Politikanın ağzı düzelmeyecek mi hiç?
Yasaların üstünlüğü yok sayılacak da, bireysel gösteriler çok mu sayılacak?
Umutsuzluk kırmızı bir karınca gibi içimize sokulmaktan vazgeçmeyecek mi?
Her sınavdan pis kokular mı gelecek?
Hep had safhada mı olacak duyarsızlık?
Gençlerin tutunacağı bütün dalları kıracak mı politika?
Bir daha göremeyecek miyiz, çocukların gözlerindeki ışığı?
Para her şeyin üzerine çıkacak da, yükselen değerin alçaklık olmasına kimse itiraz etmeyecek mi?
Merhamet duygusunu yitirenleri, kim iade edecek insanlığa?
Değer biçilmeyecek mi, haysiyet onur gibi şeylere?
Bir gözü öbür göze düşman etmenin bütün halleri ayakta mı olacak?
Bütünlüğümüze kavuşamayacak mıyız?
Üstümüze oynanan oyunlar sürecek mi yoksa?
Mahşere kadar.
Kadınlar ve çocukların kolayca katledildiği bir ülke olmaktan ne zaman kurtulacağız?
Sokaklarda adam vurmak, daha mı kolaylaşacak?
Türkü söylemenin tadına varamayacak mıyız, eskisi gibi?
Sokakta, medyada herkes kendi çetesini kurmakta özgür mü olacak yoksa?
Bütün bunlara alışacak mıyız?
Kaderimiz diye.
* * *
TAVAN VE TABAN
Her şey kendi çapında ucuzluyor.
Sanat adamı olarak bizde iz bırakan orkestra şefi Gürer Aykal, Deniz Baykal hakkındaki taciz iddialarıyla gündeme gelen İklim Bayraktar'ı alnından öpüyor. "Yazık" diyorsunuz kendi kendinize.
İklim Bayraktar'ı alnından öperek, kendi değerlerine tavan yaptıran bir orkestra şefinin, bizim gözümüzdeki yeri taban yapıyor. Hayırlı olsun.
* * *
MUTLU EVLİLİK
Evlilik nasıl uzun ömürlü olur diye düşünenler için öneriler.
Havlun her daim temiz olsun.
Sinemada arka koltukta oturanı da düşün.
Sessizliği dinle.Beklentilerinizi düşürün.
Televizyon karşısında zaman harcamaktan kaçının.
Bir kum torbası edinin ve düzenli kullanın.
Aynı işte birlikte çalışmayın.
Miyop olun.
Her şeyi dinlemeyin. Unutmayın ki, boşanma avukatlarının fiyatı her gün artıyor.* * *
Düşünmek, ruhun kendi kendine konuşmasıdır.
* * *
Bir adam milletvekili olmak için milyarlar harcıyorsa. Ona borçlanıyoruz demektir.
* * *
8 Nisan 2011
Mutluluk takvimi
Havlun her daim temiz olsun.
Sinemada arka koltukta oturanı da düşün.
Sessizliği dinle.
* * *
Gözlerin bu sevdanın
En kalleş haliydi
Vedasız gideceğin
Her halinden belliydi
Hani ölüm ayırırdı
İkimizi bu sevdadan
Beni inkar edemezsin
Bıraktığım anılardan
Düşündükçe
Çılgına dönüyorum
Sana yabancı bir elin
Dokunuşunu
Hiç bekleme beni
Teslim olmuyorum
Kendime ayırdım
O son kurşunu
Hakkı YALÇIN