Bizlere de hep sorarlardı: "Büyüyünce ne olacaksın?" Hayaller doktor, futbolcu, polis, asker arasında gidip gelirdi. Sonraki çocuklar için hayat daha da zorlaştı ama eski alışkanlık, aynı soruyu ben onlara soruyorum da aldığım cevaplar ilginç.
'Terapist olacağım, sadece bugünün değil, yarının çocukları da tehlike altında.'
'Büyük olacağım ama çocukları küçük düşürmeyeceğim.'
'Bu dünyada kimseye güvenmemek üzerine doktora yapacağım.'
'Terzi olacağım, önce boyumun ölçüsünü alacağım, sonra da etliye sütlüye karışmasın diye ağzımı dikeceğim!'
'Teknoloji uzmanı olacağım, insanlığa anlam yükleyeceğim. Başka türlü diğer çocukların yükünü hafifletemem.'
'Çatı katlarına otopark projesi üreteceğim. Malum uzay taksileri.'
'Büyüyünce yağcı olacağım, herkesin kayığına bineceğim, yatlarda halay çekerken kendimi videoya çekip sosyal medyada yayınlayacağım!'
'Bizden önceki nesillerin bıraktığı borçları ödemek mümkün olmayacağına göre; ihtimaldir ki karbon ikliminde boğulup gideceğim!'
'Bu gidişle ya kanser olacağım ya Alzheimer!'
'Büyüyünce yapay zekâ robotu kadar değerim olmayacak ama şunu bilsinler ki Niagara Şelalesi bile kuruyacak.'
'Hayatımı çok kolay eskittiğimi bildiğim için bu soru bende geçmez.'
'Ben büyümek istemiyorum, bırak çocuk kalalım. Hakkı Abi pabucu yarım, çık dışarıya oynayalım.'
Son soru: Bu tekerlemeyi kimden öğrendin?
Cevap: 'Dedemden!'
MUTLULUK TAKVİMİ
Popüler değil, saygın olmayı seç.
70'li yılların sanatını incele.
Çocukları kötü insandan koru.
Gözlemle.
Şu yoksul kaderimin
Ümitlerini çaldın
Üstüme çullanan acı
Bir fırtına başlangıcı
Ne sığınak ne siper
Ölsem kaç para eder
Bu gece gönlümün yası
Cehennem provası
Tutmuş peşimi
Bırakmıyordu
Sokak lambasının
Altında durdum
Gölgemi alnından
Vurdum
Mecburdum çünkü
Bu gece sadece yalnız
Kalmak istiyordum
Hakkı YALÇIN
Eski çocukların sokak yaratıcılığı yapay zekâya bin basardı!
Yaşlı hüzün!
Huzurevindeki insanların hikâyelerini dinliyorum yakınlarından. Bazen birlikte ziyarete gittiğim oluyor. O yaşlı insanlar geriye alınmayan zamanın içindeler, şimdiki zamanın dışında! Sürgüsü çekilmemiş bir mapushanede belki.
Alternatif yaşam deniyor onların kadere terk edilmiş hallerine. Birçoğu kendi çadırını kurmuş da ölümü bekleyen göçebe gibi. Elde avuçta bir şey kalmayınca elde kaç gün kaldığını hesaplıyorlar.
Çoğu ölüm kapılarını çalmadan kırmızı ışıkta geçmeye hazır. Yaşlılık dram, gözlerindeki hüzün her mevsimde artıyor, hayatla bağları azalırken gram gram!