Karşısında dişli bir rakip var ama karşısında adaletle bağlarını koparan bir hakem de var.
Bayram gecesinde düdük iltihabı!
***
İkinci perdede olağanüstü bir Fenerbahçe!
Sağlam bir rakip karşısında 10 kişiyle zorlanacağı gerçeği vardı.
Elbette zorlandı ama fırtınaya kapılan kaptanların ustalık payı fırtınayı aşmasıyla orantılıdır.
Sarı lacivertliler ikinci yarıda kalesinde heyecan dolu kareler yaşasalar da, "söndürülmek istenen Fener" gerçeğine izin vermedi.
Onlar eski fotoğrafların içinden çıkan bayramın şık adamları.
Onlar sadece iyi bir Konyaspor'u değil, gecenin hakemlerini de yenen galibiyet aşıkları.
***
Mete Kalkavan'a gelince.
Bayram gününde bile böyle hakemleri gördüğüm zaman, çocukluğumda bayat bisküvi satan bakkallar geldi gözümün önüne.
Bir adamın gördüğünü çalabil mesi bu kadar zorsa.
Böyle adamlara neden bu kadar kolay maç veriliyor?
***
Dün gece sahada çok özel bir adam vardı. Gökhan Gönül hem pas zenginiydi hem karşı alana pozisyon taşıyan tramvay.
Caner, Alper, Mehmet Topal ve diğerleriliklerine kadar mücadele etttiler.
***
Bayram deyince yüreklerde kendini arar zaman. O yüzden Fenerbahçeli çocukların sevincini gecenin öznesi yaptım.
Webo ve Sow'un attığı golleri, ellerindeki mendille avuçlarındaki güvercini yok eden sihirbazlığa benzettim.
***
Onların kalecinin o topları tutma gücünü elinden alan vuruşlarında sihir vardı çünkü.
Fenerbahçeli futbolcuların alın teriyle buluşan çocukların sihri!
Çünkü hiçbir çocuk bayrama "oldu bitti" gözüyle bakmamıştır.
***
Çocukların özne olduğu oyunlarda da, hiçbir perde alkışsız kapanmamıştır. Her futbolcu o
alkışı iliklerine kadar hak etmiştir.