Roma'daki sessiz gecede ilk maçtaki 2-0'lık avantajı iyi kullanan Fenerbahçe, bir avuç şanslı Türk'ün çılgınca desteğiyle birlikte tarih yazdı ve Amsterdam hayaline bir adım daha yaklaştı. Terlerini akıtan, yüreklerini sahaya koyan ve başından beri inanan tüm oyuncuları kutluyorum. 106 yıllık Fenerbahçe tarihinin şanlı sayfaları arasında en güzel ve en anlamlı yere isimlerini yazdırdılar.
Ama bir isim bence hepsinden daha fazla övgüyü hak ediyor. O da teknik direktör Aykut Kocaman.
Neden mi?
Temmuz ayından bugüne Kocaman hakkında yapılan yorumlara bakarsanız, nedenini anlarsınız.
HAYDİ ELEŞTİRİN!
Bu yüzden bu başarıda övgülerin en büyügü Aykut Kocaman'ın hakkıdır. Başından beri Aykut hocaya inanan ve onu sürekli destekleyen biri olarak Kocaman'ın bu tarihi başarısı beni ayrıca mutlu etti. Birşeyi çok merak ediyorum. Kocaman'ı Fenerbahçe teknik direktörlüğüne layık görmeyenler, onun hakkında bırakın eleştiriyi hakarete varan yorumlar yapanlar, bakalım neler yazacaklar. Kısaca maça dönecek olursak, Fenerbahçe, ilk maçı 2-0 kazanan takımın oynaması gerektiği gibi oynadı.
Önce 'defans' dedi.
Atak yapmayı pek düşünmedi. Biliyorlardı ki Lazio onlara 3 gol atamaz. Bu yüzden de savunma yapıp maçtan istediklerini aldılar. Son olarak, yarı finalde kim gelirse gelsin fark etmez.
Artık bundan sonra, yarı finalde herkesin şansı eşit.
* * *
MAÇIN EN İYİ OYUNCUSU
Cristian-Salih değişikliğini yaparak takımının gol bulmasını sağlayan, yarı finali getiren Kocaman.
* * *
MAÇIN EN KÖTÜ OYUNCUSU
Yarı finale çıkmış bir takımda kimse kötü bir oyuncudan bahsedemez. Fener'de kötü yoktu.