Kıskıvrak yakalanan Dingwall'in cebinden 00 90 312 417 04 76 no'lu telefonun yazılı olduğu bir kartvizit çıktı. Numara Türkiye'ye aitti... Bilgiler 31 Ekim 1995 tarihinde D. A. Doombos, birinci dereceden A önemi taşıyan kripto UIPI-7074 kodu ile emniyete iletildi. Yapılan araştırmada söz konusu numaranın Başbakan ÇİLLER'in Özel Kalem Müdürü Akın İstanbullu'nun odasındaki telefona ait olduğu tespit edildi...
İlk paragrafın BAŞLIKLA bir ilgisini göremedim, diye sakın dikkatiniz dağılmasın... Biraz sabrederseniz yazının sonunda sizleri APOLETik bir şahsiyetle buluşturacağım... Ne demişler, ALTI DELİĞİ VAR ZURNANIN HESABI VAR KONYA'NIN...
Partilerin 12 Haziran seçimi için vekil adaylarını açıklamasıyla ortalık toz duman oldu... Birçok kalem erbabı köşesinde Yeni Meclis'in nasıl olacağını, kimin patlama yapıp, kimin tutukluk yapacağını yazdı... Benim derdim ise bambaşka... 18 parti ve 9650 adayın yarışacağı seçimde O KADAR KUDRETLİ bir ismin DİSKALİFİYE edildiğini görünce önce inanamadım. Sonra tüm adayları İCTİMAYA çağırdım.
Siyah kurşun kalemin ucuyla üzerlerini tek tek çizdim. Ancak sonuç değişmedi. Paşa kadro dışıydı...
Özellikle CHP'nin, Sinan Aygün, Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal gibi SİLİVRİ'den gösterdiği adayları görünce "kıyamet yakında kopar" dedim. Bir hafta bekledim ancak ses soluk çıkmayınca "Onlar unutsa da ben unutmam" diyerek kimselerin olmadığı bir yerde İSYAN ETTİM...
PAŞAM, siz Balyoz'da tutuklandıktan sonra kimi zaman mektuplarla, kimi zaman da mikrofonların üzerinden smaç yaparak sesinizi duyurdunuz...
Ancak işler istediğiniz gibi gitmeyince KONUŞURUM sinyali verdiniz... Bunun üzerine bazı plazalarda KIRMIZI ALARM verildi. Birileri araya girip "AMAN PAŞAM" diyerek frene bastı. Ardından "Hiç merak etmeyin 12 Haziran'da dışarıdasınız" garantisi verildi. Siz de haklı olarak vaat edilen günün gelmesini beklediniz.
Ama olmadı Paşam... Verilen sözler unutuldu. Bir kenara itildiniz.
Haberal, Zonguldak'a giderken siz yan koğuşa bile gidemediniz...
Balbay, Kordon'da rakı-balık yaparken belki siz hala içeride gün sayacaksınız. Sinan Aygün kadar paranızın olmadığını da biliyorum... Aylardır içeridesiniz... Çok acı çektiğinizi gözlerimle görür gibiyim...
Paşam, bunlar sizi çok hafife aldı. KÜRESEL bir aktör olduğunuzu unuttular.
DERİNliğinizi görmezden geldiler.
EN önemlisi HİZMETLERİNİZİ yok saydılar... SİLİVRİ'deki arkadaşlarınızın bile sizi iyi tanımadığını biliyorum. Bu nedenle hala KAHRAMAN olma şansınız var. İster mektupla, ister güvercinle bize ulaşın. Gün bugündür... Her şeyi anlatın. Ama N'olur konuşmaya T.C Başbakanı'na nasıl komplo kurduğunuzdan başlarsanız anlatacaklarınız çok daha etkili olur... Nasıl olsa sizde malzeme çok...
Haa "siz sorun ben cevap vereyim" derseniz bunun için BİR KAMYON kağıt gerekir.
Eğer, faturayı sizin CEO öderse bizim için NEMA PROBLEMA...
EMİR VE GÖRÜŞLERİNİZİ BEKLİYORUZ...
BAŞBAKAN'A YER YOK
Başbakan Erdoğan, Türkiye'ye çikletle gelen Sarkozy'nin ülkesinde bütün Avrupa'ya kalayı bastı... Doğal olarak biz ve Avrupa basını bunu manşet yaparken SÖZLERİ ÜZERLERİNE ALAN BAZI GAZETELER haberi küçük gördü. Ancak aynı gazeteler ertesi gün Erdoğan'ın HAŞLADIĞI Fransız'ın cevabına bir dönüm yer ayırdı. Ya bu adamlar kendi memleketlerine Fransız ya da gazeteyi Paris banliyölerinde satıyorlar...
HAFTANIN EN'LERİ
EN İYİ MANŞET:BABA GÖLGE-Gürsel Tekin'in Güniz Sokak'ta Demirel'e komşu olması.
EN İYİ BAŞLIK:YÜKSEK ÖĞRETİM Fethiye'de, 8 metrelik merdivenin tepesinde okulun bakımını yapan öğrenciler.
EN İYİ HABER:Moda'daki HİLTON'u yapan Taş Yapı'nın CHP'li gizli ortağı…
EN İYİ DIŞ HABER:GELİYORUS- Rusya ile vizeler kalktı, Türkler Rusya'ya koşuyor…
EN EDEBİ HABER:KARA KİTAP Hastasının sırlarından roman yazan kadın profesör.