CANLI YAYIN
Ersin Ramoğlu
ERSİN RAMOĞLU

Prof. Dr. Hüseyin Yayman

Eklenme Tarihi 24 Temmuz 2026

Asrın felaketi...

Sadece binaları yıkmadı.

Ocakları söndürdü.

Hatıraları toprağın altına gömdü.

Çocuklukları enkazın altında bıraktı.

Hatay, o kara sabahın en ağır yükünü omuzlayan şehirlerden biriydi.

Yıkılan sadece beton değildi.

Aileler dağıldı.

Hayaller sustu.

Dualar yarım kaldı.

Prof. Dr. Hüseyin Yayman da o büyük felakette tam 11 yakınını toprağa verdi.

Kolay söyleniyor...

On bir can...

Bir insanın ömrüne sığdırabileceği en ağır imtihanlardan biri.

Çünkü deprem yalnızca evi yıkmaz.

Bayram sabahlarını da götürür.

Aile sofralarını da...

Komşulukları da...

Çocukluğunun sokaklarını da...

İnsan sadece sevdiklerini değil, geçmişini kaybeder.

**

Hatay işte böyle bir acıyı yaşadı.

Yayman o acının tam orta yerindeydi.

Bu büyük yıkımdan sonra ayağa kalkmak kolay değildir.

İnsan bazen nefes almakta bile zorlanır.

Ama o, yasına teslim olmadı.

Acısını sessizce yüreğine gömdü.

Sorumluluğunu omzuna aldı.

Ve yeniden yürümeye başladı.

Çünkü bazı insanlar makam taşır.

Bazıları da kaderin yükünü...

Yayman'ın bugün sergilediği duruşu anlamak isteyenler önce bu büyük imtihanı anlamalı.

İnsanı değiştiren makam değildir.

Koltuk değildir.

Unvan hiç değildir.

İnsanı asıl değiştiren, kaderin omuzlara yüklediği yüktür.

Bazı acılar insanı yıkar.

Bazıları ise olgunlaştırır.

Vicdanını büyütür.

Sorumluluk duygusunu derinleştirir.

**

Yayman'ın akademik birikimi bu hayat tecrübesiyle birleşti. Devleti günün tartışmalarıyla değil, tarihin hafızasıyla okudu.

Geçmişin mirasını geleceğe bırakılacak sorumluluk bilincinde siyaset yapıyor.

Yayman için devlet, yönetilen bir kurum değil; milletin asırlardır ayakta tuttuğu büyük bir hafızadır.

Hatay onun için yalnızca milletvekili seçildiği şehir değildir.

Çocukluğudur.

Hatıralarıdır.

Kaybettikleridir.

Yayman deprem sonrası Hatay'ın ayağa kalkması için verilen mücadelenin en yakın takipçisi oldu.

Kalıcı konutlardan eğitim yatırımlarına, sağlık hizmetlerinden ulaşım projelerine kadar şehrin ihtiyaçlarını Ankara'nın gündeminde tuttu.

Çünkü enkazın altında kalan binalar değil, şehrin umuduydu.

**

Yayman'ın siyasetinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la kurduğu ilişkiyi doğru okumak gerekir.

O, Erdoğan'ı yalnızca partisinin genel başkanı olarak değil, Türkiye'nin son çeyrek asrına yön veren bir lider olarak görüyor.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı olarak bulunduğu her platformda Başkan Erdoğan'ın siyasi vizyonu kararlılıkla savunmaktadır.

Onun bu duruşu ortak bir dava anlayışının, uzun yıllara dayanan siyasi uyumun ve sadakatin sonucudur.

Hayat bazen insana öyle imtihanlar verir ki...

O imtihanın ardından artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz.

Hüseyin Yayman'ın hikâyesi de böyledir.

**

Enkazın altında yalnız sevdiklerini bırakmadı.

Eski hayatını da bıraktı.

Geride ise tek bir hedef kaldı.

Ayağa kalkmak...

Şehrini ayağa kaldırmak...

Ve acıyı, millete hizmet etme iradesine dönüştürmek.

İnsan geriye dönüp baktığında makamları değil, bıraktığı izleri hatırlar.

Belki de asıl mesele budur.

Yıkılmadan ayakta kalabilmek...

Ve başkalarını da ayağa kaldırabilmek.

Deprem, sadece şehirleri yıkmadı.

Hayatları yıktı.

Hatıraları yıktı.

Ocakları söndürdü.

Hatay'ın üzerine çöken o kara gün, Hüseyin Yayman'ın da ömrüne silinmeyecek bir iz bıraktı…