Tarihten firar edeceğini düşündümüz sırada maçı kopardı.
Tarihi dökümcü Daum, 7. galibiyetin kalıplarını hazırlarken, yürek meselesini unutmuştu galiba. Futbol oynatmayı da.
***
Dünkü maçı izlediğiniz zaman.
Fenerbahçe'nin hiç puan kaybetmemesine. Antalyaspor'un, neden ligin en altında olmadığına şaşırıyorsunuz.
***
Fenerbahçe'den yine "ağır çekim" bir başlangıç izledik. Orta alanda hiçbir baskıyla karşılaşmadılar.
Golü erken buldular, rakibin arkasına sızma planlarında başarılı oldular ama kale önündeki kimsesizlik ilk yarının, yüreklerdeki en gerçekçi anonsuydu.
"Güiza dışarı, Semih içeri."
***
Takımın en iyisi Kazım.
Harika hamleleri vardı.
Rakibi ekarte etmek üzerine yoğunlaştığı anlarda acayip etkili.
Gökhan Gönül'de Twente maçından beri bir düşüş var.
Futbol dışı saldırı gücünde artış var ama pozisyonlarda takatsiz ve dikkatsiz.
Gökhan Gönül, Fenerbahçe'nin yediği golde, anahtarı paspasın altında bırakan gardiyan rolündeydi.
Sarı lacivertlilerde ikinci yarıda dikkat çeken isimler varsa, Cristian ve Semih derim.
***
Antalyaspor'da sadece Ali Zitouni vardı. Takımını hücuma kaldıran, pozisyon üretmeyi düşünen ve diri kalan.
Toplama takımın, ruhu da toplamaydı. Hepsini toplayın, içinden Ali Zitouni'yi çıkarın, geride takım diye bir şey kalmaz.
***
İkinci yarının başında Alex'in muhteşem pasıyla buluşan Güiza'yı izledim.
78. dakikada yine benzer pozisyon ve yine malülen emekli vuruşu.
Goldeki payını abartmanın alemi yok.
Böyle davetleri reddeden adamın, Fenerbahçe forvetinde hala işi varsa, Fenerbahçe'nin bu adamla daha çok işi var.
***
Antalyaspor, acemiler mangasıydı.
Amatör maçlarda yenmeyecek gollerden birini yiyerek tarihe geçtiler.
Fenerbahçe gibi bir takımın karşısında kendilerini kaybettikleri için kaybettiler.
Dün gece Fenerbahçe'yi futbol olarak görememiş olabilirsiniz.
Ama "7'de 7'yi en son ne zaman gördüğünüzü" düşünürseniz, bunun bir anlamı olmadığını da düşünebilirsiniz.
Böyle kazanmak da bir sanattır çünkü.
Ayrıca bu takımın, uğrunda kavga edeceği bir rekoru da kapıda.
"8'e çeyrek var!"