Uyanan hücre!

DANIŞMAN Steve Bannon, Savcı Preet Bharara, FBI direktörü James Comey, Sözcü Mark Corralo, Beyaz Saray Ofis Gn. Sekreter Yrd. Rick Dearborn, İletişim direktörü Mike Dubke, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Flynn, Danışman Sebastian Gorka, Ulusal Güvenlik Konseyi'nde Ortadoğu Danışmanı Derek Harvey, Beyaz Saray İletişim Direktörü Hope Hicks, Danışman Carl Icahn, Beyaz Saray Ekonomi Danışmanı Jeremy Katz, Beyaz Saray Halkla İrtibat Bürosu İletişim Müdürü Omarosa Manigault, FBI Başkan Yardımcısı Andrew McCabe, Kıdemli Danışman Rob Porter, Sağlık Bakanı Tom Price, Beyaz Saray Genel Sekreteri Renice Priebus, Beyaz Saray Sözcüsü Josh Raffel, İletişim Direktörü Anthony Scaramucci, Beyaz Saray Halkla İlişkiler Sorumlusu George Sifakis, Beyaz Saray Sözcüsü Sean Spicer, Dışişleri Bakanı Rex Tillerson...
Bütün bu isimler TRUMP geldikten sonra YÖNETİMDE yer alan ancak sonra gönderilenler!
Yakında gidecek olanlar da var!
BAKANLAR arasında... Bütün bu adımlar gel-git'ler oradaki ve dünyadaki kavganın dışavurumu...
Hiç olmadığı kadar isim geliyor ve öğütülüp gönderiliyor. İKİ KUTUBUN MÜCADELESİ, isimler üzerinden gittiği için bu devam edecek...
Çok kez anlatmaya çalıştım.
Pentagon ile Trump arasındaki çatışma, iki güçlü rakibin mücadelesi gibi. Zaman zaman iki taraf da öne çıkıyor. Üç aydır Trump, çok daha ezici adımlar atıyordu. Ancak MART ayı itibariyle üstünlük Pentagon'a geçti. Bir dönem "Trump'ın akıl sağlığında sorun var" iddiaları ortaya atılsa da, bunun böyle olmadığını Pentagon çok iyi biliyordu.
Medya yazmasa da TRUMP'ın dahi yetenekleri var. Bugün Pentagon'un taleplerini yerine getiren Trump, AIPAC'ten tepki görmüyorsa iki ihtimal var. Üzerinde durulması gereken de bu! Bütün soruların cevabı da burada!
EĞER TEPKİ GELMİYORSA ilk seçenek şu: AIPAC İLE PENTAGON ANLAŞTI! Bu üçüncü dünya savaşı anlamına gelir. Kısa sürede birçok ülke birbirine savaş ilan eder. 3-4 yıl süren savaş sonrası paylaşım yapılır.
Yeni düzene geçilir. İkinci ihtimal ise AIPAC'ın yeni ve büyük oyun kurması... Trump, Pentagon'un taleplerini yerine getirerek düşmanını kendisine yakın tutuyor. NET!
Trump'ın dahi derecesinde bazı adımlar attığını kabul edersek Pentagon'un en güvendiği 3 isimden biri olan Gina Haspel'i CIA Başkanlığı için aday göstermesi çok ilginç.
İlginçten de öte... Trump, Haspel'i aday göstererek, onun Senato'dan onay alamaması halinde aslında Pentagon'a ağır bir darbe mi vurmak istiyor. OLABİLİR Mİ?
ELBETTE MÜMKÜN!
Bunun işaretleri var mı? Var!
Hem de güçlü şekilde... AIPAC, Başkan Trump'ın Gina Haspel'i açıklamasından birkaç hafta önce Senato'da çalışmalara başladı.
Pentagon, tüm planlarını Gina Haspel üzerinden yaptı. 1985'te CIA'ye katılan Haspel, teşkilat tarihinin en başarılı kadın ajanı. Bunu tartışan bile yok. Sicili CIA'da el üzerinde tutulmakta. Obama döneminde CIA ve Pentagon sözcülüğü görevlerinde bulunan George Little, Haspel'i en iyi tanıyan kişidir. Peki Haspel'in yakın dostu ne diyordu?
"Haspel, eşi benzeri olmayan biri. O gerçek bir istihbarat kalbi.
CIA'de başarılı olmuş eski direktörler George J. Tenet, Porter J. Goss, Leon Panetta, John Brennan ve Mike Pompeo'dan çok daha saygınlık duyulan biri.
ABD Başkanları bile Haspel'e saygı duydu.
Ajanlar hep onun özel biri olduğunu öğrenerek çiftlikten mezun oldu.
Eğer CIA Direktörlüğü görevi Senato'dan onaylanırsa, CIA tarihinin en operasyonel yılını geçirir. Gina Haspel, Avrupa, Asya, Afrika ve özellikle Ortadoğu'da uzmandır. Ortadoğu'da çok özel bir ekip sadece Gina Haspel'den emir alır. Pentagon'un çok daha güçlendiği bir zaman dilimine doğru gidiyoruz. Haspel'e yakın olanlar şanslıdır, karşısında olanlar ise çok şanssız..."
Başka yorumlar da yapılmıyor değil...
Mesela biri çok ilginç!
Trump yönetimi, Kuzey Kore lideri Kim Joung ile 40'a yakın temas kurdu. Hepsinde de ortak bir buluşma planlandı. Ancak Kuzey Kore lideri Kim Joung, hiçbirine olumlu cevap vermedi. Devreye Gina Haspel girdi.
