TRABZONSPOR liderlikle arasındaki köprüyü önce düşünceyle kurdu, sonra emekle şekillendirdi ve sanki lige yeni başlamış gibi mücadelesini aynı sadakatle sürdürüyor.
Bunun tercümesi; Trabzonspor yönetimiyle saha içindeki istikrarlı duruşuyla ve özel teknik adamıyla gönül köprüsünün de lideridir.
Bu duruş sadece bu sezona ait mücadele değildir, geleceği garanti altına almanın da başlangıcıdır.
Bunun mimarı Abdullah Avcı'dır, bilginin birikimin ve zarafetin ustası.
Abdullah Avcı'nın maçlardan sonraki konuşma biçimine bakıyorum da bizim eski güzelliklerimizi çeken faytonlar geliyor gözümün önüne.
Güzel insanların kazanması, kaba saba insanlardan kurtulmamız gerektiğinin de haklı bir gerekçesidir.
***
Trabzonspor'un sistemi rahatsız eden muhteşem koşusunda yoluna taş koymak isteyenler var.
Maçın 40'ıncı dakikasında Visca'ya yaptığı zalim hareketle hala oyunda kalabilen Konyasporlu Soner, hakem Mete Kalkavan'ın adaletle ilgisi olmadığının belgesidir.
Bazı görüntüleri irdelemek gerekir.
Beşiktaş maçında Adana Demirspor kalecisi Muriç'in ilk yarının son dakikasında yerdeki Batshuayi'nin kafasına kasti olarak diziyle vurduğu bir pozisyon VAR.
Hakem Ali Şansalan'da tık YOK!
VAR sistemi bu görüntüyü sadece seyrediyorsa onlarda da vicdan YOK.
Not: İnsanlık dışı faullerin cezasız kalması sadece hakemlik değil insanlık suçudur.
***
Sistemin nimetlerinden yararlanmakla da büyük olunmuyor para harcamakla da.
Yıllarca Anadolu takımlarını merdiven gibi kullananların şimdi sahada adım atacak halleri yoksa, bu sezon üç büyüklerin aynaya bakma sezonu.
Not: Taraftar refleksini başkanların kompleksleri yarattı.