Vav TV İzle

Aile kavgası

KÜRESEL anlamda çok ince bir siyaset mekanizması sahnede... Haliyle bizler içerideki siyasi figürlere bakarak "NE OLACAĞINI" anlamaya çalışmaktayız. Oysa aynı zamanda DIŞARIDA nasıl adımların atıldığını bilmeliyiz...
Yer altına inen, kapalı devre çalışan organizasyonları takip edemeyiz. Zor. Ancak kampları, ittifakları, aileleri ve attıkları adımların izlerini sürebiliriz... Dünyanın en ünlü ve en büyük medya patronu Rupert Murdoch AVRUPALI ARİSTOKRAT AİLELERİN yaşattığı 1000 yıldan fazladır hayatta olan MALTA ŞÖVALYELERİNDEN biridir...
Pentagon'da da üst düzey çok sayıda asker bu akımın içindedir. Aynı Murdoch, ÇAY PARTİSİ'ne para yağdıran düşünce sistemini canlı tutan KOCH'lara da yakındı. Koch'lar genel olarak CUMHURİYETÇİLER'i desteklerdi. Dwight D. Eisenhower, Ronald Reagan, George H. W. Bush, George W. Bush ve Bill Clinton da MALTA ŞÖVALYESİ'ydi...
Avrupa'nın derinliklerinden yeşeren çok eski YAPI ABD'de BAŞKANLARA kadar uzanmaktaydı... Yeraltına inen yapılardan kastım bunlardı...
Avrupa'daki DERİN AİLELERİ ve aralarındaki BAĞLARI bilmiyorduk.
Çok kez Rothschildler'i yazdım. Hanedanın kurucusu Mayer Amschel Rothtschild Frankfurt'ta Simon Oppenheimer'ın yanında çıraklığa başlıyor. Hikaye burada doğuyordu. Finanstaki üstün becerisi sayesinde SARAYLARA yakınlaşıyordu.
5 oğlunu 5 büyük merkeze yolluyordu. "KRALLIKLARLA İÇ İÇE GEÇSİN" diye... AİLE kendi aralarındaki iletişimi hiçbir şey ile değişmezdi.
DEZENFORMASYON'da da üzerlerine kimse yoktu! "Waterloo Savaşı'nı NAPOLYON KAZANDI" haberini Londra'ya uçurdular...
Herkes savaş meydanına bakarken onlar BORSAYA kilitlenmişti. Paniği başlatan da sonucunda parayı toplayan da onlardı. Daha önce de yazdığım gibi gelmiş geçmiş en büyük şirket olan EAST INDIA COMPANY'nin bütün hisselerini üç kuruşa topluyorlardı... Şirket, APPLE, AMAZON, MICROSOFT, EXXON-MOBIL, WELLS FARGO'nun toplamından daha değerliydi... Tarihteki en büyük şirketti. Zaten şirketin iki sihirli AİLESİ de Sassoonslar ve Kadooriesler'di. Hisse dönüşümü imparatorluktan daha büyük olan ŞİRKETİ DÜNYANIN MERKEZİNE oturttu... Çay da afyon da artık bu ailelerin elindeydi.
AFYONDAN elde edilen gelir yeraltına inen organizasyonları büyütüyordu. Çünkü PARA da güç de iktidar da oradaydı...
Buradan doğan ve yayılan rolleri de ıskalıyorduk.
Mesela kaç kişi İSTİKLAL HARBİ'nde asıl Yunanistan ile değil İngilizler'in kurgusuyla mücadele ettiğimizi biliyordu!
Danimarka Kralı Dokuzuncu Christian'ın oğlu George size garip gelecek ancak YORGO olarak tahta çıktı. Selanik'te öldürüldü.
(Muhtemelen İngilizler'in kurgusuna karşı çıktığı için) Yerini oğlu Konstantin aldı.
İstiklâl Harbi'nde Bursa'ya giden ve "Osman, bak ben geldim! Haydi kalk da memleketini kurtar!" diyen isim! YORGO'nun bir oğlu daha vardı. ANDREA... O da YUNAN ORDUSUNDA görev yapıyordu. İzmir'de son nokta konulunca ihanetle suçlandı.
İdam görünüyordu. Ancak eşi Battenberg Prensesi Alice devreyi girdi. İngiltere Kralı kayıtsız kalamadı.
Andrea kurtuldu.
Geçtiğimiz günlerde ölen Kraliçe II. Elizabeth'in eşi Philip ANDREA'nın oğluydu... İngiltere adına savaşan bir asker, bir soyluydu. Annesinin mezarı da Kudüs'teydi...
Neyse... Güncele geçelim... Hanedanlar yıkılsa da imparatorluklar tarihe karışsa da bu AİLELER hala çok ama çok güçlüdür. Sadece bizler bilmeyiz... Hatırlayın son dönemde EGE ve DOĞU AKDENİZ'de özellikle YUNANİSTAN ile karşı karşıya geldik. Petrol de gaz da AKDENİZ'in derinliklerindeydi. Ancak kimin olacaktı? Nasıl paylaşılacaktı? İpek Yolu'nun kaderini de etkiliyordu... Geçtiğimiz hafta bu nedenle MERKEL ile MACRON birkaç saat internet üzerinden ÇİN Devlet Başkanı Cinping ile görüştü. Açıklanmasa da konu yeni dünya düzeniydi.
Bu görüşmeden birkaç gün sonra İngiltere önemli bir adım attı.
İngiltere Parlamentosu, Çin'in Uygur Türkleri'ne yönelik baskı ve uygulamalarını "soykırım" olarak tanımladı.
Çin'e "eylemlerini durdur" çağrısı yaptı! Pekin'e olan baskının artırılmasını da istedi. ABD, Belçika, Kanada ve Hollanda da Çin'in Uygur Türkleri'ne yönelik uygulamalarını "soykırım" olarak tanıyıp tepki göstermişti... Bunların üzerine İngiltere, KIBRIS için devreye girdi. CENEVRE'de KIBRIS konusunu çözecekti.
Fısıltılara göre Türk ve Rum tarafının yanı sıra Türkiye- Yunanistan-İngiltere ve BM'nin de hazır bulunacağı toplantıdan çözüm çıkmazsa LONDRA TÜRK TARAFINI DEVLET OLARAK TANIYACAKTI.
Başbakan Boris Johnson bunu ima ettiği için bütün medya COVİD bahanesiyle şimdi kendisine saldırmaktaydı...
BREXIT ile Avrupa'ya veda eden İngilizler Türkiye'yi yanlarına alarak büyük oyunda büyük yer tutmak istemekteydi... İPEK YOLU'nu da kimse Çin ile AVRUPA arasına bırakmak niyetinde değildi. ABD de... Kavga buydu. Bu dengede iki önemli ülke öne çıkıyordu: Türkiye ve Rusya... Yaşanacaklar iki başkentin kararını değiştirmek içindi... İçerideki siyasete de buradan bakılmalıydı...
İçerideki muhalefetin dibinde AVRUPALI ARİSTOKRAT AİLELER VARDI... Savaş boyut değiştirerek devam ediyordu. Bitmiyordu...
BREXIT fitili ateşlemişti...
Türkiye bunu görüyor ve pozisyonu alıyordu.
Anlaşılmayan da bu.
Yunanistan'ı karşımıza kimin ittiğine bir de buradan bakın...
AKDENİZ'i de, Libya'yı da, Suriye'yi de, Kafkaslar'ı da aynı gözlükle incelemekte fayda var.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya