Görmezden gelinen her insanın, bizlerin göremediği gerçekleri vardı ya... Adamla sohbetimi uzattım. Yoksul ve sevdalı büyümüştü. Bütün şairleri tanıyordu, Ahmed Arif hayranıydı. "Anarşist sayılırdım ama şimdi bu yalan düzene yakışmaya çalışıyorum" dedi. Küfür kıyamet politikadan da haberi vardı, ülkenin nereye sürüklendiğinden de... Referandum meselesine yüz vermedi. "İnsanlarına, niye evet, niye hayır denmesi gerektiğini bile öğretmeyen politikacılar varken, fikrimin önemi var mı?" Önünden geçen insanlara çevirdi gözlerini. "Onlara sor" dedi, "Ölü ruhlar galerisinde dolaşanlara..."
Oturduğu yerden ayağa kalktı. "Cumartesi annelerini hatırlar mısın?" diye sordu bana. "Nasıl hatırlamam" dedim. "Cumartesi günleri onlarla kaybolurdum, kimse bulamazdı. Şimdi de ben kimseyi bulmak istemiyorum." dedi. Sokaktaki insanları işaret etti. "Onların hepsi kayıp..."
Sırların üzerindeki örtüyü çoktan çekmişti. Korku üretimini anlattı uzun uzun. "Çocuklara, sonu mutlu bitecek masal bırakmadılar" derken dişleri gıcırdadı. "Analar televizyon dizilerine bayılacak, babalar futbol takımları için ölecek, onların çocuklarını biz mi düşüneceğiz?" Bu siteminde, topluma kırgın bir yanı olduğunu düşündüm. Düşüncelerinde uzun soluklu yaşamayı bırakmış görünse de, ruhunda taşıdığı devrimci ceninleri inkar edemezdi. "Senin çocuğun var mı?" dedim. Sessizliğe gömüldü, cevap vermedi. Ve hızlı adımlarla, yanımdan uzaklaşıp gitti.
Kayıp çocukların babası saydım onu. O yüzden, sokaktaki insanlara olan kızgınlığının altındaki anonsu da duydum. "Benim çocuklarımı kaybeden ülke, sizin çocuklarınızı da sebil edecektir!"
* * *
İHTİYAÇ VEKİLİ(!)
Gaziantep'te bir öğretmen cinsel tacize uğruyor. Taciz eden okulun müdür vekili. Söylemine bakın. "Eşinden yeni boşandın, cinsel ihtiyacın vardır!" Çocuklarımızı böyle ihtiyaç vekillerine emanet edecek sistem bizde var oldukça. Ne tacizler diner, ne çocukların harcanması biter.
* * *
Yoksulluk kapıdan girince, aşk pencereden çıkar.
* * *
Ramazan'ı bu denli görkemli yaşayan bir ülkede. Bu şiddet, bu nefret neyin nesi?
* * *
Mutluluk takvimi
24 Ağustos 2010
Çocukları siyasi haberlerden uzak tut.
Komşunu iftara çağır.
Vicdanını dinle. * * *
Ben gemileri yakmış
Gururlu kaptan
Kavgam kadar büyük
Benim aşklarım
Büyük dağın
Küçük dumanı olmaz
Sevdam kadar derin
Ayrılıklarım
Yeminler
Verilen sözler boşmuş
Sırtımdaki hançer
Ona yakışır
Yürü gönlüm yürü
Geride kalma
Böylesi gitmeler
Sana yakışır
Hakkı YALÇIN