CANLI YAYIN

Gençlik Bayramı

Eklenme Tarihi 19 Mayıs 2021

RAZ radyoydu gençliğimiz biraz futbol.
Yurttan sesler korosunu dinlerdik ya da Marmara'nın sesinden futbol maçlarını.
Serveti onuruyla ölçülen insanlık yılları, yoksulluk erdemliydi zenginlikten.
Gençliğin en güzel bayramıydı özgürlük, göğsümüzde karanfiller, ufkumuz aydınlık.
Birileri Mustafa Kemal Atatürk'e dil uzatsın, Edirne'den Ardahan'a ayaklanırdı insanlar.

Korumak için vurulmayı öğrenen hayat tayfalarıydık, yasaklanmış kitapların yakılan sayfaları.
Keşanlı Ali Destanı için tiyatroya giderdik, Doktor Jivago filmi için kuyruğa girerdik.
Dinlediğimiz şarkıcıların hepsinde asil bir ruh vardı.
Gençliğin en güzel bayramıydı çay ve simit, gözümüz tok gönlümüz bilgiye aç.

Kızlara açılamazdık da mektuplar anlatırdı duygularımızı.
Duygular ki saf, duygular ki paranın kirine yenilmemiş.
19 Mayıs'ta geziler, iliklerimize kadar bahar coşkusu.
Gençliğin en güzel bayramıydı camdan cama aşklar.
Dalgalar adını denizlere yazardı biz kıyılara. Kumlardan silinen adımızı kitaplara yazdırmaya yemin ederdik.
Sırtımızda taşırdık korkusuzluğumuzu, uykumuz kaçınca kovalardık.
Bayrak sevgisine bedenlerimizi siper ederdik gözümüzü kırpmadan.
Vatan sevgisine mahsuben.

Düşündüğümüz için suçlandığımız bir gençliğimiz de oldu bizim.
Zalim politikacılar bilmem kaç yıllık kalkınma planlarının üzerinde tepinirken "ömrümüz bu kadar ucuz mu?" diye haykırırdık.
Amerika'nın beslediği askerlerle soysuz darbeler yok ve yere asılan gençler.
En güzel bayram haksızlığa direnirken tabut ölçüsü alınmış gibi durmaktı belki.
Belki de harcanan gençliğimiz!

Voltaire'nin tarihi sözü; "gençleri bırakınız dünyayı hayal ettikleri gibi görsünler, büyüyünce nasıl olsa olduğu gibi görecekler." Sevdalar tutkular ve bağlılıklar azalsa da bizler geride bıraktıklarımızı hiç terk etmedik.
En güzel bayramlar yaptığımız gençlik hatalarıydı belki.
Kaynayan kanımıza mahsuben!

Mutluluk Takvimi
Çocukları kitap okumaya alıştır.
Vazonu çiçekle doldur.
Gıcırdayan kapıyı yağla.
Fanatik olma.


Gönlümü teslim aldı
Hüzün
İçimde senden kalan
Cam kırıkları
Aynada sensiz yüzüm
Hiç kimse dindiremedi
Bu hıçkırıkları

Bir gece yarısı usulca
Pencerenden dışarı bak
Göreceksin
Köşe başında
Nöbet tutuyor gözlerim
Öyle kolay değildir
Beni unutmak
Hala sokaklarındadır
Ayak izlerim
Hakkı YALÇIN


Kimsenin birini ölüme sürüklemeye bile hakkı yok, bırakın öldürmeyi!
Müzik emekçileri


Bundan 10 yıl kadar önce vatandaşın biri mağazadan mont çalarken yakalanmış hakim karşısına çıkmış, hakim o hırsızı serbest bırakmıştı.
Hakimin serbest bırakma gerekçesi ilginçti; "daha pahalı mont vardı ama ucuzunu çaldı." Bizler de müzik emekçileri olarak emeklerimizi çalan hırsızlara ödetilecek bedeli yıllardır mahkemelerden bekliyoruz!
Sanırım çok bekleyeceğiz. Çünkü emek verilerek üretilen her şeye yasalar bile "ucuz" gözüyle bakıyor.