CANLI YAYIN
Ersin Ramoğlu
ERSİN RAMOĞLU

İki İnsan

Eklenme Tarihi 17 Temmuz 2026

Bu dünyanın en büyük zenginliği;

Ne banka hesapları...

Ne holdingler...

Ne şatafatlı makam odaları...

Ne de alkışlardır...

Ömrü bereketlendiren bir annenin "Allah senden razı olsun oğul" şeklindeki duasıdır.

Bir babanın sessizce omza dokunup tebessüm etmesidir.

Bazıları servetini kasalarda büyütür.

Bazıları da anne ve babalarının gönlünde...

Aydın Baloğlu o insanlardan biridir…

Rahmetli babası 'Hacı Aydın'ın hastalığı sırasında nasıl telaşlandığına ve anneciği Ayşe anasına olan sevdasına tanığım.

Aydın Bey iş dünyasındaki başarılarla tanındı...

Ama onu büyük yapan şey, anne ve baba sevdasıydı.

İnsanlık, teknoloji geliştikçe küçülüyor sanki.

Evler büyüyor...

Masalar uzuyor...

Bankalardaki rakamlar kabarıyor...

Fakat ne yazık ki anne ve babaya ayrılan vakit küçülüyor.

Anne veya babasını huzurevlerine kapatanlar bile var.

**

"Annesini" aylarca aramayan tipler aramızdadır.

Babalar ise evlatlarının başarılarını uzaktan seyreden sessiz ihtiyarlara dönüştü..

Böyle bir zamanda, anne ve babasını baş tacı eden insanlar benim için çok kıymetlidir.

Sevgili Aydın rol için anne ve baba sevdalısı biri değildi.

Ne kameraların önünde el öptü...

Ne sosyal medyada duygu sömürüsü yaptı...

Anne ve baba sevgisi ile reklam yapılamaz.

Anasının duasını almadan huzur bulmayan, sağlıklarını kendi sağlığından önde tutan, yüzlerindeki tebessümü dünyanın bütün kazançlarından daha değerli gören bir evlattır Aydın.

**

İnsanın gerçek makamı, anne ve babasının gönlündeki yeridir.

Hayat insana her şeyi öğretiyor.

Başarmayı öğretiyor...

Kaybetmeyi öğretiyor...

Zengin olmayı öğretiyor...

Ama en zor öğrettiği şey vefadır.

İşte bugün en çok eksikliğini çektiğimiz şeyde budur.

Anne yaşlanınca yük gören...

Babasını yalnızlığa mahkûm eden...

Bir ömür emek veren insanları hayatının kenarına iten evlatların çoğaldığı bir çağda yaşıyoruz maalesef.

Oysa anne ve baba, insanın köküdür.

Kök kurursa, dallar ne kadar yükselirse yükselsin meyve vermez.

**

İnsan çocukluğunu hatırlamalı.

Hastalığında sabaha kadar başında bekleyen annesini...

Elinden tutup yürümeyi öğreten babasını...

İlk bisikletini alan eli...

İlk başarısında kendisinden çok sevinen yüreği...

Sonra da kendine şu soruyu sormalı:

"Ben onların hakkını gerçekten ödeyebildim mi?"

Bu sorunun cevabını gönül rahatlığıyla veren kaç insan var?

Bu yüzden ben, Aydın gibi anne ve babasına sevdalı yürekleri unutmam.

Çünkü para miras kalır.

Makam el değiştirir.

Şöhret bir gün biter.

Ama güzel evlat olanı herkes hayırla anar.

En büyük mirasta budur.

**

Aydın Baloğlu'nun iş hayatındaki başarısı eksik kalır.

Onu asıl anlatan, anne ve babasına olan hürmetidir.

Vefasıdır.

Merhametidir.

Başarılarının ardındaki gerçek sır da budur.

Ana duası alanın yolu açılır.

Baba duası alanın yükü hafifler.

Hayat bazen insanın yüzüne bütün kapıları kapatır.

Bir annenin semaya açılan elleri, öyle kapılar açar ki hiçbir anahtarın gücü o kapıyı açmaya yetmez.

Rabbim hayatta olan anne ve babalara sağlık benim gibi anne ve babasını kaybedenlere de sabır ve teselli versin.

Anne ve basanın kıymetini mezar taşlarının başında arayan değil; hayattayken elini öpen, gönüllerini alan, dualarını ömür azığı yapan evlatlar olmayı nasip etsin.

Sonunda geriye kalan ne kazandığımız paradır...

Ne oturduğumuz koltuktur...

Ne de adımızın yazıldığı tabeladır...

Geriye sadece şu soru kalır:

"Annen senden razı mıydı? Baban sana dua etti mi?"

Bu iki soruya gönül huzuruyla "Evet" diyen gerçek zengindir.

**

HALUK LEVENT

Dün Haluk Levent ile kol kola yürüyenler, devlet kurumlarını ile Kızılay'ı karalayarak Ahbap'a destek verenler bugün günah çıkarıyor…

Haluk Levent'in nasıl biri olduğunu ilk 2017'de yazmıştım.

Beni o gün linç eden Reis düşmanları haksız mıydım?

Allah'ın verdiği sesle milyonların gönlüne giren Haluk Levent en büyük sermayesini kaybetti.

Allah ona güçlü bir ses verdi.

Sahnelerde alkışlandı.

Şarkıları dillerden düşmedi.

Sonra insanlar sesinden sonra vicdanına da inandı.

Deprem enkazı altında umut arayan insanlar vardı.

Uğur Dündar,Cemal Enginyurt,Tarkan,Hayko Cepkin,Muharrem İnce, Oğuzhan Uğur, Ruşen Çakır, Berna Laçın, Gökhan Özoğuz, Pelin Batu, Şahan Gökbakar Mansur Yavaş ve Hadise gibilerin yazıp söyledikleriyle kamuoyunda "Bu adam emanete sahip çıkar" algısı yarattı…

Bu ekip milleti devlete değil sahtekarlıktan sabıkası olan bu adama yönlendirdi…

İnsanlar da cebindeki son parayı verdi.

Çocuğunun kumbarasını boşaltan bile oldu...

Emekli maaşından kesip yardım eden de...

Güven kavramıyla oyun olmaz.

Yardım paralarıyla da kumar oynanmaz.

Güvene en küçük bir şüphe düşmemeli…

"Değer miydi Haluk Levent?"

Yukarıda adlarını yazdıklarım yaptığınızı beğendiniz mi?

Haluk Levent'e güvenilmeyeceğini ilk yazan bendim…

Rize'den denize kaçan kurbanlık hayvanı satın almasıyla "Ahbap" derneğinin adını duyurunca "hayırdır yeni bir Gezi mi" geliyor diye sormuştum.

Ne için Ahbap'ı kurduğunu anladınız mı bari.