CANLI YAYIN

Fazilet

Eklenme Tarihi 02 Ağustos 2011
İranlı bir kadın... Şimdi 34 yaşında..
27 yaşına kadar bütün renklerin güzelliğini öğrenmiş.
Üzerine hangi rengin yakıştığını biliyor.
Saçlarının rengini, gözlerinin nasıl bir şey olduğunu, ağzını, burnunu, yürümesine yarayan ayaklarının resmini gördü.
Asidin ne olduğunu da biliyor.
Etin üzerinde nasıl köpürdüğünü gördü son olarak.
Yüzüne atılan kezzabı içine çekerken.
Ve gözleri bir daha göremedi.
***

Emine Behrami adlı İranlı kadın,7 yıl önce evlilik teklifini reddettiği için,yüzüne kezzap döküp gözlerini kör eden adam için önce mahkemede "kısasa kısas" istedi.
Ama son anda "affetmek fazilettir" diyerek affetti.
Affetmese, "Kısas" yasasına göre adamın her iki gözüne 5'er damla asit damlatılacak ve gözleri kör edilecekti.
Görmenin nasıl kutsal olduğunu bilen kadın.
Gözlerini alan adamı karanlıklara mahkum ettirmeyerek faziletini gösterdi.
Adamın gözleri yaşardı.
***

O kadının, gözlerini alan adamı bağışlarken gördüklerini. O adam, hayatı boyunca göremeyecek.
O adam insansa eğer.
En çok kadının görmeyen gözleriyle dünyaya bakmayı merak edecek.
***

Dünyanın en aşağılık insanlarını bile alt edecek bir gerçek varsa.
Fazilettir.
Rengini de kendi seçer.
Duruşunu da.


* * *
Benim sevdam
İstanbul'un
En büyük yangınıydı
Benim kalbim gözlerinin
Delisiydi çılgınıydı
Ben bu şehrin yalnızıyım
Gecelerin ayazıyım
Kalbimde cam kırıkları
Hiç dinmeyen bir sızıyım
Tanırsın beni, beni tanırsın
Bendeki acıya
Zor dayanırsın
İnkar edemezsin
Sen de çok sevdin
Halimi görsen
Çok utanırsın
Hakkı YALÇIN

* * *
2 Ağustos 2011
Şaka bile olsa kimseyi aşağılama.
Vapurla gezinti yap.
Mizah dergisi oku.
Takdir etmeyi öğren.

* * *
Haber ajanslarının kadın ölümlerine yetişemediği bir ülkede. Demokrasi almış başını gidiyor.


* * *
Sosyetik hizmetçi
Sosyetik bir semtte, çok susayan bir adam; daha fazla dayanamadı ve bir evin kapısını çaldı.
Adam kapıyı açan hizmetçiye, "Çok susadım" dedi, "Buralarda da su bulamadım, bana bir bardak su verir misiniz?"
Kadın önce tereddüt etti, sonra "İsterseniz ayran getireyim" dedi ve bir solukta elindeki çanak içindeki ayranla geldi.
Adam büyük bir iştahla ayranı içti.
Hizmetçi, "İstersen bir bardak daha vereyim" dedi. Adam "zahmet olmasın" deyince, "yoo" dedi hizmetçi kadın. "Zaten bu ayranın içine fare düşmüştü, nasıl olsa dökecektik."
Adam iğrendiğini ifade eden bir tavırla elindeki çanağı yere atıp parçalayınca, hizmetçi feryadı kopardı. "Hanım, hanım! Kapıdaki adam kedinin çanağını kırdı."

* * *
Çocuğa verilecek en güzel şey zamandır.