Ne politikacıya inancımız kalmış, ne sisteme.
Ne de insanlara.
Ayrımcılık altın devrini yaşarken, siyasetin ikiyüzlü hallerine övgüler yağdırmak varken, insanlık hallerinin yazılmasının bile üç paralık değeri olmuyor artık.
Yüreğindeki intikam duygusunu bile "kazanç sayan" insanlar ülkesinde.
Ödemek zorunda olduğumuz kaçınılmaz faizler var.
Hırsızı ve çakalı bile siyasi görüşüne bakarak değerlendiren ve korumaya alan bir toplumda, günahlar birlikte ödenir.
Yola tek başına çıksanız bile.
Kampanyalara bakın. "Çocuk yapana bir yıl su bedava."
Çocuğu olana bir yıl bedava eğitim verseler de.
Neyin teşvik edildiğini daha iyi anlasak.
Buna karşılık, çalışanı sokağa atmanın her hakkı mahfuz!
Yeni çocuğu olmuş bir babayı işten atmanın gururu, parası ve gücü elinde olan bir patron için, nasıl derin bir uykudur?
Nasıl bir huzur?
Bunu yeni zenginlere sorsunlar.
Gerçek barış yürektedir.
Gerçek barış, herkese eşit özgürlük ve demokrasi dağıtmaktır.
Baskı ve korkunun ayakta olduğu bir toplumda, yüreklere ekilen nefret tohumlarının nasıl yeşerdiği görülmüyorsa, barışın sadece adı vardır.
Böyle zamanların sırtından geçinmeyi bile "kazanç" sayan ünlüler ülkesinde.
Yağcılığın ve ucuz kahramanlığın altın çağında her şeyimizi kaybettik.
Yok saymakla mı iyileştireceğiz yarayı?
Kaşıyıp yeniden kanatmakla mı?
Düşünüyorum da, hayat filmlerdeki gibiydi eskiden.
İnsanların öldükten sonra bile mezarını sessizce ziyaret edeceği çok özel sevdaları olurdu.
Kalmadı artık.
Bir gecede öldürülen sevdalar ülkesinde.
Ölmek dedim de.
Sevdiğimiz birçok insanı ardı ardına yolcu ettik.
Bazen çok sevdiğimiz insanlardan yediğimiz darbeler de ölümdür.
Ben birkaç kere öldüm de.
Oradan biliyorum.
***
Topluma akıl vererek zengin olanlar ya ticareti iyi biliyor. Ya toplumun zaaflarını.
***
Altın simit!
Simit 1.5 lira oluyor.
Sefaletin kanayan yüzünü en acı biçimde yansıtan resimlerden biridir simitçiler.
Simit sabah kahvaltısıdır, öğle yemeğidir.
Susamın kilosu 4 liradan 10 liraya çıkmış da, ondanmış.
Pirincin bile ithal edildiği tarım ülkesinde bunlar iyi günler.
Bir karış toprağa bile gökdelen dikimi sürsün bakalım!
***
Mutluluk Takvimi
Seni yok sayanı var etmeye çalışma.
Akvaryumun karşısına geç.
Dökülen yaprakların üzerinde resim çektir.***
Ne acılar çekti bu kalp
Daha nelerini çeker
Her ayrılıktan dik çıktım
Teker teker
Her acımın tarifi var
Her sevdadan bir resim
Aşklar bende törendi
Her ayrılık merasim
Yanıldığım da oldu
Kor gibi yandığım da
Hala saklı düşlerim
Sevdanın dağlarında
Mazim camdan bakıyor
Neydim ben ah neymişim
Kimler beni terk etmiş
Ben kimleri sevmişim
Hakkı YALÇIN