İsrail bağlantılı dolandırıcılık ofislerinde fuhuş ve uyuşturucu skandalı... Robert Hason başrolde
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yasadışı Forex ve kara para aklama soruşturmasında ele geçirilen dijital materyaller, MASAK raporları ve şüpheli ifadeleri, milyarlarca liralık uluslararası vurgun ağını gözler önüne serdi. İsrail bağlantılı yöneticilerin idare ettiği iddia edilen çağrı merkezlerinde çalışan personelin emniyet ifadeleri; mağdurlarla nasıl alay edildiğini, çalışanların silahla nasıl tehdit edildiğini ve ofislerde Türkçe konuşmanın dahi nasıl kesin bir dille yasaklandığını gün yüzüne çıkardı. Ele geçirilen dijital materyallerde, dolandırıcılık ofislerinde düzenlenen ahlaksız partilerin görüntüleri tespit edildi. Soruşturma dosyasına giren belgelere göre, çete üyeleri operasyon ihtimaline karşı şirket isimlerini sürekli değiştirerek gizlenmeye çalıştı.
İstanbul merkezli yürütülen organize Foreks dolandırıcılığı soruşturmasında çarpıcı detaylar gün yüzüne çıktı.
MİT ve emniyet birimlerinin ofislere düzenlediği baskınlarda ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesiyle şebekenin iç yüzü deşifre edildi.
İlker Robert Hason, Karolin Levi Hason ve Amit Ygal gibi üst düzey yetkililerin dijital verilerinde, dolandırıcılık ofislerinde yaşanan skandallara ulaşıldı
Şebeke yöneticilerinin, insanları dolandırmakla görevli çalışanların motivasyonunu artırmak amacıyla ofislere dansöz getirdiği, fuhuş ve uyuşturucu partileri organize ettiği belirlendi.
BAŞAKŞEHİR'DEKİ HÜCRE EVİNE NOKTA OPERASYONU
Soruşturma kapsamında uzun süredir firari olarak aranan şebeke lideri, MİT'in nokta tespitiyle yakalandı.
Hem İsrail hem Türk pasaportuna sahip şebeke liderinin Başakşehir'de gizlendiği ikamet tespit edildi.
Düzenlenen özel operasyonla gözaltına alınan şüpheli, sorgulanmak üzere İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na sevk edildi.

JAK DEĞİL ROBERT ÇIKTI
Yapılan derinlemesine inceleme sonucunda, kamuoyunda kendisini "Jak Tovim" ismiyle gizleyen şahsın gerçek adının Robert Hason olduğu ortaya çıkarıldı.
İSRAİL'E PERDE
İsrail vatandaşlığı bulunmasına karşın Hason'un, Türkiye-İsrail ilişkilerini ve güvenlik bürokrasisinin radarını atlatmak amacıyla uzun yıllardır İsrail pasaportunu bilinçli olarak kullanmadığı saptandı.

ŞEBEKEYİ ÇÖZEN İFADELER
İsrail bağlantılı yöneticilerin idare ettiği iddia edilen çağrı merkezlerinde çalışan personelin emniyet ifadeleri; mağdurlarla nasıl alay edildiğini, çalışanların silahla nasıl tehdit edildiğini ve ofislerde Türkçe konuşmanın dahi nasıl kesin bir dille yasaklandığını gün yüzüne çıkardı.
Ele geçirilen dijital materyallerde, dolandırıcılık ofislerinde düzenlenen ahlaksız partilerin görüntüleri tespit edildi. Soruşturma dosyasına giren belgelere göre, çete üyeleri operasyon ihtimaline karşı şirket isimlerini sürekli değiştirerek gizlenmeye çalıştı.
Soruşturma kapsamında Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde ifade veren şüphelilerden Mehmet Cemre Ketencigil, sistemin nasıl işlediğini ve mağdurların nasıl tuzağa düşürüldüğünü detaylarıyla anlattı.

