CANLI YAYIN

Kredi

Eklenme Tarihi 14 Aralık 2013
Özcan Öztürk, Zonguldak'ta 1800 lira maaşla çalışan bir işçiydi.
3 çocuk babası.
190 bin lira kredi borcu vardı. Böyle bir maaşla bu kadar borç, bankaların "paran yoksa canını alırız" sisteminden kalandır elbet.
İşçinin kendi yanlışları kadar!
***

Özcan Öztürk kredi borcunu ödemek için trafolardan bakır elektrik kablosu çalıp satıyordu.
Yaptığı suç.
Ondan bakır tellerini satın alanların, onun canına göz diken kredi sisteminden kalanlarla kardeş olduğuna şüphemiz yok.
Önceki gün Özcan Öztürk'ün yanmış cesedi elektrik trafosunun içinde bulundu.
Başında madenci kaskı, karanlıkta kablo çalarken elektrik akımına kapıldığının acı bir belgesi olarak kaldı.
***

Bu olayda, bir insanın kablo çalarak borç ödemesindeki "gurura mı" bakacağız?
Çalmak eyleminin "hırsızlıkla" kardeş olmasına mı?
Yoksa bir işçinin bu denli borçlanmasına sebep verenlerin, aslında bu ölümün baş aktörü olmasına mı?
***

Elbette bir işçinin ayağını yorganına göre uzatması gerekir.
Ama aynanın öbür tarafına da bakalım.
Ödenmesi neredeyse imkansız krediler bu işçiye nasıl verildi?
1800 lira maaşlı bir işçinin 10 yılda kazanabileceği para kadar borçlanmasının önünü açanlar, şimdi borcu tahsil etmenin derdine mi düşecekler?
Bu kadar borç uğruna canını bile verebileceğini gösteren Özcan Öztürk'e, "yaşam kredisi" veremedikleri için kendilerini suçlamayacaklar mı?
***

Sistem bunu emrederken, onlar suçlanmaz.
Cehaletin getirisiyle beslenen politika da suçlanmaz.
Borçlu işçiler, "bedeninin vekaletini" bile bu düzene imzalamıştır zaten.
***

Çalmaya gelince...
Çalmanın kolay yolları vardır.
Bunu en iyi biçimde soysuzlar bilir.
Yetimin öksüzün kanını emerek lüks konaklarda oturanlar, şerefsizlik trafosuyla aydınlanmakta, çocuklarına başkalarının çocuklarından çaldıklarını yedirmektedir.
Onlar "çarpılmaz!"
Onların çalmak için parmaklarını oynatması yeterlidir.
***

Çakalların kredileri bu ülkede sonsuzdur! Onların kredilerini bile borçlu işçiler öder!

* * *
SORULAR...
İnsan haklarının, adalet gerçeğinin ihlal edildiği bir ülke durumundan nasıl kurtulacağız?
Hapishanelerdeki insanların, sokaktaki insandan daha masum olduğu gerçeği vicdanları sızlatırken, gerçek bir hukuka ne zaman sahip olacağız?
Siyasi düşüncelerin değil, yasaların geçerli olduğu düzeni ne zaman göreceğiz?
Bu soruların cevapları kimdedir acaba?

* * *
Başarıyı gizlemek en büyük başarıdır.

* * *
Bankalar 1 yılda vatandaştan 32 milyar TL faiz aldı. İzin verenlerin gururu!

* * *
14 Aralık 2013
Mutluluk takvimi
Asansör yerine merdiven kullan.
Karda yürürken elini cebine sokma.
Çocuklara eldiven al.

* * *
Hani bizimdi
Mutlu yarınlar
Yüreğimde sevgin
Şarkı söylerdin
Sımsıkı sarılıp
Hasretle bana
Seneler geçse de
Seninim derdin

Akşamları kalbim
Hüzün doluyor
Kaçıp gidiyorum
Boş denizlere
Gözlerim dalıyor
Resimlerinle
Islak kumsallarda
Kalan izlere
Hakkı YALÇIN