Fenerbahçe'de ligde 5. hafta geride kaldı ama ortada taraftarı mutlu eden bir tablo yok. İstenen oyun yok, beklenen performans yok, tribünlerde huzur yok. Üstelik daha sezonun başında 8 puan kaybedilmiş durumda. Gaziantep'te bırakılan puanlar, bu tablonun üzerine eklenen yeni bir hayal kırıklığı oldu. Fenerbahçe gibi şampiyonluk hedefiyle yola çıkan bir takım için 5 haftada yaşanan bu kayıp, üzerinde ciddi şekilde düşünülmesi gereken bir durum.
Asıl sıkıntı ise yalnızca sahadaki sonuçlar değil. Takımın ve camianın enerjisini aşağı çeken gereksiz krizler de Fenerbahçe'nin önünü kesiyor. İsmail Kartal'ın yaşattığı son kriz bunun en açık örneği. Fenerbahçe üç gün boyunca sahada futbol konuşmak yerine Kartal'ın yarattığı gündemle uğraştı. Zaten sonuçlardan ve oynanan futboldan memnun olmayan taraftarın, bu krizle birlikte sabrı biraz daha taştı.
Camianın, futbolcuların ve teknik heyetin üzerindeki gerilim arttı. Oysa sezonun daha başında Fenerbahçe'nin ihtiyacı olan şey kriz değil, sakinlik ve çözüm üretmekti. Tam da bu noktada Aziz Yıldırım'a büyük bir görev düşüyor. Çünkü bugün Fenerbahçe'nin içinde bulunduğu durum, artık yalnızca teknik direktörün ya da futbolcuların meselesi olarak görülemez.
Başkanın aldığı kararlar, yaptığı tercihler ve özellikle İsmail Kartal konusunda gösterdiği tavır, onu da bu sürecin doğal olarak bir parçası haline getiriyor. Yıldırım, Kartal'ın arkasında durdu, istifa kararından vazgeçirdi ve teknik direktörüne açık destek verdi.
Bunun bir anlamı da şudur: "Bu tercihin arkasındaysam, sonuçlarından doğacak sorumluluğu da alıyorum." Dolayısıyla bundan sonra sonuçlar kötü gitmeye devam ederse, eleştirilerin yalnızca İsmail Kartal'a yönelmesini beklemek gerçekçi olmaz. Bir noktadan sonra oklar başkana da dönecektir. İşte bu nedenle Aziz Yıldırım'ın artık Samandıra'da daha fazla mesai harcaması gerektiğini düşünüyorum.
Başkanın yalnızca yönetim katında değil, takımın günlük hayatında da ağırlığını hissettirmesi şart. Takımın neden istenilen futbolu oynayamadığı, futbolcuların neden beklenen performansı ortaya koyamadığı, soyunma odasında ve Samandıra'da hangi problemlerin yaşandığı açık biçimde ortaya çıkarılmalı. Kimsenin sorunları halının altına süpürme lüksü yok. Çünkü Fenerbahçe'nin bu sezon hedefi belli: Şampiyonluk.
Eğer bu camiaya şampiyonluk sözü verildiyse, o sözün gereğini yerine getirmek için şimdi harekete geçmek gerekiyor. Daha ligin beşinci haftasındayız. Önümüzde uzun bir maraton var. Dolayısıyla henüz hiçbir şey bitmiş değil. Ancak tehlikeli olan, sorunların büyümesine seyirci kalmak. Bugün küçük görünen bir problem, yarın çok daha büyük bir krize dönüşebilir.
Fenerbahçe'nin ihtiyacı yeni bir tartışma değil, acil bir reçete. Yönetim, teknik heyet ve futbolcular aynı hedef etrafında yeniden kenetlenmeli.
Fenerbahçe bu girdaptan çıkabilir mi? Elbette çıkabilir. Ancak bunun için önce sorunları doğru teşhis etmek, ardından da zaman kaybetmeden müdahale etmek gerekiyor. Aziz Yıldırım'ın bugün yapması gereken tam olarak budur.
Samandıra'da daha fazla bulunmalı, takımı daha yakından takip etmeli, teknik heyetin arkasında duruyorsa bunun gereğini yerine getirmeli ve camianın verdiği şampiyonluk sözünün arkasında olduğunu göstermeli. Ve bugün Fenerbahçe'nin önündeki en önemli görev, yeni bir kriz yaratmak değil, var olan krizi bitirmektir.