Ketencigil'in beyanlarına göre, Arif Yaman isimli bir yatırımcıdan 200.000 Euro tutarında para talep edildi.
Yaman, yatırım yaptığını düşünerek bu parayı sisteme aktardı ancak daha sonra parasını çekmek istediğinde şirket yöneticileri Ümit Bolat ve Özden isimli şahıslar tarafından yanlış işlemlerle oyalandı. Ketencigil, yöneticileri uyardığında yöneticilerin kendisini dinlemediğini ve mağdurun arkasından aptal olmasaydı diyerek dalga geçtiklerini itiraf etti.
Bu durumdan rahatsız olan Ketencigil, mağdur Arif Yaman'a ulaşarak dolandırıldığını söyledi ve parasını kurtarması için avukatıyla görüştü.
Fakat bu durumun şirket yönetimi tarafından öğrenilmesinin ardından Ümit Bolat, İlker Hason ve Özden tarafından açıkça tehdit edildi. Hatta Özden isimli şahsın, gözdağı vermek amacıyla Ketencigil'in evinin önüne kadar geldiği ve Ketencigil'in bu olay üzerine Tarabya Polis Merkezi'ne giderek şikayetçi olduğu ortaya çıktı.

TÜRKÇE KONUŞMAK YASAK!
Soruşturmanın en çarpıcı detaylarından biri de uluslararası dolandırıcılık ağının kurumsal bir şirket gibi yapılandırılması oldu.
Şüphelilerden Doğa Altunok'un telefonundan elde edilen belgelere göre, çağrı merkezindeki personel İngilizce, Fransızca, Almanca, Hintçe, Korece ve Arapça dillerine göre özel ekiplere ayrıldı.
Adli bilişim raporları, çalışanların takım liderleri, departmanları ve kullandıkları dillere göre fişlendiğini belgeledi.

650'DEN 400'E DÜŞÜRDÜLER
Dosyada yer alan mutfak görevlisi Murat Demirbaş'ın ifadesi ise içerideki yabancı uyruklu hiyerarşiyi gözler önüne serdi.
Demirbaş, Facto ve Venture isimli şirketlerin fiili sahibinin Amıt Ygal isimli bir İsrail vatandaşı olduğunu, ikinci adamın ise Maksym Verzilov isimli bir Rus olduğunu belirtti. Demirbaş'ın ifadesine göre, ofis içerisinde mutfak bölümü hariç Türkçe konuşmak kesinlikle yasaktı.
Ayrıca şirket sahibinin özel şoförü olan Sait isimli şahsın, personelin maaşlarını dağıtmak için arabayla kasa içerisinde yüklü miktarda nakit para getirdiği de tutanaklara yansıdı.
Demirbaş, 10 Mart'ta benzer bir iş yerine yapılan polis operasyonunun ardından yönetimin büyük bir paniğe kapıldığını, işe gelişlerin durdurulduğunu ve personel sayısının aniden 650'den 400'e düşürüldüğünü anlattı.

ÇALIŞANLARA İSRAİL MAFYASIYLA TEHDİT
Almanya doğumlu şüpheli Hümeyra Doğaner'in emniyetteki itirafları, çetenin kendi çalışanları üzerinde kurduğu korku imparatorluğunu deşifre etti.
Performix, Lavixo ve Yakirox gibi paravan şirketlerde çalışan Doğaner, takım lideri Bilal Çeliker'in çalışanları zorla yalan makinesine oturttuğunu ve polis ile işbirliğin var mı, polis tanıdığın var mı, ajanlık yapıyor musun şeklinde sorguya çektiğini anlattı.
Şirketin patronu olarak bilinen Yahudi kökenli İlker Hason'un tüm para kaynaklarını yönettiğini belirten Doğaner, asıl dehşet verici detayı Ümit Bolat ile ilgili verdi.
Bolat'ın ofiste belinde silahla dolaştığını ve keyif yapmak amacıyla elindeki nakit paraları havaya saçtığını söyleyen Doğaner, kendisine soru sorulduğunda Bolat'ın "fazla merak cana zarardır, benim elim kolum uzundur, benim İsrail mafyalarım var" diyerek çalışanları tehdit ettiğini aktardı.
Doğaner ayrıca, Bolat'ın kendisini küçük kızı üzerinden tehdit ettiğini de ifadesine ekledi.

