CANLI YAYIN

Delinin aklı

Eklenme Tarihi 11 Kasım 2009
Akıl hastanesinden kaçmış gibi duruyordu.
Altında pijaması vardı, üzerinde ince bir gömlek.
Bir taşın üzerine oturmuştu.
Benden sigara istedi, "Sigara içmiyorum" dedim, ama bir koşuda bir paket sigara alıp yanına gittim. "Size arkadaşlarımdan selam getirdim" dedi. "Aleyküm selam" dedim.
Sigarasından derin bir nefes çekti.
***

Beni ayakta görünce, "Bana yukarıdan bakma" dedi, utandım, yanına iliştim.
Yer açmak için kenara kaydı.
Kendisine sakladığı mucizeleri saydı, "Şu anda burada oturmam bile mucizedir" dedi.
Birden gözlerini ufka çevirdi, "Kuşlar size sesleniyor duyuyor musunuz?"
"Ne diyorlar?" dedim safça.
"Böcekler gibi sürüneceğinize, bizim gibi özgür yaşayın diyorlar" dedi.
***

Ağzındaki sigarayı yedi sanki, yenisini yaktı.
"Başka bir şey ister misin?" diye sordum.
"Dört nala koşan bir at isterim" dedi, "Verebilir misin?" Güldüm.
"İnsanlardan yapabilecekleri şeyleri isteme" dedi.
Sonra da ilginç isteği için açıklama yapmak gereği duydu.
"O atla, ölmeyecek gibi yaşamaya koşarım."
Sanki, bir felsefe kitabının sayfası uçtu gitti önümden.
***

Ne iş yaptığımı sordu bana.
"Gazeteciyim" dedim, bu kez o güldü.
"Çektirdiğin resimlerin içinde oturuyorsun" dedi, ayağa kalktı söylendi.
"Etrafında açılmamış o kadar çok mektup zarfı var ki, lütfen herkesi oku."
Yerinde duramıyordu.
"Nereye gideceksin?"diye sordum.
"Terk ettiğim yol, nasılsa bana döner" dedi, yanan sigarasını oturduğu taşta söndürdü.
"Sana yemek ısmarlayayım" dedim.
"Ortada bu kadar dinleme aygıtı varken, daha fazla konuşamam" dedi, çekti gitti.
***

Arkasından baktım da, onun insanın içini aydınlatan bir ışığı vardı.
Bazen delilerden öğreniriz aklı.
Kendimizi onlardan akıllı zannederiz ya.
Aslında, aklın bütün sırları onlarda saklı.