'li Hasbi Dede, 16 yaşındaki Tuana Elif Gülüşan Torun'a yönelik cinsel taciz suçundan Görele 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 1 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
- Mahkeme, Hasbi Dede hakkında iyi hal indirimi, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerini uygulamadı ve adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verdi.
- Hasbi Dede'nin 15 yaşındaki kızı A.B.D., babasının telefonundan gönderilen mesajları kendisinin yazdığını ileri sürdü ancak mahkeme kızı suç üstlenme suçundan 16 gün hapis cezasına mahkum etti.
- Adli bilişim raporunda Hasbi Dede'nin telefonunda Tuana ile yapılan WhatsApp sohbetinin silindiği, süresiz sessize alındığı ve Tuana'nın Instagram hesabının ekran görüntüsünün bulunduğu tespit edildi.
- Taciz soruşturmasından 50 gün sonra Tuana Elif Gülüşan Torun, Görele sahil yolunda meydana gelen trafik kazasında ağır yaralanarak hayatını kaybetti ve organları bağışlandı.
Görele Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve CHP'den ihraç edilen Hasbi Dede, 16 yaşındaki Tuana Elif Gülüşan Torun'a yönelik "çocuğa karşı elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle cinsel taciz" suçundan 1 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Görele 1. Asliye Ceza Mahkemesi, Dede hakkında iyi hal indirimi, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerini uygulamadı.
Davanın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise sanığın 15 yaşındaki kızının telefonundan çıkan not oldu. Dosyaya giren kayıtta, "Babam suçunu kabul etsin", "Bu vicdan azabıyla yaşayamıyorum" ve "Kendimi öldüreceğim baba" ifadeleri yer aldı.

HASBİ DEDE'YE 1 YIL 6 AY HAPİS CEZASI
Görele 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 30 Nisan 2026 tarihli karar duruşmasında hüküm açıklandı. Hâkim Merve Karaaslan başkanlığındaki mahkemede, Cumhuriyet Savcısı Ahmet Candan esas hakkındaki mütalaasını sundu.
Mahkeme, eski Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede'yi TCK'nın 105/1-2.c ve 105/2-d maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm etti.
Mahkeme, sanık hakkında TCK 62 kapsamında iyi hal indirimi uygulamadı. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümleri de reddedildi. Dede hakkındaki yurt dışı çıkış yasağı ile haftada iki gün karakola imza atma yükümlülüğünü içeren adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verildi. Gerekçeli kararın yazım aşamasında olduğu belirtildi.
Görele Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Hasbi Dede hakkında 9 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edilmişti.

SANIK DURUŞMAYA KATILMADI
Karar duruşmasına tutuksuz yargılanan Hasbi Dede katılmadı. Duruşmada, cinsel tacize uğradığını beyan eden ve daha sonra trafik kazasında hayatını kaybeden Tuana Elif Gülüşan Torun'un avukatları hazır bulundu.
Mahkeme, esas hakkındaki mütalaaya uygun olarak kararını açıklarken, sanığın 15 yaşındaki kızı A.B.D. hakkında da "suç üstlenme" suçundan hüküm kurdu.
Kararın ardından Tuana Torun'un arkadaşları, ellerinde Tuana'nın fotoğrafıyla adliye binası çıkışında kararı protesto etti.

KIZI SUÇU ÜSTLENDİ, MAHKEME CEZA VERDİ
Hasbi Dede'nin 15 yaşındaki kızı A.B.D., soruşturmanın ilk aşamalarında babasının telefonundan Tuana'ya gönderilen mesajları kendisinin yazdığını ileri sürdü. Ancak dosyaya giren adli bilişim raporu, telefon kayıtları ve çelişkili beyanlar mahkemenin değerlendirmesinde belirleyici oldu.
Mahkeme, A.B.D.'nin "suç üstlenme" suçundan TCK'nın 270/1-2.c ve 31/3 maddeleri uyarınca 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmetti. Çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildi.
Dosyaya yansıyan değerlendirmelerde, A.B.D.'nin babasını koruma amacıyla hareket ettiği kanaatine varıldığı belirtildi.

PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK SÜRECİ DOSYAYA GİRDİ
Dosyada, A.B.D.'nin olaydan sonra ailesinin yönlendirmesiyle psikolojik destek almaya başladığı da yer aldı. A.B.D., ifadesinde, babasının tutuklanmasının ardından içine kapandığını, kimseyle görüşmediğini ve halasının tavsiyesiyle Giresun'daki ETRE Psikolojik Danışmanlık Merkezi'ne götürüldüğünü anlattı.
İlk seansın 14 Şubat 2026'da yapıldığı, bu görüşmede daha çok babasının durumunu konuştuğu belirtildi. A.B.D., 16 Şubat 2026'daki ikinci görüşmede ise psikolojik danışmana mesajları kendisinin attığını anlattığını söyledi.
Dosyaya yansıyan bilgilere göre, psikolojik danışman Selin Yıldız'ın 16 Şubat'ta 112'yi araması üzerine süreç savcılık makamlarına bildirildi ve A.B.D.'nin pedagog ile avukat eşliğinde ifadesi alındı.

TELEFONDAN ÇIKAN NOT: "VİCDAN AZABIYLA YAŞAYAMIYORUM"
Görele Cumhuriyet Başsavcılığının bilgi notuna göre, A.B.D.'nin cep telefonunun notlar bölümünde 13 Şubat 2026 tarihli bir kayıt bulundu. Notta, çocuğun babasına hitaben yazdığı değerlendirilen şu ifadeler yer aldı:
"Babam, bu hayattaki en değerlim... Suçluyum ve bu vicdan azabıyla yaşayamıyorum, yaşayamayacağım da... Kendimi öldürücem baba, hiçbir şey yolunda gitmediği sürece canıma kıyıcam, kimse de gerçeği öğrenemeyecek... Ama ben eminim bir şekilde itirafımı edicem, senin orda haksız yere kalmana vicdanım el vermiyor... Allah benim belamı versin, benim yüzümden herkes sana hasret."
Bu not, dosyada A.B.D. yönünden "suç üstlenme" değerlendirmesinde dikkate alınan deliller arasında yer aldı.

"TUANA'YI REZİL ETME" PLANI
A.B.D., pedagog ve avukat eşliğinde alınan ifadesinde, Tuana Elif Gülüşan Torun'u sevmediğini, Tuana'yı "rezil etmek" ve sevgilisi D.B.C. ile arasını bozmak istediğini anlattı.
A.B.D., ifadesinde D.B.C.'den platonik olarak hoşlandığını, Tuana ile D.B.C.'nin sevgili olduğunu öğrendikten sonra kıskançlık yaşadığını söyledi. Babasının telefonunu küçük odada şarjdan aldığını, Instagram hesabı üzerinden Tuana'ya mesaj attığını, ardından WhatsApp'a yönlendirdiğini belirtti.

A.B.D. ifadesinde, Tuana hakkında şu sözleri kullandı:
- "Ben Tuana'yı hiç sevmiyorum."
- "Benim kafamda bir süredir Tuana'yı rezil etme fikri vardı."
- "O anda elimde babamın hesabı vardı ve bir belediye başkanı yazarsa egosu yükselir diye düşündüm."
- "Egosu yükselirse babama flörtöz cevaplar vereceğini düşündüm. Bu şekilde ekran görüntülerini alarak Dağhan'a gönderip aralarını bozarım diye düşündüm."

