Küçükleri sevip, büyükleri saymayı öğreten bir eğitim sisteminde, otobüslerde büyüklere yer vermeyi ilke edinmiştik.
Bugün kaybolan bir çok güzelliğin, o zamanlar en genç temsilcileriydik.
Kayıp çocuklardık da, ayıp olan şeyleri yapmadık.
Sefaletin kıyılarında gezindik, arkadaş olduk kimsenin nüfus cüzdanına bakmadan.
Hepimiz bu toprakların soyundandık çünkü.
Büyüyünce ne olacağımıza dair sorular sorardı büyükler.
Hayatımızı kolay eskiteceğimizin farkına vardıkları için belki. Cevap vermezdik.
Yaz tatilinde, bir tatil kitabımız olurdu, biz içinde kaybolurduk.
Uçurtma şenliklerinde, gökyüzüne uzanırdı hayallerimiz.
Yediğimiz ekmek arası domates...
Bazen yaz helvası arardık.
Ne zaman fiyakalı olmaya kalksak.
Elimize tükürür, saçlarımızı tarardık.
Okullar dün açıldı.
Sırtlarına sadece çantalar yüklenmiyor çocukların.
En küçük yaşında sınav stresinin içine sokulan çocuklara bakıp, kahroluyorum.
Birkaç yıl önce bir muhabir arkadaşımı, peruk satan dükkanlardan birine göndermiştim haber için.
Bir fotoğraf getirmişti bana.
13 yaşındaki bir kız çocuğu, peruk almak için dükkana gelmişti. "Neden?" diye sormuştum da...
Sınav stresinden saçları dökülmüştü.
Onların ödeyeceği bedel, hepimizin kat be kat fazlasıyla ödeyeceği bedeldir.
O çocuk yaşlarında, her baskıyı kaldıracağını zannettiğimiz çocukların, çocukluklarını yaşamalarına da izin verelim.
Eğitirken ve öğretirken...
Okullar dün açıldı. Biliyoruz ki, yağmurlar en kolay onların gözlerine taşınır.
Bulutlar en kolay onlara çelme takar.
Unutmayın, unutturmayın.
Onların ders kitaplarının arasına koyacağımız güzellikler, ömür boyu onları ayakta tutacak olan güzelliklerdir.
* * *
Gözlerimde saklı
Bir itirafsın
Ruhum dayanmıyor
Sendeki güce
Zamansız esen
Kader rüzgarı
Sana sürüklüyor
Beni her gece
Benim sevdalarım
Düş kırıkları
İnsan her aşkında
Sonunu yaşar
Sabahı olmayan
Akşamlar gibi
Seni böyle sevmek
Zaten intihar
Hakkı YALÇIN
* * *
MUTLULUK TAKVİMİ
Kendini fazla ciddiye alma.
Fikir ayrılığını kabul et.
Kumruların sesini dinle.
* * *
Eskiden kaybedilen şerefin hesabını yapardı insanlar.
Şimdi sadece parayı hesaplıyor.
* * *
O İŞKENCECİYE...
12 Eylül anıları üzerine ibret verici anılar yayınlanıyor.
Son olarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün gözaltı için gelen üsteğmenle ilgili bir anısı... "Ben işkence görmedim ama işkenceden geçenleri gördüm."
O işkenceleri yaptıran adamın yargılandığı da görebilsek keşke.
Demokrasiye gerçek hizmet nasılmış, onu da görürdük.
* * *
Bir kötülüğü beğenen, onu işleyenden daha suçludur.