CANLI YAYIN

Şartları hakem belirledi

Eklenme Tarihi 07 Nisan 2014
Dün gece her şey birbirinin içinden geçti.
Gecenin içinden aslolan galibiyettir duygusunun uzağından nefret bileycileri geçti.
Sahanın ortasından zavallı bir hakem geçti.
Emre sahadan atılana kadar Melo bir net tekme, 3 dirsek attı.
Emre sahadan atılırken, Melo ağzının nefret musluğunu kocaman açtı da, dili papuç kadardı.
Maçın hakemi Bülent Yıldırım değil de, Melo sanki.
Hakem Bülent Yıldırım'a baktım da, un ufaktı o sıra.
İçimden "Size Melo diyebilir miyim?" demek geçti.
Son dakikalarda Melo'ya gösterilen kırmızı karta bakınca, "Gözümüzü boyama eyyamcı Bülent" diye haykırmak geçti.

***

Sahi ya, nedir bu Melo hayranlığı? Bu hayranlık öylesine boyut değiştirdi ki.
Futbol sahaları Melo'nun "ayak yolu" haline getirildi, neredeyse!
O yüzden Melo'yu koruyan bütün hakemlerin alnının ortasına "hayatımızdan defolup gidin" diye yazmak geçti.
Futbol mu? Onu geçin!

***

Dün gece futbol yoktu.
Futbolun dışına çıkmak için çırpınan futbolcuların çoğunlukta olduğu bir mücadeleden, bir şey beklenemezdi zaten.
Şartlar eşit değildi çünkü.
Şartların dengesini bozan da kesinlikle Bülent Yıldırım'dı.
Dün geceden kötü bir belgesel çıkardı ama inanın ne olursa olsun Fenerbahçe geceden galip çıkamazdı.
Aslında dün geceki meseleden çıkan sonuçlar.
Maçın sonucundan bin kere değerlidir ama bizim gibi ülkelerde değil.
Bir futbol maçından geriye utanılacak futbolcu görüntüleri kalıyorsa.
Geriye derbileri mezbahalarda oynatmak fikri kalıyor. Madem her şeyin adı değiştirildi.
O yüzden böyle bir gecenin finaline böyle bir tanım kalıyor!