"MESAJLARI BABAMIN AĞZINDAN YAZDIM"
A.B.D., savcılık ifadesinde babasının telefonundan mesajları kendisinin gönderdiğini ileri sürdü. İfadesinde şu anlatımlar yer aldı:
"Babamın Samsung marka modelini bilmediğim cep telefonunu şarjdan çıkararak aldım. Telefonun Wifi ya da mobil veride olup olmadığını hatırlamıyorum. Daha önceden söylediğim gibi babamın telefonunun şifresi yoktu."
"Babamın Instagram hesabından Tuana'nın hesabına mesaj gönderdim. Ben ilk mesaj attığımda Tuana'nın uyuyup uyumadığını bilmiyorum. Mesajı attığımda Tuana direk cevap verdi."
"Babamın Instagram hesabının başka kişilerde açık olduğu aklıma gelince kendisine babamın numarasını gönderdim ve Whatsapp üzerinden görüşmeye yönlendirdim ve annesine söylememesini söyledim."
"Ben babam gibi mesaj yazmaya çalıştım ve bir erkek gibi mesaj atmaya çalıştım ve bu şekilde mesajlar attım."
"Tuana'nın cevaplarında babamla konuşmak istemediğini söyleyince ben paniklemeye başladım."
"Panikle Instagram uygulamasını komple sildim. Babam çok sosyal medya kullanmaz. Whatsapp uygulamasını da silmeyi düşündüm fakat babam bunu fark eder diye silmedim. Mesajları tek tek silmedim. Whatsapp sohbetini sildim."
03.20'DE BAŞLAYAN MESAJ TRAFİĞİ
Tuana Elif Gülüşan Torun ve annesi Nuray Torun, Hasbi Dede'nin 8 Şubat 2026'da saat 03.20 sıralarında Tuana'ya mesaj atarak rahatsızlık verdiği gerekçesiyle şikâyetçi oldu.
Tuana, Cumhuriyet Savcısı huzurunda verdiği ifadede, Hasbi Dede'nin kullanımındaki "hasbi_dede" adlı Instagram hesabından kendi hesabına mesaj gönderildiğini, ardından telefon numarası verilerek WhatsApp üzerinden yazışmaya geçildiğini anlattı.
Tuana, Hasbi Dede'nin bu mesajlarda kendisine hitaben şu ifadeleri gönderdiğini beyan etti:
- "ben nasıl bir erkeğim"
- "etkiliyosun beni"
- "ben sana açilmısım"
- "sen de rahat ol o zaman"
- "sevgilin olabilir sorun yok"
- "beni beğeniyor musun"
- "bu saate neden yazar bir adam sana sence tahminler…"
Tuana, bu mesajlardan rahatsız olduğunu belirterek şikâyetçi oldu.

SAAT SAAT OLAY AKIŞI
Dosyadaki bilgi notuna göre, 8 Şubat 2026 sabaha karşı yaşananların kronolojisi şöyle oldu:
- 02.30'da Hasbi Dede eve geldi.
- 03.19.28'de Hasbi Dede'nin telefonundan kimliği tespit edilemeyen bir kadına ait WhatsApp video durumu görüntülendi.
- 03.22'de Tuana'ya şikâyete konu ilk mesaj gönderildi.
- 03.23.01'de Tuana'nın Instagram profil fotoğrafı, Belediye personeli Onur Dağdelen'in kullanımındaki belediye telefonuna ön bellek olarak kaydedildi.
- 03.53'te D.B.C., Tuana'ya şu mesajı gönderdi:
"Aşkım sakın olumlu bir şey yazma, ters cevap ver, sonra sana derler sen de ona uymuşsun diyor."

TELEFON RAPORU SAVUNMAYI ÇÖKERTTİ
Hasbi Dede, ifadesinde suçlamayı kabul etmedi. Dede, mesajları kendisinin göndermediğini, sosyal medya hesaplarının Belediye Basın Yayın Müdürlüğünde görevli beş personele açık olduğunu, bu mesajları kimin gönderdiğini bilmediğini savundu.
Ancak Giresun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Adli Bilişim Büro Amirliği tarafından hazırlanan rapor, dosyanın en kritik belgelerinden biri oldu.
Rapora göre Hasbi Dede'den elde edilen Samsung marka cep telefonu, veri bütünlüğü korunarak incelendi. Çağrı kayıtları, mesajlaşma verileri, dosyalar, uygulamalar, WhatsApp Messenger kayıtları, WhatsApp yedekleri, ekran görüntüleri, sosyal medya içerikleri ve zaman çizelgesi analiz edildi.
Adli bilişim raporunda, Hasbi Dede'ye ait telefonda Tuana ile yapılan WhatsApp sohbetine ilişkin kaydın "hidden=1" işaretiyle gizlenmiş olduğu tespit edildi.
Mesajlar tablosunda veri bulunmaması nedeniyle söz konusu sohbetin silindiği kanaatine varıldı. Aynı sohbetin süresiz olarak sessize alındığı da belirlendi.
Raporda, süreli sessize alma yapılması halinde ilgili alanda tarih ve saat bilgisinin bulunması gerektiği, ancak bu kayıtta böyle bir zaman bilgisinin yer almadığı ifade edildi.
WhatsApp hesabının tanımlandığı diğer cihazlara ilişkin kayıtlarda ise silinmiş durumda 27 cihaz kaydı bulundu. Hesabın daha önce Windows işletim sistemli cihazlarda tanımlandığı, ancak son bağlantının 15 Eylül 2025 tarihli olduğu kaydedildi.
Dosyada, Belediye Basın Yayın çalışanları Onur Dağdelen, Volkan Karagöz, Uğur Erener, Kamil Yılmaz ve Uğur Kübüç'ün telefonlarında WhatsApp Web'in kapalı olduğu bilgisi de yer aldı.

