Hakkı olmayanın peşinde koşmak onun kaçınılmaz yasası.
Galatasaray ikinci yarıda iyi futbol oynadı ama ilk yarıda yediği gollerin bedelini ödedi.
Fatih Terim bütün suçu hakeme yükledi.
Galatasaray'da zalim bir Marcao vardı, iki kez dirsek attı.
Özellikle ikinci dirseği direk kırmızı kart.
Zalimin zulmüne Abdülkadir Bitigen'in korkaklığı.
Fatih Terim "hakem kararları" diye yenilgiye sebep ararken bu meseleden tek satırlık söz etmedi.
Galatasaray'ın Başakşehir maçında da Marcao'ya kırmızı kart göstermeyen Arda Kardeşler'i maçtan sonra nasıl tebrik ettiğini gördük.
Fenerbahçe maçı öncesinde kendisine yapılan kıyağın karşılığıydı bu tebrik!
Çünkü Fatih Terim'in kazandıkça hakemlerle sorunu olmaz kaybedince kendini kaybeder.
Bütün değerleri ayaklar altına alır da bir kez olsun suçu üzerine almaz.
***
Fatih Terim'in kendisine şampiyonluk kazandıran ve "suçlu bulundukları için" meslekten men edilen Serkan Çınar ve Bülent Yıldırım'la nasıl gurur duyduğunu da biliyoruz.
Hafızamız yerindedir.
Serkan Çınar ve Bülent Yıldırım'a arka çıkanların bu ülkede adaletten söz etmeye hakları olmadığını beyan eder yanlarına Ümit Öztürk'ü de ekleriz.
"Gerçek adalet ganimeti reddetmekle başlar" diye kurduğumuz cümlenin arkasına da "Fatih Terim ganimeti hiçbir zaman reddetmedi" öznesini yükleriz.
Kupada elenmenin işaret fişeğinin Abdülkadir Bitigen olması, lig maçları için hakemlere verilen mesajdır.
Lig maçlarında kendisine gerekeni yapsınlar diye.
Not: Fatih Terim medyasıyla hakemleriyle futbolun derin devletidir!
***
Bu ülkede ipini sahibine teslim eden medya ve hakem kuklaları oldukça adalet ve asalet asla var olmayacak.
Böyle bir düzende bizlerin yazdıkları da uğultudan başka bir şey olmayacak!