MASAK VERİLERİ KRİPTO İZLERİNİ ORTAYA ÇIKARDI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, şüpheli ifadelerinin yanı sıra MASAK verileri ve ele geçirilen dijital materyaller üzerinden soruşturmayı derinleştiriyor.
Sadece Hümeyra Doğaner'in hesaplarında yapılan incelemede, 2021 ile 2026 yılları arasında hesaba 10.210.500 TL giriş, 5.722.449 TL çıkış olduğu tespit edildi.
Paribu ve BtcTurk gibi kripto varlık platformlarına yapılan milyonlarca liralık transferler de raporda yer aldı.

Doğaner bu transferleri altın bozdurma, kira geliri ve borç alışverişi olarak savunsa da, savcılık bu devasa para trafiğinin yasadışı Forex gelirleri olduğundan şüpheleniyor.
Mevcut anlatımlar ve mali analizler ışığında savcılık; şirketlerin gerçek sahiplerinin kimler olduğunu, yabancı yöneticiler arasındaki hiyerarşik bağı, İsrail bağlantılı kişilerin sistemdeki rollerini, müşteri datalarının Ukrayna ve diğer ülkelerden nasıl temin edildiğini ve Inefex gibi uygulamalar üzerinden toplanan paraların kripto sisteminde nasıl aklandığını çözmek için araştırmalarını aralıksız sürdürüyor.

5 FARKLI ŞİRKETLE MİLYONLARCA DOLARLIK VURGUN
MİT'in deşifre ettiği kirli ağın detayları, paravan sistemin büyüklüğünü gözler önüne serdi.
Yakalanan Robert Hason'un, mağdurları tuzaklarına düşüren Foreks dolandırıcılığı üzerinden faaliyet gösteren 5 farklı şirketin genel müdürü olduğu belirlendi.
Hason'un, kurulan paravan şirketler üzerinden milyonlarca dolarlık haksız kazanç çarkını yönettiği aktarıldı.

KIBRIS'TA DA O VAR
Şebekenin uluslararası ayağındaki kirli ilişkiler ağının Türkiye ile sınırlı kalmadığı öğrenildi.
Hason'un, benzer dolandırıcılık faaliyetlerini yürüten organizasyonun Güney Kıbrıs Rum Kesimi yapılanmasında üst düzey elebaşları arasında yer aldığı bildirildi.

KARA PARA AĞININ BEYNİ 'ALONA'
Operasyonun kritik ayağında küresel dolandırıcılık çarkının finansal kalbi hedef alındı.
Şebekenin yurt içi ve yurt dışındaki tüm finansal süreçlerini yöneten, devasa kara para ağının merkezinde yer alan İsrail uyruklu Alona Notes Punkt, MİT'in radarına takıldı.
Yakalanmamak için sürekli adres değiştirerek izini kaybettirmeye çalışan finans sorumlusu, saklandığı son adreste özel operasyonla gözaltına alınarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na teslim edildi.

212 GÖZALTI
Şebekenin tepe yöneticilerinin ve finans ayağının çökertildiği operasyon kapsamında aralarında organizatörlerin bulunduğu 15'i İsrail vatandaşı 212 şüpheli gözaltına alındı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından uluslararası dolandırıcılık ve kara para aklama ağının tüm yönleriyle deşifre edilmesine yönelik başlatılan geniş çaplı soruşturmanın çok yönlü olarak derinleştirildiği bildirildi.

İngiltere'ye Eurofighter çıkarması!
Mağdurlara sağlık, hukuk ve ikamet desteği