TUANA'NIN INSTAGRAM HESABININ EKRAN GÖRÜNTÜSÜ BULUNDU
Adli bilişim raporunda, Hasbi Dede'ye ait cihazda Tuana'nın "tuanattorun" adlı Instagram hesabına ait ekran görüntüsü tespit edildi.
Rapora göre söz konusu görüntü, 8 Şubat 2026 saat 15.31.35'te telefonun pano verisi olarak kaydedildi. Söz konusu ekran görüntüsünde Tuana'nın Instagram hesabının gizli olduğu, hesapta 7 gönderi, 146 takipçi ve 165 takip edilen bilgisinin yer aldığı belirtildi.
Raporda bu fotoğrafın üçüncü bir kişiye gönderildiğine dair veriye rastlanmadığı da vurgulandı.

İLK MESAJDAN 3 DAKİKA ÖNCE WHATSAPP DURUMU İZLENDİ
Dosyadaki en dikkat çeken tespitlerden biri de olay saatine ilişkin teknik kayıt oldu. Raporda, mağdurun Instagram hesabına ilk mesajın gönderildiği saatten yaklaşık üç dakika önce, Hasbi Dede'nin telefonundan kimliği tespit edilemeyen bir kadına ait WhatsApp video durumunun görüntülendiği belirtildi.
Bu bulgu, telefonun olay saatlerinde aktif kullanıldığına ilişkin teknik veriler arasında yer aldı.

DURUM VİDEOLARINDAKİ İFADELER DOSYAYA GİRDİ
Raporda yer alan WhatsApp durum videolarında şu ifadeler tespit edildi:
"Az kaldı seni yollamaya gereken yapılıyor ayyaş başkan bozuntusu"
Bir başka videoda ise şu ifadeler yer aldı:
"Sevgili kumam kayınpedere şikayet etmiş beni tehdit ettim diye çağırdı beni orta yolu bulmaya gideyim bakalım Giresun'a"
Bu videoların cihaz kayıtlarında bulunduğu, ancak kimlik tespitine ilişkin ayrıca değerlendirme yapılması gerektiği kaydedildi.

FARKLI KADINLARLA YAZIŞMALAR DA TELEFONDA BULUNDU
Adli bilişim raporunda, cihazda farklı kadınlarla yapılan yazışmalara ait ekran görüntülerinin de bulunduğu belirtildi. Rapora göre bu görüntüler ekran görüntüsü alınarak oluşturuldu ve telefonun pano verisi olarak kaydedildi.
Raporda, sosyal medya uygulamalarına ait yazışma içerikleri ve fotoğrafların bulunduğu, ancak bu görüntülerin üçüncü bir kişiye gönderildiğine dair veri tespit edilmediği ifade edildi.

