***
Maçın başında iki kanatta Volkan ve Lens gibi hareketli adamlara, rakip tarafından kademeli savunma uygulandığı için, zorunlu olarak hareket eksikliği oluştu.
Savunmayı ve orta alanı kalabalık tutan bir rakip karşısında fırsattan istifade etmenin bir yolunu bulacaktır diye düşünürken, Aatif'in kaptığı topla Van Persie'den butik bir gol izledik.
Sonrasında her şey Fenerbahçe'nin kontrolüne girdi zaten.
***
İkinci yarıda Manchester maçının izdüşümü. İkinci yarıdaki Fenerbahçe, ilk yarıdaki Fenerbahçe'yi de yenerdi, Akhisar'a fark attığı gibi.
Orta alanı parselledi, pas oranını yüksek tuttu, kanatları dilediği biçimde kullandı ve farkı yakaladı.
Benim adamım Lens. Takımın olmazsa olmazı. Maçı farka taşımanın kriterlerini de belirliyor, dişe diş mücadele etmenin şartlarını da.
Kariyerini savaşarak yapan adamlara hayranlığımız sebepsiz değil.
***
Eski kral resimlerinin içinde boy göstermeye başlayan Van Persie'nin sakatlanması gecenin en talihsiz resimlerinden biriydi. Yaptığı penaltıdan sonra gördüğü kartla Galatasaray maçında cezalı duruma düşen Mehmet Topal'la birlikte.
***
Üç hafta öncesine kadar dışa vuran futbol enkazından şimdi üst katlara çıkmaya başlayan bir Fenerbahçe gerçeği duruyorsa. Üstelik mücadele gücü artmış, futbol adına güzellikler sunmaya başlamışsa.
Tepkileri de yankı bulacaktır.
O yüzden dün bu takımı dün nasıl eleştirdiysek.
Şimdi alkışlamaya başlıyoruz.