Bu süper kahramansı kadın ve soyu tükenmekte olan kadındır.
Ortalama 8 saniyede anahtarını bulma özelliğini taşır.
İmkan tanınsa ülkemizi olimpiyatlarda her dalda temsil edebilecek kadındır.
Nasıl mı? Biraz akıl, biraz da farklı bir yöntemle bu işi çözmüşler.
Genellikle anahtarını bulamadığı için çantasını kapı önünde paspasın üzerine döken kadınların, ona imrendiği kadındır.
Ama bizim kızlarımız anormal; benim bildiğim çoğu çantanın içinde küçük fermuarlı bir bölme oluyor. Anlaşılan o ki bütün hatunlar bu bölmelere tıka basa makyaj malzemesi dolduruyor.
Sonra anahtarı da salla çantanın dibine gitsin. Nasıl olursa eve geldiğinde kısa bir sondaj çalışması sonrası anahtarına kavuşabilir.
Ben sizin için araştırdım gözledim ve siz sevgili kadın okuyucularım için bunu derledim.
Eğer çantanızdaki anahtarı bulmak istiyorsanız kafam kadar peluş ayı anahtarlığını anahtarınıza takıp olayı kolaylaştırabilirsiniz.
Elinizi attığınızda o yumuşacık kocaman ayının hissi size mutluluk uyandıracaktır. Ya da çantanızın boyunu küçülteceksiniz. Bir başka seçenek ise anahtarınızı çantınızın ön gözündeki küçük bölüme yerleştireceksiniz. Hadi bir iyilik daha. Anahtarınızı çantanıza koymayacaksınız, cebinizde taşıyacaksınız. Gördünüz mü bu olay ne kadar kolaymış.
RADAR
Bir gün bi hacı amca şehir dışından gelirken radara yakalanır, trafik polisi durdurur.
Hacı: Ne oldu memur bey?
Memur: Radara girdin hacı amca.
Hacı koltuktan fırlar: "Yemedik ki radarınızı çıkarız ordan."
DOĞUM GÜNÜ HEDİYESİ
Japon, İngiliz, Fransız ve Türk yarışmaya katılmışlar; hepsine aynı soru: Eşinize doğum gününde ne hediye alırdınız? Niçin?
Japon: Ben eşime son model araba alırım. Çünkü Japonya'nın teknoloji harikası arabaları benim eşimi çok mutlu eder.
İngiliz: Eşim hayvanlara özellikle kedilere bayılır. Kendisine bir siyam kedisi alır, bu hediyeye sevincinden bayılır.
Fransız: Ben çiçek hediye ederim.
Benim eşim özellikle güle hasta olur, bir demet gül hediye edince çok sevinir.
Bizim Türk gelir ve "Ben eşime iç çamaşırı alıp hediye ederim" deyip ekler: Giyinir o sevinir, çıkarır ben sevinirim!..
GÖLE MAYA
Nasreddin Hoca, göle maya çalıyormuş.
Oradan geçmekte olan Temel durumu görmüş. Yanaşıp sormuş:
- Yav hoca, o kadar yoğurdu kime satacaksın Allah aşkına?
AlkışlıYorum
Şu anda yazlıktayız ve bu akşam neredeyse tüm yazlık komşularımız bize beş çayına davetli. Annemse ikramda kusur olmasın diye hamur işi üzerine tüm hünerlerini sergilemekle meşgul. Daha dün aldığımız 30'luk karton yumurta az önce bitti ve annem, uykudan kaldırdığı babamı yumurta alması için markete gönderdi. Babam kaşı çatık, suratı asık halde kalktı ve söylene söylene evden çıktı: "Sabah sabah ne yumurtasıymış bu arkadaş, daha dün almadık mı? Üstüne oturup kırıyor musunuz bir bir? Nereye gidiyor o kadar yumurta anlamadım ki?
Size yumurta yetiştirecem diye tavuğun poposu yırtıldı iki gündür be!"