CANLI YAYIN

Cennet mektupları (68)

Eklenme Tarihi 21 Mart 2010
Merhaba Hakkı Baba.
Kalbimin dilek ağacına senin fotoğraflarını asmıştım ki, mektubun geldi.
Cennette böyle.
***

Türkiye'den deprem çocukları geldi.
Cılız, bakımsız çocuklar.
Hala toprak kokuyorlar.
Niye öldüklerini sordum.
"Büyüklerimiz istediği için" dediler.
O gece bütün çocuklar, melek ablalardan habersiz "büyüklere ah ettik!"
Çünkü bizim vatanımız cennet!
Bizlere hayatı cehennem eden Türkiye Cumhuriyeti değil.
***

Kendi ülkemden gelen ölümlerin arkası kesilmedi.
Tramvayın altında kalan iki öğrenci, kaç gündür arkadaşlarını bekliyordu.
16 yaşındaki Buket de önceki gün geldi.
Ailesinin fişini çektiği söyleniyormuş da; "Hayır" dedi "fişimi ailem çekmedi."
"Benim fişimi, mahalle aralarına tramvay yolu döşeyenler çekti."
Suçluların da isimleri haykırdı, bütün cennet duydu.
İsterdim ki, çocuklar ölümle anılmasın.
Ama bilsinler ki...
O kibirli suçluların da, cennette yer bulacağı sanılmasın.
***

Önceki gece rüyamda güvercinlerin mermi taşıdığını gördüm.
Kimseye söylemedim.
***

Deniz kabukları bizi dinliyormuş.
Üstelik bütün balıklara dinletiyormuş.
Çok ayıpladık.
Sizin demokrasinizde bunlar ayıp değil ama.
***

Nubar Terziyan'la buluştuk.
İçindeki defineyi boşalttı.
Türk-Ermeni-Kürt ayrımı olmayan bir sevgi hazinesi..
***

Birbirinden hiç ayrılmamış iki yıldızı bulduk.
Bunu nasıl başardınız diye sorduk da... "Sevgiyle" dediler.
***

Sınırları kan dökerek çizenlerin dünyasında, cennet sadece çocuklara kalacak haberiniz olsun.
Çocuklara aşkı öğreten sokakları kirletenler.
Bütün ağaçları kesip binalar dikenler, kuru bir çay yatağına döndürdüler ülkemizi.
O yüzden çocuklara bir şey bırakmadılar Hakkı Baba.
Sen bile bizi bıraktın, eskisi kadar yazmıyorsun artık.
Sitemim sevgimdendir, kusuruma bakma.