Neil Armstrong ve Buzz Aldrin Ay'a ayak basmadan önceki aylarda abd'nin batısında ıssız bir çölde eğitim gördüler. Bu alan pek çok Kızılderili topluluğuna ev sahipliği yapıyordu; bir yerliyle astronotlar arasında geçen diyaloğa dair şöyle bir hikaye mevcut:
Bir gün eğitim sırasında astronotlar yaşlı bir Kızılderili'yle karşılaşır.
Adam "orada ne yaptıklarını" sorar. Astronotlar kısa süre içinde Ay'a yapılacak bir araştırma seyahatinin parçası olduklarını söylerler. Yaşlı adam bunu duyunca bir an sessiz kalır, sonra astronotlardan kendisine bir iyilik yapmalarını ister.
Astronotlar "Ne istiyorsunuz?" diye sorarlar.
Yaşlı adam, "Kabilemdeki insanlar Ay'da kutsal ruhların yaşadığına inanır. Onlara halkımdan önemli bir mesaj iletmenizi isteyecektim." Astronotlar "Mesaj nedir?" diye sorar.
Adam kendi dilinde bir şeyler mırıldanır, sonra da astronotlara bunu ezberleyene kadar tekrar etmelerini söyler.
Astronotlar "Bu ne demek?" diye sorar.
"Bunu size söyleyemem. sadece bizim kabilemizle Ay ruhlarının bilebileceği bir sır," der.
Üsse geri döndüklerinde astronotlar uzun uğraşlardan sonra yerel dili konuşabilen birini bulurlar ve ondan mesajı tercüme etmelerini isterler. Ezberledikleri şeyi söyleyince çevirmen kahkahalarla gülmeye başlar. Nihayet sakinleşince, astronotların o kadar dikkatle ezberlediği sözlerin "Bu adamların size söylediği hiçbir şeye inanmayın. Topraklarınızı çalmaya geldiler" olduğunu söyler
HELİKOPTER
İlk defa helikopter gören Temel, Dursun'a sormuş:
- Dursun, bu nedur da?
Dursun, gayet sakin cevap vermiş:
-Haçan, bu olsa olsa bin yaşinda bir sinekdur.
RONTGEN
- "Temel çok iyi bir doktordur" demiş Cemal..
- "Nereden biliyorsun?" demişler.
- "Geçen yıl çok pahalı bir ameliyat olmam gerekiyordu, param yoktu, rontgende rütuş yaptı."