Fenerbahçe, yeni sezonun bu kritik virajında Gorik karşısında sahadan 1-0'lık galibiyetle ayrılarak rövanş öncesi önemli bir avantaj elde etti. Skor tabelası "iş bitti" demiyor belki ama "iş doğru başladı" mesajını net biçimde veriyor. Sarı-lacivertliler maç boyunca oyunun kontrolünü büyük ölçüde elinde tuttu. Topa sahip olan, rakibini kendi yarı sahasına iten ve oyunun temposunu belirleyen taraf Fenerbahçe'ydi. Savunma hattının ciddi bir hata yapmaması, takımın fiziksel ve taktiksel disiplininin sezon başına göre umut verdiğini gösterdi. Ancak futbol bazen skordan ibaret değildir. Bu maçın en önemli mesajı, Fenerbahçe'nin daha üretken olmak zorunda olduğuydu. Yakalanan fırsatlar daha iyi değerlendirilebilseydi rövanş öncesinde çok daha rahat bir tablo ortaya çıkabilirdi. Avrupa kupalarında tek farklı galibiyetler her zaman dikkat ister; çünkü rövanşta atılacak tek gol bile dengeleri değiştirebilir. Bununla birlikte karamsar olmak için de bir neden yok. Takımın oyun planına bağlı kalması, savunma direnci ve bireysel kalite farkı, Fenerbahçe'nin tur için en güçlü kozları. Eğer rövanşta aynı ciddiyet korunur ve hücumdaki son vuruş kalitesi biraz daha yükselirse, sarı-lacivertlilerin turu geçmesi sürpriz olmayacaktır. Bu karşılaşma, bir gösteri maçı değil; bir tur mücadelesinin ilk perdesiydi. Fenerbahçe ilk perdeyi kazandı. Şimdi sıra, bu avantajı akıllıca yönetip ikinci perdede hikâyeyi mutlu sonla tamamlamakta. Bu arada Fenerbahçe taraftarı daha ilk maçtan oyunculara ve İsmail Kartal'a dolayısıyla da Aziz Yıldırım'a büyük destek verdi bu da çok dikkat çekici bir noktaydı.