NIXON'IN kazandığı 1968 ABD Başkanlık Seçimleri'nde esasında dişli bir rakip vardı:
Uluslararası Gençlik Partisi'nin (Youth International Party (YIP)) adayı Pigasus.
Domuz Pigasus, 1968 ABD başkanlık seçimlerinde gençlerin kurduğu uluslararası gençlik partisinin adayı olmuştur. İsmi Pegasus'tan gelir. Gençler Pigasus'u sosyal statükoyla dalga geçmenin bir yolu olarak kullandılar. Hatta bu konudaki ciddiyetlerini "Biz onu beyaz saray'a göndermezsek yemekte yeriz" düşüncesiyle açıklarlar.
Adaylığının açıklandığı mitingte ortalık karışır, Pigasus'a Chicago polisleri tarafından el konulur.
Pigasus için ABD gizli servisi koruması ve meşru bir adayda olacak imtiyazları isterlerken adayı polis alıp götürmüştür.
Polis, Chicago mitinginde domuzu gençlerin elinden alınca dış güçlerin ekmeğine yağ sürülür tabii. Polisler gözaltına aldıkları başkan adayını yiyecek diye söylenti yayılınca ortalık bir daha karışır. Sonra açıklama yapar polis; şehir dışına bir çiftlikte gözlerden ve siyasetten uzak huzur içinde yaşıyor der Pigasus için. O sene başkanlık seçimini Nixon kazanır.
Amerikalı gençler kusura bakmasın, seçimlerde sosyal statükoyla dalga geçilecekse en kralı Türkiye'de olmuştur.
2006 yılında muhtara kızan köylüler, ihtiyar heyeti seçiminde köyün delillerini aday gösterip seçmişlerdi.
Bursa'nın İznik İlçesi'ne bağlı Müşküle Köyü'nde ihtiyar heyeti için yapılan seçimlerde, hizmetlerinden memnun olmadıkları için muhtarın belirlediği listeye oy vermeyen seçmenler, köyde yaşayan ve akli dengelerinin yerinde olmadığı belirtilen 4 kişiyi aza seçmişti.
İlçe seçim kurulu gözetiminde yapılan seçimlerde, 5 kişilik ihtiyar heyetinden 4'ü, akli dengesi yerinde olmayan kişilerden oluşur. Diğer kişi de bir önceki muhtarlık seçimini kazanamayan muhtar adayıdır.
Sandıktan çıkan isimlerin akıllı veya akli dengesinin yerinde olmamasının seçimlerin iptalini gerektirmediğini belirten seçim kurulu yetkilileri, halkın oylarının esas alındığını belirterek, 5 kişilik asil listeyi kaymakamlığa gönderirler.
Akli dengeleri yerinde olmasa bile seçilmişlik hakkı, seçilen kişilerin elinden alınamaz.
İsterse istifa eder.
eksisozluk.com / stefan kuntz
LÜZUMSUZ BİLGİLER
ALBAY Tom Parker, yaklaşık yirmi yıldır Elvis Presley'in menajeriydi.
Birçoğu, onu Presley'in devasa ticari başarısının arkasındaki beyin olarak görüyor. 1956'da Parker, Elvis'i bir markaya dönüştürmek için bir ticaret anlaşması imzaladı ve yıl sonunda mal satışları 22 milyon dolar getirdi.
Yüzde 25 kar payı aldığı için, Parker her zaman hayranlarını harcamaya ikna etmenin yeni yollarını buluyordu. Hatta Presley'den nefret edenlere pazarlama yapmaya bile karar verdi.
"Elvis'ten Nefret Ediyorum", "Elvis bir Pisliktir" ve "Elvis the Joik" (New York aksanıyla "pislik") yazan rozetleri satma fikrini buldu.
TESPİTLİ YORUM
@abdullahtskrn_ ERKEK adam kilo aldığını halı saha maçında anlar.
ALKIŞLIYORUM
KÜÇÜK yeğenim elinde tahtadan yapılma kılıcıyla gün boyunca bir yandan koşup bir yandan bağırdı:
"Savulun, BAKKAL Gazi geliyor!" Hey gidi Battal Gazi, seni bile madara eder bu çocuklar!