"KONUŞMALAR SİL" MESAJI
Dosyaya giren ekran görüntülerinden birinde WhatsApp üzerinden şu mesajın gönderildiği görüldü:
"Konuşmalar sil"
Aynı ekranda WhatsApp'ın uçtan uca şifreleme uyarısı ve süreli mesajlara ilişkin sistem bildirimi de yer aldı. Sistem bildiriminde, yeni sohbetlerde süreli mesaj ayarının kullanıldığı ve tutulmayan mesajların gönderildikten 24 saat sonra kaybolacağı bilgisi bulundu.
"ELİNİ ÇABUK TUT" YAZIŞMASI
Raporda yer alan bir başka WhatsApp ekran görüntüsünde şu yazışmalar dikkat çekti:
- "Başkasıyla giderim sonra elini çabuk tut"
- Buna karşılık şu yanıt verildi:
- "Gitmezsin"
Devam eden yazışmada karşı taraf şu mesajı gönderdi:
"Niyeymiş etrafımda çok erkek var"
Buna verilen yanıt ise şöyle oldu:
"Benim de var"
Aynı yazışmada daha sonra şu ifadeler yer aldı:
- "Prensip"
- "Bakireysen"
- "Yapmam"
- "İstemem"
- "Bul"
- "Resim at" ve "Arasana" mesajları
Bir başka ekran görüntüsünde şu mesajın gönderildiği tespit edildi:
"Resim at"
Karşı tarafın yanıtı ise şöyle oldu:
"Arasana deli ettin beni"
Yazışmanın devamında şu ifadeler yer aldı:
- "Niye"
- "Niyeki"
- "Aramanın niyesi mi olur"
- "En sevdiğim"
- "Siyah"
Bu yazışmalar da raporda, cihazda ekran görüntüsü olarak kayıtlı bulunan sosyal medya ve mesajlaşma içerikleri arasında gösterildi.

