Neredeyse düşüncenin bile yasaklandığı bir ülke konumuna düştük.
Oysa yasaklar bir çok şeyi körükler.
Yasaklar ülkenin omuzlarına çöker.
Ağırlık yapar.
Eskisinden daha çok yayılır üstelik.
Mitinge izin yok.
Olsa ne olur.
İki kaşının arasına gerginlik asılan toplumda, huzur olabilir mi?
Kürtaj için yürüyen kadınların bile yerlerde sürüklendiğini hatırlıyoruz.
O fotoğraflara bakınca, insan olanın içi sızlıyor.
Biraya yasak konuyor.
Yabancıların şaşkınlığının ülkemizden götürüsünü kim hesaplar?
Yasaklarla içimizde azalan hoşgörünün, çoğalan nefretle kardeş olduğunu görüyoruz.
Sevgi sütü kesildi.
Ateş benzin emiyor.
Haksızlığın bütün halleri ayaktayken, yasaklarla sindirilmeye çalışan bir toplum gerçeğini görüyoruz ki...
Yasaklarla yaralanmış ülkelerin, kendilerini onarması zordur.
Sadece kendi düşüncelerini empoze etmek üzerine kurulu sistemler, kendini yer bitirir.
İçine doğru yanmaya alışmış dağlar bile eninde sonunda patlar.
* * *
18 Temmuz 2012
Mutluluk Takvimi
İndirimli satışları takip et.
Unutma ki hayatın en güzel anları, beklenmedik anlardır.
Kan bağışı yap. * * *
Yüreğim bir gam yükünde
Gözlerimde sessiz matem
Yoksun artık aşk öykümde
Çok üzgünüm bir tanem
Hiç üzülmemiş gibi
Davranmak kolay değil
Merak etme unutmam
Aşkımın kıymetini bil
Gururla söylüyorum
Seni gerçekten sevdim
Ben sadece aşkı değil
Hasreti de öğrendim
Acısıyla tatlısıyla
Rüyadaydık rüyada
Şu üç günlük dünyada
Güzel bir aşk yaşadık
Hakkı YALÇIN
* * *
Maneviyatın gösterişli sergilerinde boy gösteren ikiyüzlü gazetecilere bakıyorum.
Hey gidi dünya diyorum!
ÖZELEŞTİRİ
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, "İstanbul'a gökten taş düşse bizden soruyorlar" diyor. Özeleştiri yapmanın gerektiği bir yerde, abartılı bir kaçış yolu.
Elbette yapılan güzel şeyler de var ama İstanbul yanlış yönetiliyor.
Geçen yıl, "İstanbul'un trafik sorunu yok" diyen kendisiydi.
İstanbul'un en büyük sorunu, yanlış yapılanma ve trafik.
Toplu taşımacılık adına, Kadir Topbaş'tan önce de yapılan bir şey olmadığı için, sorumluluğun hepsini ona boca edecek değiliz ama...
Zaten işlemeyen yolların kenarına gökdelenlerin dikilmesine izin vermek, İstanbul'un başına taş yağmasına eşittir.
Bunu en iyi biçimde, inşaatların bitiminde göreceğiz.
Yanlışların farkına varılmayan bir düzende, birileri özeleştiri yapmalı.
Yoksa bu şehrin gerçekten nefes alacak hali kalmadı.
* * *
Umut varlıkların en gereklisi, en zararsızıdır.