Madde 1- Herkes aşık olabilir.
Madde 2- Hiç kimsenin aşkına mani olunamaz.
Madde 3- Mümeyyiz olmayan kimse aşık olamaz.
Madde 4- Aşık sevgilisini kendini sevmeye icbar edemez.
Madde 5- Aşık olduğunu iddia eden kimse bunu ispata mecburdur.
Madde 6- Aşkın karşılıklı olması şart değildir.
2- İLAN-I AŞK
Madde 7- İlan-ı aşk, tek taraflı yönetilmesi gerekli bir irade beyanıdır. Bu ilan bir şekli mahsusa tabi değildir.
Madde 8- İlan-ı aşk, yazılı şekilde olursa buna 'Aşk Mektubu' denir.
Madde 9- İmzasız aşk mektupları hiçbir hüküm ifade etmez. Meğer ki muhtevası yazarının hüviyetini sevgiliye haber vere.
Madde 10- Aşk ilan-ı sarih olabileceği gibi zimni de olabilir.
Madde 11- Aşk mektubunun yırtılarak mursile (gönderene) iadesi sarih bir red veya yeni bir icaba davet mahiyetindedir.
Madde 12- Sarih veya zimmen reddedilmemiş bir icaba mahiyetindedir.
3- AŞK BİRLİĞİ
Madde 13- Tarafların karşılıklı olarak ilan-ı aşk etmeleriyle 'aşk akdi' doğar.
Madde 14- Birliğin devamı ve sariyeti için sevgililer hüsnüniyetle her çareye başvurabilir.
Madde 15- Bu maddelerin uygulanmasında A.K.'nin 2.maddesi kıyasen tatbik edilir.
4- BİRLİĞİN SONA ERMESİ
Madde 16- Taraflardan biri, diğerinin aşkını istismar ederse kusursuz taraf, birliği her zaman ve tek taraflı bir irade beyanı ile feshedebilir.
Madde 17- Aşıklardan birinin ölümü, ihaneti, yeni bir aşk birliği kurması gibi hallerin her birinin vukuunda birlik kendiliğinden fesih olur.
Madde 18- Taraflar karşılıklı olarak anlaşaraktan birliği feshedebilirler.
Madde 19- Bir maşuk aynı zamanda bir kaç aşığı idare ediyorsa 'hüsnüniyet' iddiasında bulunamaz.
5-SONA ERMENİN NETİCELERİ
Madde 20- Birlik taraflardan birinin ölümü ile sona ererse, diğer taraf sevmekte devam edebilir.
Madde 21- Bir tarafın ihaneti halinde, kusursuz taraf, örf ve adete göre dilediği müeyyideyi tatbik etmekte serbesttir.
TRAFİK
Trafik kuralı ihlali yapan kimsenin çıkmadığı uzun bir nöbetin sonunda polis nihayet aşırı hız yapan bir aracı durdurdu. Sürücü camı açtı. Ruhsat ve ehliyetini uzattı. Polis ceza makbuzunu cebinden çıkarırken keyifle gülümsedi.
- Sizi bütün gün bekledim. Sürücü nasıl olsa cezamı öyle ya da böyle çekeceğim rahatlığıyla, iç çekerek cevap verdi.
- Anlıyorum memur bey. Elimden geldiği kadar hızlı gelmeye çalıştım ben de. Polis, dakikalar süren gülmesi kesilmeyince adama eliyle git, git işareti yaptı ve adam cezadan kurtuldu.
SOL TARAF
Evleneli tam elli yıl olmuştu. Kadın "Ellinci yıl dönümümüzü elli yıl önceki yerde kutlayalım" dedi. Adam elli yıldır olduğu gibi. "Peki" dedi. Aynı otele gittiler aynı odayı aldılar.
Akşam olunca kadın "Tıpkı elli yıl önceki gibi yemeği balkonda yiyelim" dedi. Adam yemek siparişini verdi. Yemek geldi balkondaki masanın başına geçecekleri sırada kadın tutturdu "Ne olur soyunalım. Tıpkı elli yıl önceki gibi yemeğimizi çırılçıplak yiyelim" Soyunup oturdular yemeğe. Kadın çok mutluydu. "Aaah ah" diye içini çekti. "Tıpkı elli yıl önceki gibi.
Şöyle sol tarafımdan doğru kalbime nasılda bir sıcaklık geliyor" "Tabi gelir karıcığım" dedi
adam. "Sol göğsün çorbaya giriyor"
HEDİYE
3 adam oturmuş eşlerine aldıkları hediyelerden bahsediyorlarmış. Birincisi demiş ki, "Karıma öyle bir hediye aldım ki, 6 saniyede 0'dan 100'e çıkıyor." Diğer ikisi anlamamışlar. "Ne aldın?" diye sormuşlar. "Beyaz bir Porsche aldım.
Çok mutlu oldu." diye cevap vermiş. İkinci adam demişki, "Ben de geçen doğum gününde karıma 4 saniyede 0'dan 100'e çıkan birşey almıştım." Hemen anlamışlar tabi ki: "Heey, yoksa Ferrari mi aldın?" Adam gülümsemiş: " Evet, kıpkırmızı bir Ferrari aldım. Gerçekten de ona çok yakıştı." demiş. Bu sefer üçüncü adama sormuşlar: " Peki sen ne aldın karına ?" Adam demiş ki: "Ben öyle birşey aldım ki; sadece 2 saniyede 0'dan 100'e çıkıyor." Adamlar şaşırmışlar: "Atıyorsun!" demişler. Öyle bir araba olmaz ki!" Adam cevap vermiş: "Araba
aldığımı kim söyledi. Bir Terazi aldım demiş.
ALKIŞLIYORUM
Bir alkış da kapıyı açıp dışarı kaçarken merdivende yakaladığım ve ''Annen nerede?'' diye sorduğumda ''İçeride, beni uyutuyor'' yanıtını veren yeğenime ve ayağında yastıkla yerde uyuyakalan ablama gelsin...
ANNESİNİ ÇILDIRTAN ÇOCUK
Bu kadar da merak olmaz...
- Anne, babam bana, tepemin tasını attırma dedi. İnsanların tepesinin tası mı var?
- Öf, lütfen git başımdan sular kesik zaten …
- Suları bıçakla mı kesiyolar ?
-Hayır… Lafın gelişi, öyle denir…
-Laf bir yerlerden mi geliyor?
-Kafa ütüledin ama…
-İnsanların kafaları, tıpkı pantolonlar ve gömlekler gibi ütülenebilir mi?
-Aaa komşular yetişin bu çocuk beni Bakırköy'e gönderecek!!!
-Bakırköy, gerçekten bakırdan mı?
-Peki, peki… Bak, şimdi sana anlatmaya çalışayım. Kullandığımız kelimelerin… Yani… Şey… Yani, kelimenin anlamını araştırmamız gerekmez… Yani dilin yapısı öyle…
-Anne, dilini çıkarır mısın?
-Nedenmiş o?
-Dilin yapısı öyle demedin mi görmek istiyorum neden yapılmış dil?