"BANA NET OL" YAZIŞMASI
Raporda yer alan bir başka WhatsApp ekran görüntüsünde şu mesajlar görüldü:
- "Gelecek misin"
- "Bana net ol"
Karşı tarafın yanıtları ise şöyle kayda geçti:
- "Masadayım"
- "Müsait değilim"
Ardından şu mesaj gönderildi:
- "Ok"
- "Bu gece sesini duymak istiyorum"
Başka bir WhatsApp ekran görüntüsünde ise şu yazışma yer aldı:
"Unutulduk"
Karşı taraf şu yanıtı verdi:
"Unutulmazsın"
Devamında şu mesaj gönderildi:
"Bu gece sesini duymak istiyorum"
Aynı yazışmada şu soru yer aldı:
"Kaçta otelde olursun"
Karşı tarafın yanıtı şöyle oldu:
"1 saate olurum sanırım"
Yazışmanın devamında şu ifadeler bulundu:
"Özledim mi"
"Peki"
Instagram uygulaması cihazda bulunamadı
Rapordaki son tespitlerden biri de Instagram uygulamasına ilişkin oldu. Cihazda yapılan incelemede Instagram isimli uygulamanın mevcut olmadığı, uygulamanın silinmiş olabileceği değerlendirildi.
Bu bulgu, A.B.D.'nin ifadesinde "Panikle Instagram uygulamasını komple sildim" sözleriyle birlikte dosyada değerlendirildi.
İKİ İHTİMAL HALA DOSYADA
Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma kapsamında iki ihtimali de teknik olarak değerlendirdiği belirtildi. A.B.D.'nin beyanı, telefonundan çıkan pişmanlık notu ve Dağhan Batın Cebeci ile arasındaki eski mesajlaşmanın bir ihtimali desteklediği kaydedildi.
Ancak dosyada, mahkeme kararını da etkileyebilecek bazı çelişkilerin bulunduğu belirtildi. Bilgi notunda, A.B.D.'nin Instagram uygulamasını gece sildiğini beyan etmesine rağmen, Hasbi Dede'nin telefonunda 8 Şubat saat 15.31.35'te Tuana'nın "tuanattorun" adlı Instagram hesabına ait ekran görüntüsünün ön belleğe kaydedildiğinin tespit edilmesi dikkat çeken çelişkilerden biri olarak yer aldı.
Ayrıca A.B.D.'nin, babasının telefonu kendisindeyken WhatsApp durumuna bilerek bakmadığını söylemesine karşın, 03.19.28'de bir kadına ait WhatsApp video durumunun görüntülenmiş olması da dosyada değerlendirilen çelişkiler arasında gösterildi.
Savcılık değerlendirme notunda, Hasbi Dede'nin eşi İclal Dede ile Göker Hacımemişoğlu arasında geçen ve "sürece müdahale arayışı" izlenimi verdiği belirtilen yazışmaların da dosyada yer aldığı aktarıldı.
A.B.D.'DEN MAĞDURUN AİLESİNE TEHDİT MESAJI
A.B.D.'nin cep telefonunda arkadaşı Uzay'a attığı bazı mesajlar da rapora girdi. Dosyaya göre 9 Şubat saat 00.40'ta gönderilen mesajda şu ifadeler yer aldı:
"Nuray'ın kızı ne demiş, o kızı yemin ederim diyorum bak Allah'ıma kitabıma öldürürüm. Benim babam napsın seni ya."
Dosyada "Nuray" isminin Tuana'nın annesi Nuray Torun'a işaret ettiği değerlendirildi.
GÖZALTI, TUTUKLAMA, TAHLİYE VE KARAR SÜRECİ
Hasbi Dede, 8 Şubat 2026'da Görele Cumhuriyet Başsavcılığınca gözaltına alındı. İlk aşamada tutuklama talebi nöbetçi sulh ceza hâkimliğince reddedildi. Bunun üzerine Görele Cumhuriyet Başsavcılığı karara itiraz etti.
- Görele 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararıyla itiraz kabul edildi ve Hasbi Dede 10 Şubat 2026'da tutuklandı.
- İçişleri Bakanlığı, 12 Şubat 2026'da Hasbi Dede'yi Görele Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırdı.
- 21 Şubat 2026'da hakkında kamu davası açıldı. Dava, Görele 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2026/102 esasına kaydedildi.
- 12 Mart 2026 tarihli celsede Dede'nin tahliyesine karar verildi. Hakkında yurt dışı çıkış yasağı ve imza yükümlülüğü içeren adli kontrol hükümleri uygulandı.
- Görele Cumhuriyet Başsavcılığının tahliye kararına yönelik itirazı ise Giresun 2. Ağır Ceza Mahkemesince reddedildi.
- 24 Nisan 2026 tarihli celsede mahkeme, Dede hakkındaki adli kontrol tedbirinin devamına, tanık beyanı ve esas hakkındaki mütalaa için süre verilmesine karar verdi. Duruşma 30 Nisan 2026'ya ertelendi.
- 30 Nisan 2026'da ise mahkeme hükmünü açıkladı.
ZİNCİRİN İKİNCİ HALKASI: TUANA'NIN ÖLÜMÜ
Hasbi Dede'nin 12 Mart'taki ilk celsede tahliye edilmesinden 16 gün sonra, 28 Mart 2026 gecesi saat 22.05 sıralarında Görele sahil yolunda Tuana Elif Gülüşan Torun'a 28 RE 752 plakalı Tofaş Kartal marka otomobil çarptı.
Ağır yaralanan Tuana'nın tedavi sürecinde beyin ölümü gerçekleşti. Ailesinin kararıyla organları bağışlandı.
112 Acil İhbar sistemi üzerinden yayaya araç çarptığı bilgisinin gelmesi üzerine Görele Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla soruşturma başlatıldı.
ARAÇ TERK HALDE BULUNDU
Olay yerinde 28 RE 752 plakalı aracın terk halde olduğu belirlendi. Sürücü olduğu tespit edilen Adem Hasbaş'ın alkollü olduğu ve aracı kullandığını kabul ettiği kaydedildi.
PTS kayıtlarında araçta iki kişinin görünmesi üzerine Yusuf Hasbaş da yakalanarak gözaltına alındı. Araç içerisinde alkol şişeleri bulundu. Şüphelilerin telefonlarına el konuldu, kan ve benzeri biyolojik örneklerin alınmasına karar verildi.
38 METRE MESAFE, 34 METRE FREN İZİ
Olay yeri incelemesinde, Tuana'nın düştüğü kan izlerinin bulunduğu yer ile aracın son durduğu nokta arasındaki mesafenin 38 metre olduğu belirlendi. Kazaya ilişkin incelemede 34 metre fren izi bulundu.
Bilirkişi raporunda, sürücü Adem Hasbaş'ın gece vakti sol şeritte arkası dönük ve kulaklıklı bir yaya olduğunu fark etmesine rağmen hızını düşürüp etkili frenleme yapmak yerine selektör ve korna ile yayanın çekileceğini varsayarak seyrini sürdürdüğü belirtildi.
Raporda, sürücünün alkolün etkisiyle azalan muhakeme yeteneği sonucu kazayı önleyemediği, fren izlerinin çarpma noktasından sonra başlamasının gecikmiş tepkiyi gösterdiği kaydedildi. Dosyada, aracın hızının 72.27 kilometre/saat olarak hesaplandığı bilgisi de yer aldı.
Bu nedenle Adem Hasbaş'ın tali kusurlu olduğu değerlendirildi.
Aynı raporda, Tuana Elif Gülüşan Torun'un geçit bulunmayan bölünmüş yolda karşıya geçmeye çalıştığı, koyu renk kıyafetler nedeniyle görünürlüğünün düşük olduğu ve yaklaşan aracın hızını/mesafesini doğru değerlendiremediği gerekçesiyle asli kusurlu olduğu belirtildi.

