Bana bu cümleyi söyleten, Milli Takımımız'ın dün gece ortaya koyduğu oyun. Ve bütünüyle, hem seyircimizin hem oyuncularımızın hem de teknik ekibimizin maça bakışındaki yanlışlıklar.
Romanya Milli Takımı'nın milli marşlarını dinlerken, yedek kulübesine baktığınızda, sonra dönüp bir de bizim milli takımımıza baktığımızda ne demek istediğimi anlarsınız... Ya da devre arasında, her iki takımın yedek oyuncularının ısınırkenki ciddiyetine bakarsanız, ne demek istediğimizi anlarsınız... Maalesef, hem milli takımımızdaki heyecanı hem de taraftarlarımızdaki heyecanı çok eksik buldum. Oyuna gelirsek, çok yetenekli olmayan ama müthiş disiplinli bir takım Romanya.
Böyle bir takıma karşı, kanatları kullanarak dengelerini bozmak zorundasınız.
Ama Milli Takımız'ın iki kanat oyuncusu, Hamit ve Sercan, maç boyunca sahada hiç görünmediler. İki bekimiz Gökhan ve Hasan Ali, bir türlü sıfıra inip, etkili ortalar yapamadılar.
Maç boyunca sırf Hasan Ali sadece 10 orta yaptı ama bu ortalar sadece Romanya Milli Takımı'na kafa çalıştırdı.
Baskı yapmaya çalıştığımız anlarda Romenlerin bir oyuncusunu tutamadık. 9 numaralı Marica. Yerden, havadan her topu alıp Romanya'nın atağa çıkmasını sağladı. Son zamanlarda hem Milli Takımı hem de F.Bahçe'yi kurtaran Volkan Demirel, bu kez inanılmaz hatalı çıkışıyla mağlubiyette başrol oynayan oyunculardan biri oldu.
* * *
EMRE ÇOLAK YANLIŞI
Abdullah Avcı'nın Emre Çolak'ı oyuna alması en büyük yanlışlarındandı. Caner dururken bu kadar tecrübesiz bir oyuncuyu maçı kurtarmak adına sahaya sürmek hataydı.