CANLI YAYIN

Cevap!

Eklenme Tarihi 20 Mayıs 2021

HAYAT zalim bir çelişkiler yumağıdır, bazıları kazanarak yaşar bazıları kaybederek.
Kazanmayı sadece para zannedenlerin neler kaybettiğini hesaplayacak makine yoktur.
Helalinden kazanca da kimsenin diyecek sözü yoktur ama terazi hileliyse cehenneme kadar yolları var.
Çünkü müsait olanı kötüye dönüştüren bir hayatta, insanlığını kaybedenlerin en kolay kazandığı şeydir para!

Kendisine uzatılan rüşveti elinin tersiyle itip, "şerefsizliğin sende kalsın" diyen.
Paraya ve kullara kulluk edenlere inat Allah'tan başkasının karşısında eğilmeyen.
Muhbirlik ücretinin iftiraya dahil olduğu bir ülkede iltifatı sadece insanlık bilen.
Dedikoduyu seven bir toplumun ferdi olmayı reddeden insanlarımız da var merak etmeyin.
O insanlar olmasa düşünmek istemiyorum bu ülkeyi.

Onurlu yoksulluğa başımızı eğerken zenginliğin haksız hukukuna isyan ediyoruz; "yasalar biraz da emekçilerin haklarını yiyenlere dokunsun" diye.
Dokunmuyor!
Karanlığa kibrit çakmak yetmiyor, bizler de güneşe tutuyoruz mektuplarımızı okunsun diye.
Okunmuyor!

Kanla silahla ve haramla zengin olanları sevmiyoruz.
Bizler zamanın değirmeninde helal kazancı ve emeği yücelten işçileri seviyoruz.
Kolay yoldan kazanılacak paralarla harcamadıkları zamanı, kendilerini harcayarak ödeştiren onurlu insanları.
Bu ülkedeki son kuşları.

Geçen yıl bu zamanlardan aklımda kalan dramatik bir ölüm haberi.
İzmit'te köfte ve kokoreç satarak geçinen bir adam akşam yemeğine hazırlanırken telefonla yarım ekmek arası köfte siparişi aldı.
Adam siparişi hazırladı, eşiyle çocuklarına dönerek "bu siparişi verip geliyorum" dedi.
Elindeki paketle karşıdan karşıya geçerken bir otomobil adama çarptı ve 4 gün yoğun bakımda kalan adam öldü.
Köfteden alacağı para 17 liraydı.
Başkaları için sıradan bir ücret ama ailesi için çok önemli bir para!
O adam canla başla çalışmanın bedelini canıyla ödedi.
Bol sıfırlı kazançlarda bile ihtiraslarını sıfırlamayanlar için böyle haberlerin hükmü olmadı.

Ne çaresiz anneler var, hayatın ırgatı oldukları yetmezmiş gibi günden güne eriyorlar.
Kocaları işsiz çocukları çaresiz ama harama yan gözle bile bakmayan anneler.
İnsanların canına okumak varken, beti benzi solmuş annelerin içinden geçenleri okumak herkesin harcı değil.
"Bir anneye öldükten sonra cennet yakışır da bu dünyada insanca yaşamak yakışmaz mı?" Biri cevap versin!

Mutluluk Takvimi
Korkunu yenecek kadar bilgili ol.
Güneş gözlüğü kullan.
Deniz kıyısında yürü.


Başka tene bulaşmış
Kirli sabahların var
Senin boyunu aşmış
Büyük günahların var

Bir leke gibi kalsın
Alnında ihanetin
Mahşere dek sürecek
Bendeki bu nefretin

Koptuğu yerde bırak
Bu masal böyle bitsin
Bir zaman her şeyimdin
Artık hiçbir şeyimsin
Hakkı YALÇIN


Sahte bal üretenleri eşekarılarıyla bir odaya kilitlemek gerek.
Geçmiş ola!
Son ölü balık kıyıya vurduğunda, son bitki tanesi kuruduğunda.
Son su damlasının televizyon dizilerine döktüğümüz gözyaşından daha değerli olduğunu anladığımızda, her şeye geç kaldığımızı da anlayacağız.
İşte o anda, kalan vaktimizi nasıl öldüreceğiz onu düşünelim!