Bugünkü
Takvim

Gaz savaşı

ABD'de işler karıştı. Trump seçim sonuçlarına itiraz etti. Sonuçları kabul etmeyeceğini açıkladı. Taraftarlarını topladı. Washington'un göbeğinde miting yaptı. Sonrasında kalabalık KONGRE binasını bastı. Tansiyon fırladı. Biden resmen BAŞKAN olarak tanındı! Olayların soğumasından sonra Trump "Ben kimseye gidip Kongre binasını basın demedim. Şiddetten nefret ediyorum. Herkes bunu bilir..." sözleriyle gelen dalganın gücünü gördüğünü hissettirdi... Azil işlemleri başlatılmışken bu konuda ise sessiz kaldı... FBI "Ortalık karışabilir. Silahlı eylemler başlayabilir" raporu sundu. Gerilim iyice arttı. Gergin bekleyiş başladı. Ancak yine de KONGRE baskınını CUMHURİYETÇİLER bile onaylamadı. Demokrasi anlamında savunulacak bir tarafı yoktu. Bu da Biden'ın elini güçlendiren bir unsurdu! 20 Ocak'ı beklemeden resmen artık BAŞKAN'dı... Psikolojik olarak önde olan isimdi!

Ne olacağı merakla beklenirken PENTAGON devreye girdi... Zaten kaç zamandır yazıyordum... Sadece işler yolunda gittiği için PENTAGON'un gücü ve etkisi görülmüyordu. Baskından sonra herkes dönüp askere baktı... Ve Pentagon da sahne aldı. ABD Genelkurmay Başkanlığı bir genelge yayımlayarak, Biden'ın 20 Ocak'ta yemin edip ABD Ordusu'nun 46. Başkomutanı olacağını açıkladı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Mark Milley ve 6 kuvvet komutanının imzasını taşıyan genelgede, "6 Ocak 2021'de Washington'da yaşanan isyan, doğrudan ABD Kongresi'ne, Kongre binasına ve bizim anayasa sürecimize saldırıdır. Tarih boyunca yaptığımız gibi ABD Ordusu sivil yönetimden kanun çerçevesinde emir alacak, insanların canlarını, mallarını korumak ve kanun çerçevesinde kamu güvenliğini sağlamak için sivil makamlara destek verecektir. İçeride ve dışarıdaki tüm düşmanlara karşı ABD anayasasını korumaya bağlı kalacaktır..." Ve şöyle devam etti: "20 Ocak 2021'de anayasa gereğince eyalet ve mahkemelerin teyit ettiği, Kongre'nin onayladığı üzere seçilmiş Başkan Biden göreve gelecek. Ve bizim 46. Başkomutanımız olacaktır..."

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Mark Milley peki daha öncesinde ne dedi? KÜRESEL ANLAMDA neyi işaret etti? Milley "Çin, Rusya ve teröristlerin ABD'nin hesaba katması gereken önemli tehditlerdir" dedi. Milley, Çin'den gelen tehdidin ABD'nin karşı karşıya kaldığı önemli zorluk olduğunun altını çizdi! Çin Ordusu'nun önümüzdeki on yıl içinde ABD Ordusu'nun seviyesine gelmeye çalışacağını vurguladı. Çin'in uzayda, siber alanda ve karada hareket edebilecek güçlü bir ordu kurmayı amaçladığına vurgu yapan Milley,"Planları sadece askeri gücü dengelemek değil, aynı zamanda yüzyılın ortalarına kadar silahlı çatışmaları domine etmek" dedi. Yani kaç zamandır yazdığım DENGE ve MÜCADELE en etkili askerin ağzından da onaylanmış olmakta...

ABD içinde öne çıkanlar sadece bu kadar değil. Önümüzdeki günlerde haftalarda herkesin gündemi SERA GAZI olacaktır... YANİ İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ... ABD-ÇİN SAVAŞININ BÜYÜK CEPHESİ YANİ... Açalım biraz... Karbondioksitle birlikte su buharı, metan, azot oksit ve ozon gazı birer sera gazıdır. Eğer sera gazları olmasaydı dünyamız buzlarla kaplı bir çöl olurdu. Sera gazları, dünyadaki ısının uzaya kaçmasını engelleyerek dünyamızı yaşanabilir hale getirmektedir. Bu ısı tutma olayına sera etkisi denir.

