Mektubun kalbi

Eklenme Tarihi 30 Ocak 2026

HABERİ
SESLİ DİNLE

00:00 00:00
Tüm Sesli Haberler

Düşlerini örüp kazak diye üstlerine geçirirdi genç kızlar. Adamlar adam kadınlar yürekli. Eli kalem tutmamış insanların dili kalem tutardı. Dürüstlük ve mahalledeki imece ruhu dimdik ayakta. Şerefsizlik kabullenen ve itibar gören bir şey olamaz. Zaman o zaman, namuslu insanların bol olduğu zaman.

***

Terazilerin kefesinde cukka yoktu ekmekler bir okka. Her sokağın lambası olurdu da gaz lambalarının altında ders çalışan her çocuk gece güneşine borcunu aydınlık özlemleriyle öderdi. İnsanlar arasında Türk-Kürt-Ermeni diye bir ayrımcılık yoktu, yandan çarklı vapurlarda şarkılar söylenirdi birlikte. Zaman o zaman, en büyük savaşın barış olduğu zaman.

***

Mahalle bakkalları vardı, şimdiki marketler gibi sahte ürün deposu değildi. Her meslek erbabının öznesiydi dürüstlük. Sandıklar naftalin kokardı. Hayatı anlatan cümleler kurardı insanlar, kapı önleri de temizdi yürekler de. Herkesin birbirine tahammülü de çoktu ihtiyacı da. Kış günlerinde küçük bir soba bütün eve yeterdi. İnce belli bardaklarda akşam çayları. Ahşap radyolarda beraber ve solo türküler. İçten söylenen bir sözcük sihirli değnek yerine geçerdi. Zaman o zaman, samimi sohbetlerin uzun soluklu olduğu zaman.

***

Çocukların su alırdı ayakkabıları ama denizin dibinde demirden evleri vardı. Geceleri bile sokak oyunlarıyla beslenirdi her biri. Ne torbacılar vardı ne sokak çeteleri. Güneş bağdaş kurardı gözlerinde, hepsinin hayalinde aydınlık bir Türkiye. Sosyal medya yoktu ama gazetelerin çocuklara yönelik eğlenceli sayfaları bile vardı. Mektuplar yazılırdı renkli kağıtlara, aşklar marka çantalara satılmazdı. Ecel bile kıyamazdı gerçek sevdalara. Zaman o zaman, yıldızların altında gönüllerin sarhoş olduğu zaman.

***

Geçmişe yolculuklar eski güzellikleri anmaktır biraz. Biraz da şimdiki zamana bakıp ne çok şeyi kaybettiğimizi hissedip yanmak. Şimdiki zamanda toplum kendini akıntıya bıraktı, düşeni kaldırmak diye bir duygu yok artık. Hayatı burnundan çekmek var, kolay yoldan zengin olmak için yetimin öksüzün kanını emmek var. Herkes kendisine şöhretli bir son arıyor onurlu bir başlangıç yapmak yerine. Ben de inadına maziye takılıyorum geleceğe sapmak yerine.

***

Şimdiki zamanda utanılacak gerçeklerin listesinden çıkarılan yalan; zehirli bir yılan gibi sokulurken insanların koynuna, ben mektupları kapının altından atan eski zaman postacılarını arıyorum. Çantalarında unuttukları mektuplar kalmıştır diye. Çünkü o mektupların kalbi bende hala atıyor! O mektuplar bana dürüst ve haysiyetli insanların bol olduğu o güzelim yılları hatırlatıyor.

Dost mu kaldı!

"Eski dostlar" diye bir tabir vardı, onlar gerçekten dosttu. Şimdi yenilerine sırtınızı döndüğünüz an yandığınızın resmidir. Bu hayatta kaybetmem gereken hiçbir şeyi kazanmadım ama kazanmam gereken çok şeyi kaybettim. Dost kılığında ne kalleşler tanıdım, para için ruhlarını sattılar, emeklerimi çaldılar, denizlerimi kuruttular ama "hayal teknemi" hala batıramadılar!