Yasanın detaylarına baktığımızda iyi kurgulandığı görülüyor. Geçmişte teşvikler araç değil, amaçtı. İl bazlı bölgesel teşvik sistemine geçilecek.
Belirlenen stratejik sektörlere, ara mal ithalatı yerine üretim yapmasına destek sağlanacak. Kümelenmenin ve ileri teknoloji yatırımlarının desteklenecek olması önemli artılardan. Vergi indirimi yatırımcının tüm faaliyetlerine uygulanacak.
Sigorta primi işveren payına uzun vadeli indirim desteği sağlanacak. Organize sanayi bölgelerindeki yatırımlar daha fazla desteklenecek.
Vatandaşa nasıl yansıyacak?
Türkiye'nin tarihinde ilk defa bir teşvik paketi vatandaşa doğrudan yansıyacak. Türkiye büyüyor ve büyümenin refahı desteklemesi şart. Geçmişte açıklanan bölgesel teşvik paketlerinin çoğu amacına ulaşmadı. Yeni teşvik paketinin il bazında olması ve stratejik sektörlere destek sağlanması nedeniyle, yeni istihdam üzerinde olumlu etki yaratmasını bekliyoruz. Sigorta primi desteği istihdam artışında katkı sağlayacak.
Refah seviyesi artıyor mu?
Veri akışının yoğun olduğu bir haftayı geride bıraktık. Türkiye ekonomisi 2011 yılında yüzde 8.5 büyüme ile OECD ülkeleri içinde en yüksek, dünyada Çin'den sonra en hızlı büyüyen ülke oldu. Türkiye'de kişi başına milli gelir 10.444 dolara ulaşırken, 736 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğe ulaştık. 2002 yılında 3.493 dolar olan kişi başına milli gelir 2011 itibari ile 3 kat arttı. Son 4 yılda 2009 yılı hariç kişi başı milli gelir düzeyi 10 bin doları aştı.
Türkiye'nin ihracatı Mart'ta 12 bin doları aşarak yıl sonu hedefi olan 150 milyar dolarlık hedefi kolayca aşabileceğini gösterdi. İhracatta AB ülkelerine bağımlılığımız azalmaya başlarken, başta Afrika, Ortadoğu, BDT ülkeleri ve BRIC ülkelerine ihracatımız artış kaydetti. İhracatta pazar çeşitleniyor. Gaziantep, ihracatını en fazla artıran il olurken; bölgenin üretim ve istihdam merkezi haline geldi. Tüm rakamlar gösteriyor ki, büyüme potansiyeli yüksek ve 2023 yılında 500 milyar dolarlık ihracat hedefini rahatlıkla aşacak bir ekonomiden bahsediyoruz.