SÜRÜCÜ TUTUKLANDI
Adem Hasbaş, 30 Mart 2026'da sulh ceza hâkimliğine sevk edildi. Hasbaş, ifadesinin ardından "bilinçli taksirle yaralama" ve "alkol etkisi altında araç kullanma" suçlarından tutuklandı.
Dosyaya göre Hasbaş'ın alkol oranı bilirkişi raporunda 1.97 promil olarak hesaplandı. Fren izlerinin çarpma noktasından 4 metre sonra başladığı belirtildi.
Sürücü 23 yaşındaki Adem Hasbaş'ın moto kurye olarak çalıştığı ve aylık 28 bin TL gelirinin bulunduğu dosyaya yansıdı. Tutuklama zaptına göre Hasbaş'ın kazadan önce arkadaşı Doğukan ile beraber olduğu, sonrasında kuzeni Yusuf Hasbaş ile Liman Kavşağı'nda buluştuğu belirtildi.
Hasbaş'ın "pişmanım" diyerek koşulsuz tahliye talep ettiği, ancak hâkimliğin "tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapma ihtimali" gerekçesiyle tutuklamaya hükmettiği belirtildi.

ADLİ KONTROL YETERSİZ GÖRÜLDÜ
Tutuklama kararında, Adem Hasbaş hakkında adli kontrol hükümlerinin bu aşamada yetersiz kalacağı belirtildi. Hâkimlik; delillerin henüz tam olarak toplanmamış olmasını, bilirkişi raporu ve siber inceleme sürecini, şüphelinin tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapma ihtimalini ve mağdurun o tarihte hâlen tedavi altında bulunmasını tutuklama gerekçeleri arasında gösterdi.
Kararda ayrıca, suç vasfının değişme ihtimali, mevcut delil durumu, suçun işleniş biçimi ve şüpheliye verilmesi beklenen ceza ile güvenlik tedbirleri de dikkate alındı. Hâkimlik, tüm bu nedenlerle tutuklama tedbirinin ölçülü olduğuna hükmetti.

KAÇMA ŞÜPHESİNE VURGU YAPILDI
Hâkimlik kararında, şüpheliye yöneltilen suçlar için kanunda öngörülen cezanın üst sınırı dikkate alındığında kaçma ihtimalinin bulunduğu da belirtildi. Kararda, bu nedenle tutuklama nedenlerinin mevcut olduğu ifade edildi.