Sadece 1 saat 45 dakika sonra Kuzey Kore, Trump'la görüşmek istediğini açıkladı.
Bu durumu nasıl yorumlamak, sizin hayal gücünüze kaldı... Bu sözleri söyleyenler hiç az değil!
İsterseniz gelin şimdi de kısa da olsa Haspel'in özel hayatına bakalım. Bakalım bakmasına ama bir şey bulabilir miyiz? Emin değilim.
Yok çünkü! Kim ulaşabilir inanın bilmiyorum. Mesela CIA'nın başına gelen kadın yönetici Gina Haspel evli mi? Cevap yok. "Evet" ya da "hayır" diyemiyoruz. Bilgi yok. Tek bir nokta bile yok... Bir dönem kocası olduğu konuşuldu. CIA içinde fısıltılarla duyuldu. Ama Amerika Birleşik Devletleri'ndeki her kayda bakın böyle bir NOT yok. bulmanız mümkün değil. Aynı şekilde çocuğu olduğu söyleniyordu. Doğaldır olmalıdır da.
Ancak kocasına ulaşılmadığı gibi çocuklarına da ulaşabilen yok...
SIR KAPISI GİBİ!
Sorgu tekniklerine geçelim... Hep önüne gelecek çünkü... Tayland'da Ebu Zubaydah ve Abd el-Rahima el- Nashiri yakalandıktan sonra 82 sorgu yapıldı. Gina Haspel hiçbirine girmedi.
Katılmak istemedi. Ancak iki isim konuşmayınca dayanamadı. Girdi!
83. sorguda Haspel bizzat yer aldı.
Her ikisi de CIA'ye çalışmaya başladı.
Bunun nasıl olduğunu bilen yok.
Bu gibi adımları neticesinde CIA'da heykeli dikilecek neredeyse...
El Kaide lideri Usame Bin Ladin'le defalarca bir araya geldi. Çok fazla bilen yoktur ama geldi. Haspel, özellikle Sovyetler Birliği'ne karşı Afganistan'da yönetilen mücadelede, MOSKOVA'nın karşısına dikilenlerin taktisyeniydi. 10 yıl boyunca Çin'e karşı yapılması gerekenleri rapor halinde CIA'e sundu. O raporlar şimdi hayata geçmeye başladı.
Pentagon'un enerji alanlarına yapmaya çalıştığı operasyonlar, ithal çeliğe yüzde 25, alüminyuma da yüzde 10 ekstra gümrük vergisi gelmesi, Haspel'in hazırladığı raporlardan çıkanlardan bazılarıydı.
CIA'nın başına getirilen Haspel, raporlarında defalarca enerji ve ticaret yollarına hakim olanın, Yeni Dünya Düzeni'ni kuracağını yazmıştı.
Şimdi bu iki önemli adım Pentagon tarafından hızlı bir şekilde uygulanmak istenecek. Peki HASPEL'in gelmesi en büyük rakip İNGİLTERE için ne ifade ediyordu?
Haspel, İngiltere'ye karşı biri değil.
İngiltere ile ortaklık yapma fikrine de asla karşı değil. Ancak kararların Washington'da alındığı bir ortaklık istiyor.
Bu nedenle Gina Haspel'in CIA Direktörü olması, MI6'nın da Ortadoğu ve Asya planlarının revizyona uğramasına neden olacak.
CIA'nin Avrupa ve Ortadoğu'da uyuyan hücre evleri önceki gün itibariyle uyandı.
Eğer HASPEL göreve tam anlamıyla gelir engelleri aşarsa bilmemiz gereken o evlerde yaşayanların sahaya ineceğidir!
Çünkü CIA'yı güçlü yapan, uyuyan hücrelerin uyanmasıdır. Eğer HASPEL yetkiyi eline alırsa, bilinmesi gereken bir nokta da şu! ASLA ve KAT'a bilgi paylaşımı yapmaz.
Kimseye bir şey vermez.
CIA bilgi paylaşmaya yanaşmaz, çünkü ABD'nin güçlü olmasını ister.
Ama bu onlar için ilk adımda iyi bir hamle gibi görünse de özellikle ORTADOĞU ve AFRİKA'da sıkıntı yaşarlar.
Yalnız yürüyemezler. Yürütmezler.
Çatışma ve kargaşa CIA'nın patron olmak istediği yerlerde büyür. EN büyük zararı da kendileri görür!
Türkiye açısından durum daha net!
AFRİN'de görüldü ki TÜRKİYE'SİZ hesap yapılamaz. Kimse de yapamaz.
Hiçbir DEVLET de yapmak istemeyecektir.
Başlarına ne geleceğini bilirler.
Dünyada kavga devam da etse masada eller kenetlense de TÜRKİYE olmadan olmaz.
Her şekilde biz yürüyeceğiz.
Birileri kavga edebilir mi?
Mümkün! Peki bu bizi yolumuzdan döndürür mü?
İMKANSIZ...
Kim nereye atanırsa atansın. Biz atacağımız adıma bakıyoruz. Peş peşe gelecek de... İzleyin!

NOT: Ajan Sergey Skripal'e saldırılmasından sonra İngiltere ile Rusya karşı karşıya geldi. Bu asla ve kat'a bir AJAN krizi değildir.
Olamaz... Sonuçları itibariyle çok iyi izlenmesi gereken bir nokta...
Dünyadaki dengeyi anlatmaya bile yarayabilir. Maymuncuk yani...
  • ve ya
ERGÜN DİLER Tweetleri