"Nasıl zengin olduysan oldun da sen de hiç vazgeçmedin bu şerefsiz yolculuktan!" O günden beri konuşmuyoruz.
Böyle insanlarla kışın kayak konuşulur zaten, yazın tekne gezileri, sonra varsa yoksa avro ve dolar!
Bizim hayatımızda öylesine onurlu insanlar varken, böylelerinin cehennemin dibine kadar yolu var.
***
Ama vicdansız sistem kanına işlemiştir bazılarının. Soğuktan kanı donmuş insanları görmeyenler sırtını bile yoksullara kaşıtır!
***
Ama şimdiki gibi sonradan görmeleri ve zalimleri o zamanlar görmedik.
Yoksul hayatların kıyısına vururken sefalet, zengin hayatların kıyısında görkemli yatlar durur.
Cinayet romanlarında katil sonradan ortaya çıkar ama "kana karışmış" gerçeklerde bütün deliller ortada durur.
Bir deniz kaç gemi eder kaç yat?
Zenginlere bunları öğretiyor hayat!
Yeme de yanında yat!
Ve utanmadan 'açlıktan kim ölmüş' diyenler yoksul insanların ölmeleri için çırpıyorlar ama onlara da kalmayacak bu hayat!
***
Bu hikayeyi bir kez daha anlatmam gerekiyormuş belki."Birlikte büyüyen iki eski arkadaştılar sonra yolları ayrıldı. Biri parayı buldu diğeri onurundan zerre kadar ödün vermedi ama mutlu oldu.
Ahlaksız zenginin kendisine sürekli aşağılayıcı mesajlar göndermesi onurlu adamın canını sıkıyordu. Sonunda bu mesajlara cevap verme ihtiyacı duydu.
"Sen Mercedes'le gelin aldın ben omuzlarımda taşıdığım bir kadını gelin aldım. Boğaz'ı görüyormuş evin. Hiç kitap okumazdın ama duydum ki her şeyi kitabına uydurmuşsun! Parayı da ona buna uşaklık yaparak bulmuşsun.
Kendine metres tutmuşsun, karını dövüyormuşsun da para için sesini çıkarmıyormuş! Benim karım her sabah pencere kenarındaki çiçekleri suluyor, sokak kedilerine bakıyor ben de gözüm gibi bakıyorum ona. Kiradayız iki oda bir mutfak geçinip gidiyoruz, çocuklarımız ve kitaplarımızla."
***
Bu meseleden çıkan sonuç: Bencil zenginlerin kuzu gerdanla bulamadığı mutluluğu onurlu yoksullar patates haşlayarak bulur.
Dip not: Güzel insanların mesajlarındaki zenginlik ahlaksız zenginlerin anlayabileceği bir şey değildir.
Mutluluk Takvimi
Sokak hayvanlarını koru.
Maskeni tak.
Semt pazarına git.
Cam kenarında kahve iç.
Gönlümü teslim aldı hüzün
İçimde senden kalan
Cam kırıkları
Aynada sensiz yüzüm
Hiç kimse dindiremedi
Bu hıçkırıkları
Bir gece yarısı
Usulca pencerenden
Dışarı bak göreceksin
Köşe başında
Nöbet tutuyor gözlerim
Öyle kolay değildir
Beni unutmak
Hala sokaklarındadır
Ayak izlerim
Hakkı YALÇIN
Bazıları ömür boyu kan kokusuyla yaşayacak.
Turgay Demir
Gazetecilik hayatımda en çok değer verdiğim insanlardan biridir gazeteci Turgay Demir.
Kendi doğruları için dokuz köyden kovulsa onuncu köyü arar.
Elinde imkanları olmasa da dostlarının her zaman yanına koşar.
Haksızlığa karşı delidir doludur ama yaptığı yanlışın özrünü dileyecek kadar da adamdır.
Bizim gibilerinin hiçbir zaman çok parası olmadı ama gerçek dostları oldu.
O yüzden yüreği zengin Turgay'ı çok özel bir yere koyarım.