DOSYADAKİ DELİLLER KARARDA SAYILDI
Tutuklama kararında; şüphelinin kollukta ve savcılıkta verdiği savunmalar, dosyada yer alan görüntü inceleme ve çözümleme tutanağı, bilgi sahibi beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildi. Hâkimlik, bu delillerin şüpheli hakkında kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösterdiği kanaatine vardı.
ZİYADE RESTORAN DETAYI DOSYADA
Tuana'nın ölümüne ilişkin soruşturmada, kazaya karışan sürücü Adem Hasbaş'ın Görele'de "Ziyade Restoran"da çalıştığı tespit edildi. İş yerinin sahibi Osman Akkoyun'un Hasbi Dede'nin eski eniştesi olduğunun belirlendiği aktarıldı.
Görele Cumhuriyet Başsavcılığı, trafik kazası dosyası ile cinsel taciz davası arasında herhangi bir irtibat bulunup bulunmadığını araştırıyor. Soruşturmada tüm delil ve ihtimallerin ayrıntılı şekilde değerlendirildiği bildirildi.

ANNE TORUN: YAPAY ZEKâ İLE OLUŞTURULAN GÖRÜNTÜLERDEN SONRA OKULA GİTMEDİ
Tuana'nın annesi Nuray Torun'un ifadesi de dosyaya girdi. Anne Torun, kızının taciz davası sürecinden psikolojik olarak etkilendiğini söyledi.
Nuray Torun, 24 Mart 2026'da kendisine ait olduğu iddia edilen ve yapay zekâ ile oluşturulduğu belirtilen müstehcen görüntü ve videoların sosyal medyada paylaşılmasından sonra Tuana'nın büyük üzüntü yaşadığını anlattı.
Bu paylaşımlarda kızına yönelik tehdit içerikleri bulunduğunu belirten anne Torun, bu olaydan sonra Tuana'nın çarşamba, perşembe ve cuma günleri okula gitmediğini ifade etti.

Anne Torun, kızının bu süreçte kendisine şu sözleri söylediğini aktardı:
"Anne buralardan gidelim."
Nuray Torun, kızının sahil kısmına tek başına gitme alışkanlığı olmadığını, kızının nereye gittiğini bilmediğini ve olayın tüm yönleriyle araştırılmasını istediğini söyledi.
Anne Torun ayrıca, kızının sevgilisi D.B.C.'nin babası Murat Cebeci'nin, oğluna Hasbi Dede lehine taraflı ifade vermesi yönünde telkinde bulunduğunu öğrendiğini ileri sürdü.
Hasbi Dede'nin tahliye olduğu tarihte Tuana'ya, Dede'nin halası Kıymet Terzi ve Uğur Erbaş'ın gelini Nurcan Uçit tarafından hakaret edildiğini de ifade etti.
Nuray Torun, kazaya karışan Adem Hasbaş'ı tanıdığını, Hasbaş'ın belediyede çalışırken Ziyade Restoran'dan yemek siparişi getirdiğini ve Tuana'yı da tanıdığını belirtti.
Anne Torun, bu olayın Osman Akkaya, Uğur Erbaş, Hasbi Dede ve yakın çevreleriyle ilgisi olup olmadığının araştırılmasını ve kasti bir durum bulunup bulunmadığının aydınlatılmasını istedi.

BABA TORUN: KASTİ OLUP OLMADIĞI ARAŞTIRILSIN
Tuana'nın babası Ahmet Torun da ifadesinde, kızının olay günü evde olduğunu, saat 22.00 sıralarında annesinin yanına gitmek istediğini söylediğini anlattı.
Ahmet Torun, kızının evden çıkarken olağan dışı, tedirgin veya aceleci bir tavrını fark etmediğini belirtti. Torun, kızının hareketlerinin ve tavırlarının her zamanki gibi olduğunu söyledi.
Torun, sürücüyü tanımadığını belirterek, olayın kasti şekilde gerçekleşip gerçekleşmediğine dair bilgisinin olmadığını ancak geniş çerçevede araştırılmasını istedi.
CHP'DEN 68/1-B MADDESİYLE İHRAÇ
Hasbi Dede, taciz davası süreci devam ederken İçişleri Bakanlığı tarafından 12 Şubat 2026'da Görele Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırıldı.
CHP Yüksek Disiplin Kurulu da 10 Nisan 2026'da Dede'nin partiden ihracına karar verdi. Kararın, CHP tüzüğünün 68/1-b maddesi uyarınca ve oybirliğiyle alındığı belirtildi.