Nasıl sera gazı eksikliği dünyayı çok soğuk bir hale getiriyorsa, aynı şekilde sera gazlarının fazla olması da dünyamızı çok sıcak hale getirmektedir. Geçtiğimiz dönemlerde fabrikalarda, arabalarda, uçak ve trenlerde çokça kömür, petrol ve benzin kullanıldı. Bu fosil yakıtlarının tüketimi karbondioksit salınımına neden olmaktadır. Bu kadar fazla karbondioksitin dünyanın atmosferine karışması da dünyanın sıcaklığını arttırmaktadır. Aynı şekilde karbondioksit üretmeye devam edersek dünyamız gün geçtikçe daha da ısınacak... KURAKLIK ve AŞIRI ISINMA olarak karşımıza çıkan bu KAVRAM şu an dünyanın tepesindeki KAVGALARIN EN BÜYÜGÜ... Teknik bilgi vererek kafaları karıştırmak istemiyorum. Ama FOSİL YAKITLARDAN elde edilen enerji dünyayı ısıtmakta. Fazlasıyla hem de...

Obama'nın yeşerttiği, Trump'ın kaldırıp çöpe attığı İKLİM ANLAŞMASI buydu... Hiçbir ülke bu anlaşmaya itiraz etmedi. Etmiyor göründü. Ancak Çin ileri tarihte başlamasını istedi. Buna eğilim gösteren OBAMA da CUMHURİYETÇİLER tarafından o dönem hedef haline getirildi. Günlük hayatımıza devam ederken SERA GAZINI oluşturan ülkelerin başında ÇİN geliyordu. ABD ikinci sırayı alıyordu. SERA GAZININ YÜZDE 30'u tek başına ÇİN'den çıkıyordu! Bu da ÇİN'in çok fazla üretim yapmasından kaynaklanmaktaydı. Çin üretiyor satıyor ve para kazanıyordu. Büyüyor büyüyor büyüyordu! Bu nedenle KARBON VERGİSİ bile gündemdeydi... Ancak OBAMA'nın başlattığı rüzgar şimdi Biden ile esecekti. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ üzerinden büyük koalisyon kurulup Çin'in dünyayı daha fazla kirletmemesi istenecekti. Yani "DAHA AZ ÜRET, DAHA AZ KAZAN DAHA FAZLA BÜYÜME" denilecekti...

Şu an dünyanın bir numarası olan BLACKROCK da "FOSİL YAKITLARDAN ÇIKMAK İÇİN SON BİR YIL" çağrısı yapıyordu. Küresel yatırımcılarına... Yeryüzündeki görünmeyen imparator olan BLACKROCK bunu ABD içindeki DEV PETROLCÜLERE YAPIYORDU! Fosil yakıt işi askıya alınınca doğal olarak TESLA ve Elon Musk gibi isimler öne çıkıyordu. İKLİM üzerinden dünyanın değişmesi bu kadar yakın olunca pandemi ile birlikte Twitter-YouTube-İnstagram-Whatsapp, DİJİTAL DÜNYA ve DİJİTAL PARA da kapımızı çalıyordu... Biden bunların önündeki isimdi! Simge olarak önde yürüyen O'ydu!

Yani dünyanın değişmesi için start verilmişti. Fabrika ayarları ile oynanmaktaydı. Pentagon'un açıklaması bunun ilanıydı... Biden'ı değil yeni dengeyi, yeni düzeni korumak için imza atılan bir çıkıştı... Bütün bunların devamı gibi olan bir çıkış da İNGİLTERE'den geliyordu... İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab, "Çin'in Uygur Türkleri'ne yönelik muamelesi barbarlık düzeyindedir. Bugün uygulanan bu barbarlığı geçmişte bıraktığımızı umuyorduk" diye sert çıktı. Ve noktayı şöyle koydu: İnsanları zorla çalıştırarak elde edilen ürünleri kesinlikle ithal etmeyeceğiz...

ABD'de ŞOK gelişmeler olabilir mi? EVET! Ancak olmazsa ABD ve yanındakilerin dünyayı nereye götürmek istediği de SIR değil... Mücadele bu... Savaş da... Başkan Erdoğan da bunu gördüğü için AVRUPA'yı öteye itmemek için işaretini verdi... Türkiye de her devlet gibi KÜRESEL MASADA önemli bir yer tutmak istemekte. Olan biten bu! Pek anlaşılmasa da...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya