Polis memurları Mehmet Emin Aydın ve Koray Albayrak olay yerine geliyorlar.
Sokaktaki dayak faslı sürerken, o sırada herkes seyirci. Dizi film izliyorlar sanki.
Polis memurları dayakçı kocaya müdahale edince, adamın akrabalarından biri seyirci olmaktan çıkıyor.
Cebinden çıkardığı bıçakla polislere saldırıyor, polis memurları yaralanıyor. Etraftaki seyircilerin sayısı da artıyor o sıra. "Naklen cinayet izlemek" toplumun ilgisini çekerken, olaya müdahale edecek yürekli erkekler geçmiş zamanda kalmış!
Olay yerine gelen diğer ekipler saldırganı bacaklarından vurarak etkisiz hale getiriyor.
Ve filmin dramatik sahnesine geçiliyor.
Hayat denen mesai, görev duygusu ve bir kadının sokak ortasında dövülmesine itiraz eden insanlık gerçeğinden kalanlar.
Bütün bunlar polis memuru Mehmet Emin Aydın'ın yaşamasına yeterli olmuyor.
Aldığı bıçak darbeleriyle evli ve iki çocuk babası 47 yaşındaki Mehmet Emin Aydın hastanede şehit oluyor.
Geçim sıkıntısı vardı Mehmet Emin Aydın'ın. Emekliliği geldiği halde 6 ve 9 yaşındaki çocuklarına çalışarak bakmak gibi sorumluluğu vardı. "Çocuklarım çok küçük, onları kurtarayım sonra emekli olurum" derken, bir kadını kurtarmak isterken çocuklarının geleceğini feda etti.
İnsanlık böyle bir şey işte.
Giden bir canın hikayesini o polis memurunun çocukları ve ailesi anlar.
Seyircilere gelince...
Polis memuruna saplanan bıçak, onların gelecek zamanları için korkunun fiyakası olacaktır.
Ruhlarındaki korku yetmezmiş gibi!