Uzaktan bir bina görürsünüz.
Ama içine girince başka bir hikâyeyle karşılaşırsınız.
Duvarların, odaların ve cihazların ötesinde bir hayal vardır.
Emek vardır.
Fedakârlık vardır.
Ve insan hayatına dokunma arzusu vardır.
Fizica Tıp Merkezi'ne ben böyle bakıyorum.
Bu merkez sadece bir sağlık kuruluşu değil.
Bayram Bayiş ile Özgür Suyabatmaz'ın özveriyle kurduğu bir hayalin eseridir Fizica.
Bu ikili yılların tecrübesini teknolojiyle buluşturdu.
Bilimin ışığında yürürken merkeze insanı koydular.
Asıl mesele de bu…
Bir insanın yeniden yürüyebilmesi.
**
Sağlık bazen modern teknoloji, yeni nesil tedavi, bilimsel yaklaşım ve multidisipliner çalışma gibi büyük kelimelerle anlatılır.
Hepsi doğru.
Ama işin görünmeyen tarafı çok daha kıymetli…
Bir annenin merdivenleri rahat çıkabilmesi…
Bir babanın torununun peşinden koşabilmesi…
Bir hastanın aylar sonra ağrısız bir gece geçirebilmesi…
Ve bir insanın, "Artık eskisi gibi yürüyebiliyorum" diyebilmesi…
İşte sağlık yatırımının gerçek karşılığı budur.
Fizica'nın hikâyesinde de bu anlayış var.
Hastayı yalnızca bir "vaka" olarak görmemek…
Onun hayatını, ihtiyaçlarını, beklentilerini ve yaşadığı güçlükleri anlamaya çalışmak…
Tedaviyi kişiye göre planlamak…
**
Çünkü herkesin hastalığı aynı olmadığı gibi, hikâyesi de aynı değil.
Teknoloji var, merkezde yine insan var
Bugünün tıbbı yalnızca doktorun bilgisiyle sınırlı değil.
Teknoloji hızla ilerliyor. Yeni cihazlar, yeni yöntemler ve Yeni rehabilitasyon teknikleri ortaya çıkıyor.
Fizica Tıp Merkezi de bu değişimin farkında.
Geleneksel tıp tecrübesini ileri teknolojiyle buluşturmayı; omurga ve eklem sorunlarından kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarına, ameliyat sonrası rehabilitasyondan hareket kısıtlılıklarına kadar pek çok alanda modern fizik tedavi uygulamalarını teknolojik imkânlarla bir araya getirmeyi amaçlıyor.
Unutulmaması gereken bir gerçek var:
Teknoloji tedaviye yardımcı olur, hastaya ise umudu doktor verir.
Bir doktorun sözü…
Bir tebessüm…
"Merak etmeyin, birlikte aşacağız" cümlesi…
Bazen en gelişmiş cihaz kadar değerlidir.
**
Çünkü mesele sadece bugünü kurtarmak değil.
Bayram Bayiş ve Özgür Suyabatmaz geleceğe da bakıyor.
Bilimsel gelişmeleri takip etmek, yeni teknolojileri araştırmak, klinik tecrübeyi yenilikçi anlayışla birleştirmek…
Bugünkü hastayı tedavi ederken yarının hastasını da düşünmek.
Sağlıkta yatırım yapmak yalnızca para harcamak değildir.
İtibarınızı, zamanınızı,emeğinizi ve en
önemlisi vicdanınızı ortaya koymaktır.
**
Bu yüzden sağlıkta yapılan her yatırım önemlidir.
Bayram ve Özgür yıllar sonra Fizica'nın ilk günlerini hatırlayacaklar.
"Ne kadar zorlanmıştık…"
"Ne kadar çok çalışmıştık…" diyecekler.
Sonra bir hastanın yürüyerek kapıdan çıktığını görecekler.
Bir başkasının yüzündeki mutluluğa şahit olacaklar.
Ve bütün yorgunluklarını bir anda unutacaklar.
Çünkü insanın hayatına dokunmanın karşılığı yok.
Bu para ile ölçülmez.
Hastanın ayağa kalkmasıdır karşılığı.
Evlerin içine yeniden umut girmesidir.
Bu yüzden Fizica Tıp Merkezi'ne yalnızca bir sağlık yatırımı olarak bakmamak gerekir.
Orası insana, bilime ve geleceğe yapılan bir yatırımdır.
Ve belki de en önemlisi…
Umuda yapılmış bir yatırımdır.
Fizica'nın hikâyesi de tam burada başlıyor.
Duvarlarla değil…
Bir hayalle.
Hayalin merkezinde ise insan var.
YUSUF YILDIZ
Bu nasıl iştir anlayan bana da anlatsın lütfen?
6 yıl 3 ay hapis cezası alan, memuriyetten men edilen Adana eski Belediye Başkanı Zeydan Karalar Tufanbeyli'de miting yaptı.
Aziz İhsan Aktaş davasında ihaleye fesat karıştırmaktan 11 ay hapis cezası alan mahkemenin şirketlerine ihaleye girme yasağı getirilen Yusuf Yıldız'ı kim MHP il yönetimine aldı?
Adam ihaleye fesat karıştırmaktan mahkum olmuş…
Bu yüzden şirketlerine ihaleye girme yasağı verilmiş.
Üstelik adam CHP'li Zeydan Karalar'ın kadrolu müteahhidi. Böyle bir tipi partiye kim soktu, niye soktu… Herif
Zeydan Karalar ile birlikte Silivri'de yargılandı be.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bu tiplere karşı bilinen tavrını nasıl görmezden gelirsiniz.
Adana Devlet Bahçeli'nin memleketidir…
Daha dikkatli olunmalıydı.
MHP'li Belediye Başkanı Bilal Uludağ'a gelince.
Başkan hizmetleriyle takdir alıyor.
Kongrede de epey emeği geçti.
Oy birliğiyle seçilen Hakan Yıldırım'ı ise tebrik ediyorum.
Aziz İhsan Aktaş dava sınığını oraya kimin soktuğunu Adanalı soruyor.
Herkes "Yıldız oraya yakışmaz" diyor.
'Yıldız kankası CHP'li Zeydan Karalar'a yakışır diyorlar.
Hiçbir yetkisi olmayan sabıkalı Zeydan Efendiyi belediye adına nasıl konuşturuldu?
Onu kim konuşturuyor.
Hangi mevzuat?
Hangi sıfat?
Karalar ağır bir adli süreçten geçti ve mahkum oldu.
Rüşvet aldığı gerekçesiyle 6 yıl 3 ay hapis cezası aldı.
Memuriyetten de men edilen Karalar'ı "Mikroplastik Kirliliği Forumuna" kim konuşmacı yaptı?
BBB Vekili Güngör Geçer ne yapmaya çalışıyor?
Belediye adına başkan veya vekili konuşabilir.
Peki Zeydan Karalar'da yetki var mı?
Yok!
O halde….